• İstanbul 20 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 20 °C
  • Konya 17 °C
  • Sakarya 16 °C
  • Şanlıurfa 24 °C
  • Trabzon 17 °C
  • Gaziantep 19 °C
  • Bolu 12 °C
  • Bursa 19 °C

Batı kaynaklı oryantalist tarih ve medeniyet araştırmaları anlayışı, artık geçerliliğini yitirmelidir.

Batı kaynaklı oryantalist tarih ve medeniyet araştırmaları anlayışı, artık geçerliliğini yitirmelidir.
Mevlânâ’yı kimlik tartışmalarına sokmak, dini sorgulamalara tabi tutmak, yaşadığı topluma yabancı sanmak hep aynı anlayışın ürünüdür. Gerçekte konu sadece Mevlânâ etrafında dönmemektedir.

Yine bu çerçevede Selçuklu, İmâm-ı Gazzâlî, Osmanlı, klasik şiir, hatta bazı dinî hususlar üzerinde aykırı fikirler araya sokulmaktadır.

“MEVLÂNÂ KİMLİĞİ- Gerçeği Örtme Çabalarına Reddiye” kitabı iddia ve iftiralara cevap niteliğinde olsa da on üçüncü asrın anlayışı, edebî geleneği ve acıları yanında direncine ve samimi dindarlığına şahit olan bilgilerden örnekler de taşımaktadır.

ÖN SÖZ

Bilim ve kültür dünyasında tartışmaların yapılmasının ve karşılıklı eleştirilerin dile getirilmesinin yararı şüphesizdir. Ancak tek taraflı olarak düşüncelerin ve de daha ileri düzeyde iddiaların ölçüsüz bir şekilde sanal dünyada topluma sunulması, bu kapsama dahil edilmemelidir. Tarihe mal olmuş, geçmişte ve günümüzde varlık ve düşünceleriyle anılan şahsiyetler hakkındaki sınırsız iddialar, ayrışmaya ve huzursuzluğa sebep olmaktadır. Bu cümleler, Mevlânâ adı etrafındaki üzücü, yersiz, çirkin ve iftiraya varan yazı ve konuşmalar için kurulmuştur.

Bugün bir gerçek vardır dünyada. Mevlânâ hem Müslümanlar arasında hem de Müslüman olmayan topluluklar arasında güzel hissiyat ve düşüncelere yol açan bir fikir ve hareket adamıdır. Konya’daki kabrini ziyaret eden milyonlara ve bu ziyaretçiler arasında Mevlânâ’yı tanıdığı için Müslüman olanlara, gözler şahitlik etmektedir. Mazideki ve uzak diyarlardaki varlığı ve etkisi içinse kitaplar yazılmaktadır. Son yıllarda birkaç isim tarafından Mevlânâ adı etrafında sürdürülen iddialar ve ithamlar, yine de çok rahatsız edicidir. Tarihî süreçleri karıştırıp, edebî geleneği dikkate almadan zihinde oluşturdukları kurguyu mazide olmuş gibi anlatan bu kişiler, dikkate alınmamalıdır.

Batı kaynaklı oryantalist tarih ve medeniyet araştırmaları anlayışı, artık geçerliliğini yitirmelidir. Mevlânâ’yı kimlik tartışmalarına sokmak, dini sorgulamalara tabi tutmak, yaşadığı topluma yabancı sanmak hep aynı anlayışın ürünüdür. Gerçekte konu sadece Mevlânâ etrafında dönmemektedir. Aynı zamanda bu çerçevede Selçuklu, İmâm-ı Gazzâlî, Osmanlı, klasik şiir, hatta bazı dinî hususlar üzerinde aykırı fikirler araya sokulmaktadır.

Modern çağda ilk Müslümanlık yıllarıyla Selçuklu ve Osmanlı asırları için oluşturulan “Arap istilası”, “İran tasavvufu”, “Türk İslâm’ı”, “Arap Aklı”, “Resmî Dil”, “Fars Kültürü”, “İranî çevreler”, “devlet yanlısı” ve benzeri adlandırmalarla öncelikle Türk, Arap ve Fars ulusları arasında çatışma alanları oluşturulmuştur.

Eldeki çalışma maalesef bazı zaruretlerden doğdu. Hayrı konuşmak varken, iftira ve kötülüklerle meşgul olmak doğru bir yol gözükmüyordu. Ancak yıllardır dostların sürdürdüğü ısrarlar ve devam eden akıl almaz suçlamalar bu sayfaları gerekli kıldı. Daha önce mümkün olduğunca isim anmadan Mevlânâ ve düşünceleri için ileri sürülen iddialara tarafımdan da bazı kısa cevaplar verilmiş, bunlar bazı bilimsel yazı ve konferans metinlerinde yer almıştı. Son olarak 2024 yılında Ümit Doğan tarafından “MEVLANA GERÇEĞİ Mevlana’nın Bilinmeyen Yönleri ve Sarsıcı Gerçekler” adıyla yayımlanan kitap, çevremizdeki üzüntü ve baskıları artırdı. Ü. Doğan’ın birçok yerde kaynak olarak kullandığı Prof. Dr. Mikail Bayram’ın sanal medyada yaygınlaşan konuşmaları ve asıl olarak, “Sosyal ve Siyâsi Boyutlarıyla AHİ EVREN-MEVLÂNÂ MÜCADELESİ kitabı zaten eleştirilmeliydi.

Gerçekte bazı değerli bilim adamları daha önce yerinde ve ciddiyetle konuları ele alıp bu tür iddia ve iftiralar için gerekenleri yazıp söylemişti. Bilhassa Prof. Dr. Hayri Kaplan, “TAHRİF VE TASHİH (13.Yüzyıl Anadolu Türk, İslâm Düşüncesi Üzerine İncelemeler)” adlı muhtevalı ve araştırmaya dayalı kitabıyla M. Bayram’ın iddiaları hakkında çok ciddi bir çaba ortaya koymuştu.

MEVLÂNÂ KİMLİĞİ- Gerçeği Örtme Çabalarına Reddiye” kitabı iddia ve iftiralara cevap niteliğinde olsa da on üçüncü asrın anlayışı, edebî geleneği ve acıları yanında direncine ve samimi dindarlığına şahit olan bilgilerden örnekler de taşımaktadır. Sayfalar, sadece olumsuz ve yersiz iddialar barındırmamalıydı. Sonuçta gönüllere dirlik ve taze soluklara vesile olacak olan güzel sözler ihmal edilmemeliydi. Mevlânâ’nın şu beyitlerindeki anlama uzak kalmak üzüntümüzü artırmaktadır.

İnsanın büyüklüğü hayalindendir, -ama- hayalleri güzel yüzlü olursa.

Hayalleri nahoşluk gösterirse mum gibi ateşle erir.

Allah, yılan ve akrep arasında seni hoş hayallerle tutarsa,

Yılan ve akrep sana dost olur. Çünkü o hayalin, bakırı altın eden kimyadır (Mesnevî, 2. defter, beyit 591-595).

M. Bayram ve Ü. Doğan’ın kitaplarında birçok farklı konuyla ilgili iddia ve hükümler bulunmaktadır. Eldeki çalışmada bunlardan sadece ilgi alanımıza giren ve özellikle Mevlânâ hakkındaki varsayım ve iddiaları içeren konular üzerde durulacaktır. Anılan iki yazarın iddialarına özellikle yer verilecek ve onların bazı iddiaları, kitapta başlık olarak tırnak işareti içinde kullanılacaktır. Ek bölümde ilk kısma anlam katacak özellikteki bazı yazılar bulunmaktadır. Daha önce çoğunluğu bazı dergilerde yayımlanmış olan ve küçük düzeltme ve ilavelerle burada yer bulan yazılar, iddia ve itham sahiplerine dolaylı olarak cevap oluşturmaktadır.

Güzel sözlerin bıkmadan tekrar edilmesi ve duyurulması esastır geleneğimizde. Ancak bu küçük kitapta büyüklerimizin usulüne gereğince uyamadığım için mazur görülmeyi ümit ediyor, eksik veya kusurlu gözüken hususlar için de okuyuculardan af diliyorum.

Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu

Bu haber toplam 943 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim