• İstanbul 29 °C
  • Ankara 29 °C

Başkıran mısın Mamey

Eyyüp AZLAL

Sabri Hoca, İnsanlık tarihinde görülen en büyük salgın tehdini Taçkıran (Koronavirüs) karşısında kendince sağlık bakanlığının önerdiği tavsiyeleri uygulamaya çalışıyor, sosyal mesafe ve maske kurallarına dikkat ediyordu. Hoca; ailesi, dost ve akrabaya da salgın kurallarına uyulması için uyarılarda bulunuyordu. Hatta bu kuralları bizzat kendisi de uyguluyordu. Taziyelere, düğünlere, nişan ve törenlere gitmediği için akrabaları tarafından eleştirilmişti.

 

Sabri Hoca, salgın konusunda bu kurallara harfiyen dikkat ederken Taçkıran Mamey ne yapıyordu? Mamey, Sabri Hoca gibi korkak değil gözü pek birisiydi. O, sosyal olduğu kadar; uçan kuştan öten bülbülden de haberdar bir hayvanseverdi. Hem hayvansever hem de insanseverdi Mamey. 

 

Sabri Hoca, sosyal sorumluluk adına Mamey’i her gördüğünde sesini değil sözünü yükseltmiş, ona:  “Mamey evde kal!” Demişse de sözünü pek dinletememişti. Mamey, ona Taçkıran değil Başkıran Mamey’im demişti. Bunun  üzerine Sabri Hoca, ona kuşçuların kendi kozmik odalarında ürettiği, birbirleriyle şifreli konuştuğu  argo-jargon karışımı bir sözle “Portakal orda kal” demişti. Mamey, Urfa’da “insan nisyan ile maluldür” sözünün tipik bir tezahürüydü. Mamey, daha üç dört yıl öncesine kadar bütün dünya, Kuş Gribi ile nasıl sarsıldığını unutmuştu. Garip gurebanın kanatlı hayvanları, kanatlı kapılar ardında nasıl telef edildiğini de gözleriyle görmüştü.

 

Kuş Gribi o zamanlar, Urfa’da en çok Mamey’i ve kuşçu arkadaşlarını vurmuştu. Mamey, o dönemde bir çok kuşunu kaybetmişti. Kendisi de hastalanmış, uzun süre dışarı çıkamamıştı. Aynı mağduriyeti kuşçu arkadaşları da yaşamış. Onlardan da hastalananlar olmuş, kuşları telef olan da olmuştu.

 

Meraklısı için söyleyelim. Mamey’in neyi vardı. Onun yaşlı bir anne-babası ve kuşları vardı. Ha bir de tuttuğu şehrin futbol takımı vardı. Mamey fakir, tuttuğu takımı da fakirdi. Sabri Hoca’yı da takım tutmadığı için eleştiriyordu. Sabri Hoca, Mamey’e amatör takım kurma konusunda telkinlerde bulunmuşsa da  etkili olamamıştı. Mamey, takımının maçlarına gidebilmek için çok sevdiği güvercini Şığ Şelle’yi satıp kendine bir forma almış, bayrak ve flamayı da terzide diktirmişti. Geri kalan parasını da takımı küme düşmesin diye kombine biletler almıştı. Mamey, Urfalıydı. Her Urfalı gibi Urfa’nın değeri olarak bildiği şehir takımına da değer veriyordu.

 

Kuş Gribinin yaşandığı dönemde Urfa’nın Hava durumu ile Mamey’in hava durumu hemen hemen aynıydı. O, artık eskisi gibi evin damında kuş uçurmuyordu. Nadiren  Zere’yi görmek için dama çıkıp  kuşlarını uçuruyordu. Mamey, damda güvercinleri uçurduğu vakit sanki seyircisiz bir maça çıkmış gibiydi. Damında çok sevdiği takımın bayrakları yağmur yemiş, çürümüştü. O bayrakları, hafta sonu tuttuğu takımın maçlarına gitmek için yaptırmıştı. 

Devamı: https://www.milatgazetesi.com/yazarlar/baskiran-misin-mamey-6486/

Bu yazı toplam 77 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim