1992–1995 yılları arasında Bosna Hersek adeta cehennemi yaşadı. Boşnaklar, bir gecede yıllardır komşu oldukları insanların saldırısına uğradı. Siviller, keskin nişancılar tarafından öldürüldü. Çocuklar mermilerin hedefi oldu. Camiler bombalandı. Pazaryerleri ateş çemberine döndü. Toplu katliamlar yaşandı. Mezarlıklar bile güvende değildi.
Bütün bu karanlığın ortasından bir ses yükseldi. İnsanlık adına bir ses... O ses, Aliya İzzetbegoviç'ti.
Yaşasaydı, bugün 100 yaşında olacaktı Aliya. Bosna Hersek'in kurucu lideri, savaş yıllarında ülkenin ilk Cumhurbaşkanıydı. Ama o sadece bir devlet adamı değildi. Fikirleri derindi. Duruşu ahlaki, yaklaşımı insancıldı. Çağın ötesinde bir düşünürdü.
Bugün dünya siyasetine bakınca, ondaki sağduyu, onur, devlet aklı ve vicdan birlikteliğinin ne kadar nadir bulunduğunu daha iyi görüyoruz. Bosna'nın çok etnikli, çok dinli yapısını savunurken, kendi halkının çektiği acılara rağmen intikamcı bir dil kullanmamış olması, onun gerçek bir lider olduğunun göstergesiydi.
'Düşmanlarımız gibi olacaksak, bizim farkımız ne' diyordu.
Aliya'nın evrensel değerler ve insanlığa dair derin bakışı, geçen akşam Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen özel bir konserle bir kez daha anıldı. İlim Yayma Vakfı, "Aliya 100 Yaşında" başlığıyla onun hayatını ve düşüncelerini müzikle yaşatan bir etkinlik gerçekleştirdi.1992–1995 yılları arasında Bosna Hersek adeta cehennemi yaşadı. Boşnaklar, bir gecede yıllardır komşu oldukları insanların saldırısına uğradı. Siviller, keskin nişancılar tarafından öldürüldü. Çocuklar mermilerin hedefi oldu. Camiler bombalandı. Pazaryerleri ateş çemberine döndü. Toplu katliamlar yaşandı. Mezarlıklar bile güvende değildi.
Bütün bu karanlığın ortasından bir ses yükseldi. İnsanlık adına bir ses... O ses, Aliya İzzetbegoviç'ti.
Yaşasaydı, bugün 100 yaşında olacaktı Aliya. Bosna Hersek'in kurucu lideri, savaş yıllarında ülkenin ilk Cumhurbaşkanıydı. Ama o sadece bir devlet adamı değildi. Fikirleri derindi. Duruşu ahlaki, yaklaşımı insancıldı. Çağın ötesinde bir düşünürdü.
Bugün dünya siyasetine bakınca, ondaki sağduyu, onur, devlet aklı ve vicdan birlikteliğinin ne kadar nadir bulunduğunu daha iyi görüyoruz. Bosna'nın çok etnikli, çok dinli yapısını savunurken, kendi halkının çektiği acılara rağmen intikamcı bir dil kullanmamış olması, onun gerçek bir lider olduğunun göstergesiydi.
'Düşmanlarımız gibi olacaksak, bizim farkımız ne' diyordu.
Aliya'nın evrensel değerler ve insanlığa dair derin bakışı, geçen akşam Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen özel bir konserle bir kez daha anıldı. İlim Yayma Vakfı, "Aliya 100 Yaşında" başlığıyla onun hayatını ve düşüncelerini müzikle yaşatan bir etkinlik gerçekleştirdi.
Yazının devamı için:https://www.aksam.com.tr/yazarlar/bedir-acar/aliyanin-senfonisi-ozgurluge-kacisim/haber-1634891































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.