Zira son yılların en dikkat çeken jeopolitik hesaplaşması, NATO ile bir rakibi arasında değil, doğrudan ittifak içinde yaşanıyor.
Yakın zamanda Doğu Akdeniz’de büyüyen krizin merkezinde Türkiye, Yunanistan ve Fransa gibi NATO’nun üç üyesi bulunuyordu.
Almanya ile Rusya arasında yapım aşamasında olan Kuzey Akım-2 doğalgaz boru hattı projesi, Berlin ile NATO’nun doğulu üyelerini karşı karşıya getirmişti.
Başkan Donald Trump döneminde ise tarihte bir ilk yaşandı. Trump’ın yakın çalışma arkadaşlarından sızan bilgiler, seçimleri tekrar kazanması halinde Trump’ın, ülkesini NATO’dan çekebileceği yönündeydi. Bu olasılığın konuşulması bile NATO’nun kurumsal imajına zarar vermek açısından oldukça yeterliydi.
Trump’a göre Avrupa, Rusya’yı petrol ve gazını satın alarak zenginleştirirken, Amerika Birleşik Devletleri’nden, Avrupa’yı Rusya’ya karşı savunması isteniyordu. Bu durumda Avrupa, kendi başının çaresine bakmalıydı!
Ayrıca Amerika’nın Atlantik yerine Pasifik’e öncelik vermesi ve bu çerçevede Hint-Pasifik’te Çin’i dengeleme siyaseti, doğal olarak transatlantik ittifakını bir hayli aşındırıyor.
Devamı: https://www.dirilispostasi.com/makale/9920144/doc-dr-ismail-sahin/nato-altin-cagini-ariyor






























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.