• İstanbul 10 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 12 °C
  • Konya 3 °C
  • Sakarya 9 °C
  • Şanlıurfa 9 °C
  • Trabzon 10 °C
  • Gaziantep 8 °C
  • Bolu 3 °C
  • Bursa 10 °C

Doç. Dr. Abdülkadir Dağlar: Rûh – Râhat – Reyhân – Rîh Kelimeleri Etrâfında

Doç. Dr. Abdülkadir Dağlar: Rûh – Râhat – Reyhân – Rîh Kelimeleri Etrâfında
Bütün rûhlar, o ilk rûhun nûrundan yaratılmış ve üfürülmüştür… O ilk rûhtan, yâni nûr-ı Muhammedî’nin rûhundan…

 Dolayısıyla, -diğer tüm varlık, kavram ve kelimelerde olduğu gibi- rûh, râhat, reyhân, rîh kelimeleri de o Muhammedî rûhun türevleri ve dil aynasındaki tecellîleri sayılır…

Rûh, “canlı varlıkları yaşatan cevher; öz; cân” anlamlarında kullanılmaktadır…

Râhat, “bedenen ve rûhen sıkıntısızlık hâli; kolaylık, genişlik, ferahlık hâli” anlamlarını karşılamaktadır…

Reyhân, “bitkilerin hoş kokusu; fesleğen” anlamlarını karşılamaktadır…

 

Rîh, “rüzgâr, esinti; meltem” demektir…

Rûh, bedenin râhatıdır; rûhuyla uyuşamayan, yoldaş olamayan beden râhatsızdır… Buna karşılık, beden rûhun kafesidir, zindânıdır; bedeninden kurtulan rûh râhata kavuşur… Aklın yorduğu ve nefisle yorulan bedenin râhatı, rûhun râhatıyla mümkündür… Rûh, râhata kavuştuğunda, yâni aklın sevki ile nefsin zevki altındaki beden zindânından kurtulduğunda beden de tam mânâsıyla râhatlar…

Rûh, bir rîhtir, esintidir; Hâlık’tan mahlûka bir nefeslik üfürüktür… Rûh, Rabbimizin “Ve nefahtu fîhi min-rûhî…” (Hicr / 29) kelâmında işâretini bulduğu üzere, Hazret-i Âdem’e ya da âdemoğluna üflenen ilâhî rîhtir… Rûh, âdemoğlunun balçıktan bedenine cân veren üfürük, yâni rüzgâr, yâni rîhtir… Kezâ, “Vellâtî ahsanet fercehâ fe nefahnâ fîhâ min-rûhinâ… (İffetini korumuş olan kadını da an! Ona rûhumuzdan üfledik…)” (Enbiyâ / 91) âyetiyle de, Hazret-i Îsâ “Rûhullâh” vasfını hâiz olmuş ve bu sıfatla anılagelmiştir…

 

Rûhun râhatına “huzûr” denir; rûh, ancak hazret-i Hakk’ın huzûruna vardığında kâmilen râhata ermiş olur… Namazlar da böyledir; onlar, muayyen vakitlerde rûha râhat bahşeden huzûr anlarıdır…

Reyhân, rûhu râhatlatan, rûha huzûr getiren rîhin, yâni meltemin kokusudur… Kudemâ rûhun burnuna “meşâmm-ı cân”, yâni cân burnu diyordu; işte, sâdece meşâmm-ı cânın, yâni rûh burnunun duyabildiği hoş kokuya reyhân denir… Bu anlamıyla reyhân, soyut ve mânevî bir kokudur, rûhun kokusudur… Fesleğen adı verilen bitkiye ya da çiçeğe de halk arasında reyhân denmesi, onun kokusunun rûha râhatlık vermesinden olsa gerektir…

Reyhân, ezelî rûhlar âleminden rûha esen rîhin mânevî kokusudur, rûha aslî vatanını hâtırlatır… Reyhân, ebedî rûhlar âleminden, yâni cennetten rûha râhatlatıcı bir müjde, bir dâvettir; rûhu ebedî vatanına yönlendirir… Reyhân, “hakîkî âlem” husûsunda rûhu teyakkuz hâline getiren, ayık tutan kokudur…

Rûh, rîh ve reyhân kelimelerinin müennes bir ism-i fâili var ki “rûh veren; esip kokan; hoş koku; reyhânlı” anlamlarına gelir: Râyiha… Koku hissinin ezelî olanı hâtırlatma husûsiyeti çok kuvvetlidir; cân burnu, binlerce koku arasından ezelî râyihayı seçip alır… Hazret-i Habîbullâh Efendimiz “Dünyânızdan bana üç şey sevdirildi: Hoş koku, kadın ve namâz…” (Nesâ’î) buyurmuştur… Bu hadisteki “hoş koku”dan murâdın, aslî vatan ile cennetten bir esinti, bir rîh sayılan ve de rûhu râhatlatan reyhân râyihası olduğu söylenebilir…

Devamı: https://www.maarifinsesi.com/ruh-rahat-reyhan-rih-kelimeleri-etrafinda/

Bu haber toplam 340 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim