Hatta çocuk eğitiminin anne-babanın çocukluk dönemindeki eğitimlerinin niteliğiyle doğrudan ilintili olduğu da çok rahatlıkla söylenebilir. Dolayısıyla bugünün çocuğuna verilen eğitimin, bir kuşak sonrasının çocuklarını etkileyebilecek güce sahip olduğu açıktır.
Elbette ki bu etkinin pek çok değişkeni de söz konusudur. Her milletin kendine özgü örfü, adeti, geleneği, göreneği ve manevi değerleri vardır. Milletler kendilerine has bu değerlerle yeryüzündeki varlıklarını ve tarihteki yürüyüşlerini devam ettirirler. Toplumları millet kılan unsurlar kaybedildiğinde o milletin yeryüzündeki varlığı kuru bir kalabalığa dönüşür. Böylece o toplum ya diğer milletlerin taklitçisi olmaya ya da tarih sahnesinden silinmeye mahkûm olur.
Bu çerçeveden bakıldığında çocuk eğitimi, milletin varlığını devam ettiren hayati öneme sahip bir süreci ifade etmektedir. Okul öncesi eğitim ise bu sürecin devlet eliyle gerçekleştirilen ilk ve en önemli adımıdır. Gerek annenin eğitimi ya da ebeveynin eğitimi gerekse çocuğun öncelikle ailede ve ardından okul öncesi kurumlardaki eğitiminde titiz ve hassas bir yaklaşım sergilemek gerekmektedir.
Çocuk eğitiminin en önemli ayağı olan öğretmenin/eğitimcinin rol modelliği öncelikle dikkate alınması gereken en hayati konudur. Bu nedenle iyi bir öğretmenin/eğitimcinin eğitilme ve yetiştirilme süreci en ince ayrıntısına kadar planlanmalıdır. Mensup olduğu milletin, devletin ve toplumun değerlerinden habersiz öğretmenlerin kendisine emanet edilen çocuklara rol modelliği yapamayacağı ilkesinden hareketle rol modellik yapabilecek vasıflara sahip öğretmen/eğitimci seçiminde titiz davranılmalıdır.
Okul öncesi eğitime bir istatistiksel veri gözüyle bakılmamalı, her bir aşaması nicelik yerine niteliği önceleyen bir yaklaşımla değerlendirmeye alınmalıdır. Okul öncesi eğitimde sadece sayısal verilere bakılarak hangi düzeyde ya da oranda okul açıldığı hususunun ön plana çıkarılması; özellikle eğitimin içeriği, niteliği, kalitesi ve hepsinden önemlisi öğretmenin rol modelliğinin nazar-ı dikkate alınmaması boş yere kürek çekilmesi anlamına gelecektir. İstatistiği yükseltmeye odaklandığınızda niteliğin erozyona uğraması kaçınılmaz olur. Öncelikle ve ivedilikle okul öncesi eğitimde açılması hedeflenen okul sayısına odaklanmaktan çok Mevlana’nın pergel metaforunda işaret ettiği üzere bir ayağı bu topraklara kök salmış, millî ve manevî değerlerin eğitimini önemseyen ve önceleyen öğretmen ve eğitimci sayısını artırmaya odaklanmak gerekmektedir.
Devamı: https://www.maarifinsesi.com/okul-oncesi-egitim-sistemimizin-bir-kizilelmasi-var-mi/






























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.