• İstanbul 11 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 15 °C
  • Konya 17 °C
  • Sakarya 13 °C
  • Şanlıurfa 14 °C
  • Trabzon 10 °C
  • Gaziantep 13 °C
  • Bolu 12 °C
  • Bursa 15 °C

Bilal Kemikli: Umutla Yaşamak

Bilal Kemikli: Umutla Yaşamak

23 Ocak 2026, Cuma

Ankara daveti için dün yola çıktık. İlk uğrak yerimiz Bolu oldu. Burada kızım Nesime Beyza’nın evinde kalacak, onun tezine biraz bakacak ve sabahleyin de onu alarak Ankara’ya geçeceğiz. Böyle planlamıştık. Yolda planda biraz değişiklikler oldu; Beyza’nın akşam misafirleri varmış, benim için de bir program yapmışlar… Bu değişiklik iyi oldu, zira buna göre, gelecek hafta Bolu’dan taşınacak olan kadim dostum Mustafa Alişarlı’yı görüp halleşme vesilesi oluştu.

Bolu’yla irtibatımız, yıllar öncesinde Seyit Mehmet Şen hocamız vesilesiyle olmuştu. Siyasete atıldığı dönemde, bir grup arkadaşımızla birlikte gelip ona yardımcı olmuştuk. Sonra bu alakayı merhum Dr. Emin Acar’ın tavsiyesiyle Tokâd-ı Hayrettin ziyaretleriyle taçlandırmaya çalışmıştık. Ne zaman İstanbul-Bolu yolunu kullansam, mutlaka Tokâd-ı Hayrettin’e uğrar, öyle yoluma devam ederdim. Birkaç defa da liseden hocam olan Recep Hoşcan’ı ziyaret niyetiyle şehre uğramıştım. Bilahare Prof. Dr. Alişarlı rektör olarak atandığında, benim ona yardımcı olarak şehre gelmemi istemişti. Dostumun bu talebine müspet cevap veremedim. Çünkü ben bir dönem idarecilik yapmış, asıl yapmam gerekenin okumak ve yazmak olduğunun ayrımına varmıştım. Bir de yönetim açısından oluşacak muhtemel ihtilafları da dikkate alarak, dostumu kaybetmekten de korktum. Uzak kalalım, dost kalalım istedim. Bu sebeplerle affımı istirham ettim, kendi işlerimle meşgul olmaya çalıştım. Fakat ne zaman ihtiyacı olsa kalkıp gitmeye gayret ettim. O vesileyle dostumun çalışmalarını ve gayretini yakından görme imkânım oldu. Aşkla çalıştı, güzel işler yaptı. Fakat bizler çalışanı takdir etmeyi pek bilemeyiz. Takdir yerine, ikinci atama sonrası, güncel siyasetin rüzgârıyla hocayı yıpratan bir dil gelişti. Ama o sabırla işini yaptı, hizmetini üretmeye gayret etti. Devletine ve milletine faydalı olmak için canla başla çalıştı. Şimdi dönemi bitti ve asıl kadrosunun bulunduğu şehre, memleketine dönecek. Bu ziyaret de bir halleşme vesilesi oldu. Ona Ankara programından ve kitaptan söz ettim, projeden haberinin olduğunu öğrendim. Armağan kitabının editörü ondan da yazı istemiş; ama meşguliyetler sebebiyle yazamamış.

Sabah dokuz gibi yola koyulduk. Program, Ankara İlahiyat Fakültesi’nde, saat 14:00’te olacak… Ama biz erken çıktık yola. Çünkü Sivas’ta ikamet eden kızım Salime Bera, Hızlı Trenle 10:30 civarında Ankara Gar’ında olacak. Onu da alıp program öncesi bir yemek yemeyi düşündük. Kazan’a geldiğimizde Bera, Sivas-Yozgat arasındaki şiddetli kar yağışı sebebiyle trenin biraz gecikeceğinin haberini verdi. Ostim civarında bir benzin istasyonunda mola verdik ve ondan haber gelmesini bekledik. Nihayet onu da alıp Konya yolundaki Hacı Baba’ya intikal ettik. Burada çorbalarımızı içerken okul ve ev arkadaşım önceki dönem Ordu Milletvekili İhsan Şener aradı, bulunduğumuz mekânı teşrif etti. İhsan Şener, programdan haberdar olmuş ve Ankara’ya geleceğimi öğrenmiş… Geldi, biraz sohbet ettikten sonra birlikte fakülteye geçtik.

Fakülte’ye Cuma’ya birkaç dakika kala gelmiş olduk. Koridorda Celal Türer ve Mehdin Çiftçi ile karşılaştık, o beni hocaların ve arkadaşların Abdülmecit İslamoğlu’nun odasında beklediklerini söyleyip eşim ve kızlarımın istirahat etmeleri için odasının anahtarını vererek mescide geçti. Bu arada dekan İrfan Aycan, Selim Argun ve Nevzat Pakdil ile karşılaştım, selamlaştık, namaz sonrası görüşmeye karar verdik. Abdülmecit’in odasına vardığımda Ali Yılmaz, Mehmet Akkuş, Zülfikar Güngör, Halil İbrahim Sarıoğlu, Mustafa Sancar, Melek Dikmen, eşi ve çocuklarıyla bizim alanda çalışan diğer genç arkadaşlar oradaydılar. Birlikte namaza geçtik.

Namaz sonrası İrfan Aycan hocamızın davetiyle makamına intikal ettiğimizde orada Mustafa Said Yazıcıoğlu hocamız oturuyordu. Bu vesileyle çoktandır göremediğim hocamızı da görmüş, sohbet etmiş olduk. Daha sonra meclise Selim Argun, Osman Çakır ve Nevzat Pakdil dâhil oldu. Kısa, ama ıhlamurlar eşliğinde verimli bir sohbet oldu. Ben izin istedim, onlar rektör beyin geleceğini söylediler. Böylece programın yapıldığı, Yunus Emre Salonu’na geldiğimde uzaktan yakından iştirak eden pek çok dostla karşılaştım. Mesela Ali Yılmaz Kitabı’nın editörü olan Ali Öztürk Sofya’dan kalkıp gelmişti. Benim asker arkadaşım, dostum ve şairim Abdülhekim Koçin Bingöl’den, Bünyamin Ayçiçeği İstanbul’dan, Ali Ihsan Akçay ve Ahmet Mollamehmet Bursa’dan… Güzel bir program oldu. Ali Yılmaz hocamla başladı konuşmalar… Duygu dolu bir konuşma yaptı. Ağladı ve bizleri de ağlattı. Sonra Mehmet Akkuş hocamız ve bilahare Zülfikar Güngör. Nihayet bendenize geldi sıra; çıkıp bir şeyler söyledim. Ne söyledim ne anlattım? Doğrusu planlanan bir konuşma değildi. Salonun rayihası, konuşmanın çerçevesini oluşturdu. Daha sonra Fakülte korosu küçük bir konser sundu. Ruhen dinlenmiş olduk. Bilahare hocalarımıza sırasıyla kitapları takdim edildi. Ali Yılmaz’a İrfan Aycan, Mehmet Akkuş’a M. Said Yazıcıoğlu, Zülfikar Güngör’e Nesimi Yazıcı ve bendenize eski öğrencilerimizden şimdi Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve YÖK üyesi Münire Kevser Baş kitapları ve plaketleri takdim etti.

Vakit bir hayli ilerlemişti. Bera’nın trene yetişmesi gerekiyordu, fotoğraf çekimlerinin akabinde editör hocalarımıza getirdiğim Bursevî’nin Subha’sını Abdülmecit ve Cihat hocalara teslim ederek meclisten ayrılmak durumunda kaldık. Yoğun ve yorucu bir gün oldu; ama dostlukla ve muhabbetle dolu bir gün yaşamış olduk. Akşam Bolu’ya dönerken, virdimiz dostlarımızın yazıları oldu… Şükürler olsun. Binlerce şükür.

Yazının devamı için: https://www.insaniyet.net/umutla-yasamak-3/

Bu haber toplam 215 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim