“Siyasî Kürtçüler de tarihlerini istedikleri gibi yazarlar, istediklerini ata seçerler ve bunlar beni rahatsız etmez. Ama hayalî iddialara, mesnetsiz çıkışlara dayanarak ’Biz bu bölgenin aslî sakinleriyiz, sizler sonradan gelip vatanımızı işgal ettiniz; Salahaddin Eyyubî’nin ordusu saflarında on bin Kürt savaşçı olmasaydı, siz Anadolu’ya giremezdiniz, dolayısıyla Anadolu kapılarını size bizler açtık; biz de bu ülkenin kurtuluşu için savaştık ve şehitler verdik, bu yüzden biz de bu devletin kurucu unsuruyuz’demeye başlamışlarsa, artık o iddialar beni ilgilendiriyor demektir.”
D. Ahsen Batur, kitapta birçok konunun ilk defa işlendiğini belirtiyor.
“Aman yanlış anlaşılmasın” denilerek çok şımartılan siyasî Kürtçüler, tarihi, işlerine geldiği gibi eğip büküyorlar. Ahsen Batur, meydanın boş olmadığını gösteriyor:
“Siyasî Kürtçülerin yakın tarihle ilgili yazdıklarında fazla çarpıtma yoktur ve zaten yapamazlar da. Çünkü yakın tarihi ve özellikle de XIX. yüzyılın ortalarından şu ana kadar olan olayları çarpıtmaya kalkışırsanız, hemen arşiv belgeleriyle ve başka yazılı kaynaklarla yalanınız ortaya çıkarılır. Bugüne kadar yerli ve yabancı siyasî Kürtçüler tarafından yazılmış pek çok kitap okudum. Dikkatimi çeken nokta, söylenen yalanların genellikle uzak geçmişe ait olmasıydı. Yani öyle bir yalan söylüyorlar ki, ne inkârı mümkün, ne ispatı. Yani bir noktada ‘İnanmazsan git rahmetliye sor’ diyorlar. Ama kendileri sanki o rahmetliye sormuşlar veya binlerce yıl önce yaşamışlar gibi ballandıra ballandıra yalan söyleyebiliyorlar.”
Buna şu örneği veriyor:
“Karduk kelimesi. Minorsky, Nikitin ve Marr ve hatta başkaları bu kelimeyi Kartlı ile ilişkilendirerek Karduklarla Kartlileri yani Gürcüleri özdeşleştirdiler. Siyasi Kürtçülerse Xenofon’un anlattıklarına istinaden ve ikna edici bir delil göstermeden Kardukların Kürtlerin atalarından olduğunu ileri sürdüler. Ama kimse Karduk=Karluk yakınlığı ve hatta aynîliği üzerinde durmak istemedi. Hâlbuki bugün Kazak ve Kırgızlara giderseniz, onlar hiçbir zaman “Karluk” demezler ve aksine “Karduk” derler. Çünkü d-l değişimi onlarda ve Altaylara doğru gittikçe hâlâ canlı olarak muhafaza edilmektedir. Diğer yandan dağlı halklar ok-yay yerine mızrak ve sapan kullanırlar. Ayrıca Xenofon’da gözden kaçan bir detay var. Xenofon, Kardukların attıkları okları toplayıp tekrar atmak istediklerinde Karduk oklarının yayları için kısa kaldığını fark ediyorlar ve ayrıca kendi yaylarının menzili Karduklara yetişmiyor. Demek ki Karduklar M tipi uzun menzilli yaylar kullanıyorlardı ki, M tipi yayların kökeni Orta Asya’dır. Daha başka detaylar da var ve biz onları kitapta etraflıca anlattık. Ama siyasî Kürtçüler için bir halkın adında söz gelimi bir “K” harfinin bulunması dahi, onu sahiplenmek için yeterlidir.”
***
“Kürdoloji”nin de “Türkoloji”nin içinde olduğunu Ahsen Batur’un yukarıda verdiği örnek de gösteriyor. Ahsen Batur, eserinde, Türkçeden başka, vâkıf olduğu Arapça, Rusça, İngilizce, Farsça ve Fransızcadan birinci el kaynakları kullanmıştır. Pek çok ayrıntıyı öğrenmek için 470 sayfalık “Kürdoloji Yalanları”nı okumanız gerekiyor. (Selenge Yayınları, 0212 514 45 73;selenge@selenge.com.tr)
Arslan Tekin'den: ‘Kürdoloji Yalanları’

D. Ahsen Batur öyle bir çalışmaya imza attı ki, “Kürtler” hakkında bilinmeyenleri, müphemiyetleri, yanlış bilinenleri, tek tek aslî kaynaklarına inerek bulup çıkardı ve yerli yerine oturttu. “Kürdoloji Yalanları” çıktı.
Bu haber toplam 1072 defa okunmuştur
- Yorumlar 0
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SON EKLENEN GALERİLER
Diğer Haberler
Muhsin Mete vefat ettiUzun süredir ciddi sağlık sorunları yaşayan KARAR’ın eski yazarı, TRT eski Genel Müdür Yardımcısı, araştırmacı-yazar ve belgesel yönetmeni Muhsin Mete hayatını kaybetti.
Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı’ndan gençlere 'Dijital Vatan' çağrısıİçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açılışını yaptığı "Dijital Vatan Akademisi" programında gençlerle bir araya geldi....- 16:32 - Muhsin Mete vefat etti
- 16:31 - Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı’ndan gençlere 'Dijital Vatan' çağrısı
- 16:30 - TYB Kayseri Şubesi ve Baro iş birliği ile Yazarlık Okulu
- 16:28 - TYB Kurucu Başkanı Mehmet Doğan Vefatının 2. Yılında Mevlid-i Şerif ile Anıldı
- 12:00 - Muhsin Mete vefat etti
- 11:50 - "Siber ve Dijital Alan Beka Meselesidir"
- 11:48 - Anasır-I Erbaa’dan Algoritmalara: Vatanın Üç Varlık Cephesi
- 11:30 - Büyük Güç Rekabetinin Yeni Stratejisi
- 11:14 - Dünyadaki Tüm Yetişkinler Bir Günlüğüne Çocuk Olsa
- 11:12 - Rahim Er: Mekke Savunma Teşkilatı
- 11:10 - Latif Bozdoğan: Silahsız fetih
- 11:07 - Esra Elönü: Çocuk kalbinin doğusu batısı yok Terörsüz Türkiye'si var
- 11:05 - Bedir Acar: Bursa'nın hazineleri
- 11:04 - Vahdettin İnce: “Zararlı Cemiyetler”i yok etmenin yolu “takva esaslı” bir Cemiyet olmaktır
- 11:02 - İşgalin Ateşkes Anlaşmasına Yönelik İhlalleri
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim




























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.