Çoğu kişi onu düşünmeye dünyadan başlar. Eskiden düz bir dünya anlayışı vardı ve bu düz dünya öküzün boynuzlarının üzerinde dururdu! Yabancılarda da kamlumbağanın üzerinde durur inancı varmış… Sonra başınızı kaldırdığınız an büyük bir boşluk ve içindeki yıldızları görür ve onların nasıl oluştuğunu düşünmeye başlarsınız. ‘Yıldızları, gezegenleri ve güneş sistemimizi oluşturan evrenin bir başlangıcı var mıdır, varsa nasıl olmuştur ve nasıl bu günlere gelinmiştir?’ diye sorarsınız. Ve derken bir de bakmışsınız ki kendinizi zaman konusunun içinde buluvermişsinizdir.
Üzerine kafa yorulmadığı zaman, önü ve sonu sonsuz olan bir şey gibi gelir insana zaman. Oysa sonsuzluk terimi, aslında bu veya buna benzer konularda açıklama getirememenin acizliğiyle insanın bir kaçış yoludur. Günümüzde fizikçilerin düşüncesine göre zamanın bir başlangıcı vardır ve o da ‘büyük patlama’ anıdır. “Ola ki bu patlamadan önce bir zaman olmuş olsa bile bu zaman günümüzdeki evreni etkilemediği için düşünmeye değer bir şey değildir” derler.































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.