• İstanbul 16 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 23 °C
  • Konya 24 °C
  • Sakarya 16 °C
  • Şanlıurfa 24 °C
  • Trabzon 20 °C
  • Gaziantep 23 °C
  • Bolu 13 °C
  • Bursa 16 °C

Doç. Dr. Mustafa Orçan: Kentler hayatımızın bir parçasıdır

Doç. Dr. Mustafa Orçan: Kentler hayatımızın bir parçasıdır
19. Dönem Yazar Okulu Yönlendirme derslerinin yedinci hafta konuğu, Kırıkkale Üniversitesi’nde öğretim üyesi Doç Dr. Mustafa Orçan oldu.

mustafaorcan19. Dönem Yazar Okulu Yönlendirme derslerinin yedinci hafta konuğu, Kırıkkale Üniversitesi’nde öğretim üyesi Doç Dr. Mustafa Orçan oldu.

05 Ocak Cumartesi günü TYB Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen yönlendirme dersinde "Türkiye'de Kentsel Dönüşüm Politikaları" başlığı ele alındı.

Kentleşmenin insanlar üzerinde ki olumlu ve olumsuz etkileri, gelişimi, değişimi sosyolojik açıdan değerlendirilmesi gibi konular, alanında uzmanlaşan Doç. Dr. Mustafa Orçan tarafından başlıklar halinde sıralandı.

Doç. Dr. Orçan; “Kent ve kentler” toplumda önemli bir yere sahip kavramlardır. Geleceğin en gözde mesleklerinden biri olarak gördüğüm “kent sosyolojisi, kent psikolojisi, kent uzmanları”  doktorluk, mühendislik gibi alanlardan bile daha önemlidir. Bu alanda daha çok mezun verilmesi gelecek toplumlar için fayda sağlayacaktır. Çünkü kent sosyolojisini-psikolojisi beklide insanların hayatını değiştirecek bir olgudur “ diyerek bu alanın önemli olduğunun altını çizdi.

Türkiye’de kentleşmenin önemli bir sorun olduğuna değinen Orçan, “21.yy. girerken kentleşme herkesi etkileyen bir kavramdır. Türkiye’de  hiç olmadığı kadar inşaat ve toplu konut yapılmakta ve yine ilk kez orta ve alt sınıfı konut edindirmeye yönelik çalışmalar düzenlenmektedir. 2004 yılından itibaren TOKİ (Toplu Konut İdaresi)  Projesiyle hayata geçirilen konut edindirme, ilerleyen zamanlarda da daha kapsamlı bir hale gelerek genişleyecektir. ” Dedi.

Kentleşme ve şehirleşmenin Türkiye’de ilk olarak 1950’lerden sonra gecekondulaşmayla ortaya çıktığını söyleyen Orçan, “Sanayileşme ile birlikte köylerden kente göçler artınca yapılan yanlış yapılar kentlerde lekeler oluşturdu. Bu nedenle kentsel dönüşüme ihtiyaç duyuldu. Avrupa’da ise bu süreç 1750’lerde başlamıştır ve bu yüzden kentleşme yönünden biz Avrupa’nın 100-200 yıl gerisinden gitmekteyiz” diyerek bu konuda daha fazla çalışmalar yapılmasını savundu.

“Kentlerde barınma ihtiyacı dışında sanat ve estetikte olması lazımdır.” Diyen Orçan, “Bir yer inşa edilirken gözden kaçırdığımız en önemli sorunlardan biride budur dedi. Buna rağmen yapılarda mimariye gerekli özenin gösterilmediği, eski alışkanlıklarımızın devam ettiği, komşumunuz kavgasını neşesini duyarak özel hayatın gizliliğinin ortaya çıkması kentleşmenin dezavantajlarındandır “dedi.

Doç. Dr. Mustafa Orçan, “kentleşme demek alışılagelmiş doğal ortamı yok etmek değildir” diyerek, yapılarda doğal güzellikleri göz ardı etmemek için çalışmalar yapılmasını,  takip edilmesini , denetlenmesini bu konuda eksiklerin giderilmesini belitti. Ayrıca herkesin bu konuda ki birikimlerini ortaya koyup bir araya getirmesiyle çözüm bulunabileceğini savundu. Bir diğer konuda Türkiye’nin bu alanda çalışma yapan uzmanlarının sosyologlarının az olmasıydı. TOKİ’de bu alanda çalışma yapan bir tane sosyoloğun olmamasının verdiği üzüntüye değindi.

Kentsel dönüşüm doğru bir oluşum mu? Sorusuna ise Mustafa Orçan şu cevabı verdi:“Kentsel dönüşüm bir sağlıklaştırmadır. Kültürü, doğayı bozmadan güzel şeyler yapılırsa doğru bir bir oluşumdur. Eğer diklemesine gelişi güzel estetiği olmadan dayanıksız bir yapılaşmayla yapılırsa o zaman doğru bir oluşum yapılmaz.” Yanıtını verdi. Ayrıca, “Bir dönüşüm yapılacaksa örneğin 10 mimar mühendis varsa en az 3-4 tanede sosyolog, halk bilimci olmalı ki toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilsin” diyerek bu konuda ki öneme dikkat çekti.

Kentleşme konusunda yurtdışında ki örnekleri göz önüne almamızın altını çizen Orçan, yapılan mimarilerde suç oranlarına, yaşa, ulaşıma, maddi imkanlara, bölgenin soysa politik durumuna göre anketler yapılmasını tavsiye  etti.  Bir başka konu ise gelecek nesillerimize sağlıklı yapılar bırakmak olduğunu söyleyerek, “ Geleceğin çocukları yapılan yapay şelaleleri gerçek şelaleler sanacaklar” diyerek şunları ekledi; “ Çocuklarımız toprağa dokunmalı basmalı, nasıl ki vücudumuzda ki gözenekler bizim nefes almamızı sağlıyorsa toprakta bizim nefes almamızı sağlayacak ama maalesef nefes alacağımız toprak alanlarını çıkarlarımız uğruna dolduruyoruz.” dedi.

Bu konuda İbn-i Haldun’un Mukaddime kitabını örnek gösteren Orçan, “Yüzyıllar önce yazılan Mukaddime’nin 2. Ciltinde Kentler Nereye konulmalıdır? Sorusuna şöyle cevap vermiştir; “Ulaşımın kolay olduğu, su boylarının yanına kurulmuş, sağlıklı hava akımının sağlandığı, neşeli şehirler konulmalıdır.” diyerek o zamandan beri nasıl bir şehir olacağını aslında bize tarif etmiş bulunmaktadır.

Son olarak karşılıklı fikir alış verişlerinin yapıldığı yönlendirme dersinde sayın Orçan; “Türkiye de aşırı ideolojik kavramlarla ilgili sorunlar var. Önceden planlamadan yapılan yanlışlar varken, şimdi yanlış planlamadan doğan sonuçlar vardır. Bizler 20 yıl içerisinde yeniden yıkılabilecek yok olacak kentler kurmamalıyız” diyerek dersini sonlandırdı.

 

Doç Dr. Mustafa Orçan Kimdir:

1968 yılında Kahramanmaraş’ta doğdu, ilk ve orta öğrenimini burada tamamladı. 1992’de Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra, 1993’de Kırıkkale Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. Aynı üniversitede yüksek lisansını; İstanbul Üniversitesi’nde doktorasını tamaladı. 1999-2003 arası İstanbul Üniversitesi’nde de araştırma görevlisi olarak çalıştı. 2004’ten itibaren Kırıkkale Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapmaktadır. Osmanlı’dan Günümüze Modern Tüketim Kültürü, Kır ve Kent Hayatında Kadın Profili yayınlanmış kitaplarıdır. Çok çeşitli dergi, kitap ve projelerde yayımlanmış makale ve bildirileri bulunmaktadır.

Haber: Ümit Yıldırım

Bu haber toplam 2772 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim