Özal döneminde ‘Genelkurmay’ın 2000 planı’ diye adlandırılan Necdet Üruğ’dan boşalacak Genelkurmay Başkanlığına Necdet Öztorun’un getirilmesinin önlenmesi ve ‘tören davetiyeleri bile bastırılmış müstakbel Genelkurmay Başkanı’nın emekliye sevkedilmesi ve 1990 Körfez Krizi’nde Genelkurmay Başkanı Torumtay’ın Genelkurmay Başkanlığından ayrılmasından sonra Koşener’le birlikre kuvvet komutanlarının toplu istifası bir ilk.Ancak bu kriz,hükümetle ordu arasında 2007 seçimlerinden bu yana süren güçler mücadelesinin de kaçınılmaz sonucudur.Hükümet Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kesintiye uğratmaya çalışan,adları ‘darbe girişimleri’nde geçen komutanlarla çalışmak istemiyor! Bunların tasfiyesini istiyor.
Aslında Koşaner,Başbuğ’dan sonra Genelkurmay Başkanlığını hayli zorlanarak üstenmişti. Başbuğ’u sıkıntıya sokan,ordu mensuplarının Balyoz,Islak İmza,Andıç gibi soruşturmalarda tutuklanmaları Koşener döneminde de devam etti. Hasdal’da tutuklu olan general ve amiral sayısının 50’ye yaklaştığı bildiriliyor. Son olarak Ege Ordu Komutanı hakkında da ‘yakalama emri’ çıkarılmış. Koşaner ‘veda mesajı’ndan bu konudaki haksızlığa dikkat çekti.Ancak etkili olamadı.Hükümet ve Çankaya da,devam eden davalarda sanık durumunda olan kişilerle ilgili atamaları imzalamama konusunda kararlılıklarını ifade ettiler. Demokratikleşme, sivilleşme ve normalleşme açısından ordunun da yeni dönemi doğru okuması gerekiyor.
Necdet Özel’e Genelkurmay Başkanlığı yolunu açan istifalar Şura krizine dönüşmeden aşılmadır.
Demokrasinin gereği budur.
30.07.2011 Milliyet































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.