Tatbikatlar genellikle Kara-Hava-Deniz iş birliğini içeren senaryolara göre uygulanırken EFES-2022 bunun çok ötesinde yeteneklerin test edildiği bir tatbikattır. Özellikle denizaltı harbi, elektronik karşı tedbirler, yeni füze ve deniz üstü silah sistemlerinin denendiği tatbikat olması nedeniyle diğer tatbikatlardan daha farklı bir öneme sahip EFES-2022. Yunanistan'ın mevcut kapasitesiyle böyle bir tatbikatı icra edebilmesi söz konusu bile değil. O yüzden Yunanlılar oldukça fazla gürültü çıkarıyorlar.
Ege denizi 214 bin kilometre karelik yüz ölçümüyle içerisinde yaklaşık 3 bin civarında ada, adacık ve kayalık barındırmaktadır. Türkiye ile Yunanistan arasındaki mesafe Kuzey Ege'de 270 km, orta Ege'de 150 km ve güney Ege'de ise yaklaşık 400 km'dir. Bu 3 bin adanın uluslararası hukuka göre statüleri ise Balkan savaşlarından sonra Yunanistan'ın Ege adalarının bir bölümünü işgal etmesi ve 1923'te İngilizlerin baskısıyla silahsızlandırılmamak kaydıyla Yunanistan'a devredilen adalar, Anlaşmalarla Egemenliği devredilmemiş adalar ve 1912 yılında geçici olarak İtalya'ya verilmiş adalar olmak üzere üç guruba ayrılır. Ancak 1947 yılında Türkiye'nin taraf olmadığı Paris anlaşmasıyla İtalya'ya geçici olarak devredilmiş adalar tek taraflı bir iradeyle Yunanistan'a verilmiştir. Dolayısıyla bugün itibariyle Yunanistan'ın silahlandırarak askerileştirdiği adalar ile Muğla'nın hemen karşısındaki Menteşe adalar gurubu olarak da bilinen ve yaklaşık 34 adadan fazla adanın bulunduğu On İki adanın egemenliği tartışmalıdır. Akademisyenlerin ve uzmanların bu konularda çalışıp başta BM olmak üzere bu tartışmayı uluslararası ortama taşıması gerekir.
Devamı: https://www.aksam.com.tr/yazarlar/dr-eray-gucluer/yunanistanin-yeni-stratejileri/haber-1278579































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.