19. Dönem Yazar Okulu Yönlendirme derslerinin dördüncü hafta konuğu, hukukçu ve aynı zamanda mizah yazarı Durdu Güneş oldu.
15 Aralık Cumartesi günü TYB Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen yönlendirme dersinde "Mizahın hayatımızdaki yeri" konulu ders verildi.
Mizahın hayatta önemli bir yere sahip olduğunu ve sadece gülmekten ibaret olmadığını söyleyen Durdu Güneş, mizahçıların gözyaşlarını kahkahaya çevirdiğini ifade etti.
Aziz Nesin'in hayatına dönüp baktığımızda zengin bir muhitte ama fakir bir aile hayatı sürdüğünü, defteri kitabı olmadığı için okuldan kovulduğunu, babasının gururu incinmesin diye ona bile söyleyemediği zamanlar olduğunu bu yüzden kendini mizaha verdiğini belirtiyor.Güneş, aynı zamanda yine mizahın ünlü yazarlarından Rıfat Ilgaz'ın Hababam Sınıfı'nı kaleme almasının sebebinin kendisiyle okul yıllarında çok dalga geçilmesinin verdiği bir olumsuzluktan dolayı olduğunu ifade etti.
Durdu Güneş ; İnsanın başkalarına yaptığı kötülüğü önce kendine yaptığının altını çizerek, "iyiliğin kendi içimizde oluşturulması gerektiğini, iç başarının dış faktörleri de etkilediğini" belirtti.
Mizahın hayatın güzel yanlarını komediye çevirdiğini, bu komedinin de insanları mutlu ettiğini anımsattı.
Kitaplarında yer verdiği fıkralardan örnekler sunan Güneş, çok gülen birine ön yargılı yaklaştığımızı çok gülmenin insanın başına bir felaketin geleceğinin habercisi olmadığının altını çizdi.
"Makam sahipleri neden gülmez?" sorusuna açıklık getiren Durdu Güneş; "gülmek insanları eşit hale getirir, işte o yüzden makam sahipleri gülmeyi tercih etmez" diyerek gülmenin en insani davranış olduğunu belirtti.
Mizahın beyni tuzağa düşürdüğünü söyleyen Güneş, bu durumun beynin gelişimine sağladığı faydalardan bahsetti. Beyni bir bilgisayara benzeten Güneş, nasıl ki bilgisayara programlar yükleyip verimli kullanmayı yenilemeyi sağlayabiliyorsak mizahlada beynimizi yenileyip taze tutmayı örnek gösterdi.
En çok nelere güldüğümüzün sorusunu yöneltirken, aynı zamanda uyumsuzluklara güldüğümüzü bu durumun sıradışılıkla alakalı olduğunu "bir başbakan yada tanınmış kişinin olmadık zamanda ayağı takılıp düşmesini ve bizim buna gülme hissiyle uyarıldığımızın" örneğini vererek konuya açıklık getirdi.
Mizahın ve komedinin abartılmadan yapılması gerektiğini savunan Güneş, "bir şey abartıldığı taktirde rahatsızlık yaratır" dedi.
Hayatın içinde her zaman mizahın var olduğunu ve var olacağının altını çizen Güneş, mizahın hayata karşı savaşlarda gücümüzü arttırdığını, sağlık, iletişim, sorun çözme ve beceride önemli rol oynadığının altını çizdi.
Mizahın gözlemle,üretmekle, düşünmekle olduğunu savunan Güneş, gülümsemenin bizim elimizde olduğunu Peygamber Efendimizin bile gülümsemeyi sadaka vermek olarak bizlere yaydığını anımsattı. Herkeste bir mizah potansiyeli olduğunu farklılıklardan zenginliklerin çıkabileceğini bununla da insanın önemli eserler ortaya çıkaracağını anlattı.
Durdu Güneş, her şeyden önce hayata sevgiyle bakılması gerektiğini, bununda paylaşmakla gülmekle olacağına değinen Güneş, "bilgiyi paylaşmazsak pekiştiremeyiz buda bizi köreltir" dedi.
Katılımcılara teşekkürlerini ileterek kitabını hediye eden Güneş, son olarak Mevlana'nın "bir mum diğerini tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez" sözüyle sunumunu noktaladı.
Haber: Ümit Yıldırım































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.