• İstanbul 18 °C
  • Ankara 19 °C

Ekrem Demirli: Kurucu İsimler, Müşterek Kaynak ve Kimlik

Ekrem Demirli: Kurucu İsimler, Müşterek Kaynak ve Kimlik
Anadolu'da İslam'ın on asrı mütecaviz tarihinde 13. asır, başka hiçbir asırla karşılaştırılamayacak bir role sahiptir.

Günümüze varıncaya kadar herhangi bir şekilde atıf yapılan hemen her isim, bu çağda veya biraz öncesinde yahut sonrasında yaşamış, bu çağda ortaya çıkan düşünceler öteki çağlarda düşünce ve hayatı şekillendirmiş, bu çağda farklı örf ve gelenekler ile din arasında kapsamlı bir sentez teşkil edilmiştir. Genel bir değerlendirmeyle bakacak olursak, Yesevi ve ilk takipçilerinden başlayarak Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli daha sonra gelmiş olan Süleyman Çelebi gibi isimler hep bu çağda ortaya çıkan düşünce terkibinin temsilcileri idi. Bunlar sufiler ve alimlere örnek teşkil eden isimlerdir; bir de Nasreddin Hoca, Hacivat - Karagöz gibi halk kültürünün kurucu unsurları da vardır. Bunlar da aynı çağlarda yaşamış, zamanla farklı kimliklere ve rollere bürünerek 'çağdaşlaşmış' ve kişileştirilmiş, konuşturulmuş isimlerdir. İkinci tür isimler, bir tür destan ve masal anlatımıyla, hayata girerler; gerçekte tarih ve hakikilik bir anlam taşımaz, yaşanan hadiseler tarihe taşınır veya tarih o hadiseler üzerinden yeniden inşa edilir, yorumlanır. Böylelikle tarih ve tecrübe üzerinden insanlık tecrübesi yeniden inşa edilir, birey büyük tecrübenin parçası haline getirilir. Böylelikle bütün zaman ve mekanlarda insan tecrübesinin bireyin günlük hayatına mal olması sağlanır, bireysel hayatımızda karşılaşabileceğimiz en sıra dışı ve müşkül hadisenin daha önce mutlaka bir örneği olduğu hatırlatılarak insanlık tecrübesi ile irtibatımız temin edilir, bireysel olan evrensel olanın yardımıyla gerçek bir tecrübeye dönüştürülür. Böylece örnek tipler, Nesimi'nin 'kevn ü mekana sığmazam' dediği gibi zaman ve mekana sığmaz, onların insanlara öğrettikleri şeyler, müşterek muhayyilenin ve ortak hafızanın ürünleri haline gelerek anonimleşir. Millet olabilmenin en önemli yönlerinden birisi, ortak atalar, ortak düşünceler ve müşterek tecrübelerdir. Söz konusu isimler günümüzde belirli bir ölçüde birleştirici niteliklerini koruyorlar, bilhassa dini düşünce ve ahlak alanında Mevlana, Yunus Emre ve Hacı Bektaş-ı Veli bu isimlerin başında geliyor.

Devamı: https://www.fikriyat.com/yazarlar/ekrem-demirli/2022/08/16/kurucu-isimler-musterek-kaynak-ve-kimlik

Bu haber toplam 115 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim