Sonra da eşcinseller için yasal düzenleme vaadinde bulunarak ‘cinsel yönelim’in yasayla dezavantaj olmaktan çıkarılacağını reklam panolarından duyurdu.
LGBT aile yapısını bozuyor mu, bozmuyor mu? Dahası, bugünün çocukları hedeflenerek, nasıl bir dünya düzeni kurmak istediklerine dikkat çekmek istiyorum.
Aile yapısının bozulmasından geçtik, “aileyi yok etmek” istiyorlar.
Fizikçi Dennis Meadows’ın birkaç ay önce Youtube’da yayınlanan röportajı Türkiye’de gündem oldu. Dünya nüfusunun 7 milyardan 1 milyara düşürülmesi gerektiğini söyleyen Meadows’ın, tezlerinin satır aralarını okuyunca LGBT ideolojisi ile karşılaşıyorsunuz. Aksini iddia edenler olacaktır tabii. Ancak başka bir izahı yok. Ne diyor Meadows?
“Dünya nüfusunun düşüşü şiddetle değil başka yollarla çözülmeli. Umarım bu medeni bir yolla gerçekleşir. Demek istediğim özel bir yolla. Huzurlu bir yolla. Ancak huzur, herkesin mutlu olduğu anlamına gelmez. Ancak bu yolun şiddetle değil başka yollarla çözüldüğü anlamına gelir ki demek istediğim bu. Yani şu anda 7 milyar insan var ama 1 milyar insanımız olacak. Geri inmemiz gerekiyor. Umarım bu yavaş bir şekilde olur ve eşit bir şekilde.”
Altı milyar (son güncel verilerek göre 7 milyar) insan; özel ve huzurlu bir yolla, şiddet olmadan, yavaş yavaş nasıl yok edilebilir? Düz mantık; sırası gelen, vadesi dolan ölecek! Ancak yerlerine yeni bir nesil gelmeyecek. Yani, üreme duracak. Worldometer’in anlık raporlarına göre dünyanın mevcut nüfusu yaklaşık 8 milyar. 2022 yılında şu ana kadar 90 milyon bebek doğmuş ve yine yaklaşık 40 milyon insan ölmüş. Yani doğal nüfus büyümesi yavaşlasa da devam ediyor. Tahminlere göre 2048’de dünyada 9 milyar insan yaşıyor olacak.
Gıda krizi, salgınlar, iklim değişiklikleri, kuraklıklar, yoksulluk ve açlığın önüne geçmek, daha da önemlisi “dünyayı paylaşmak istemeyen” bu üstenci aklın sahipleri kendilerine butik bir dünya inşa etmek istiyorlar. Bu planın işlemesi için de nüfusun büyümesini durdurmak ve eksiye geçilmesi gerekiyor. Yani neslin devamının önüne geçilmesi şart. LGBT ideolojisi tam da burada devreye giriyor. Kadın ile erkeğin birleşmesinin, aile olmasının ve nihayetinde üremenin önüne geçen çalışmaları LGBT örgütleri uzun zamandır sistematik şekilde uyguluyorlar. LGBT ideolojisi tüm dünyada meşru olma ve destek bulma aşamalarını geçti. Zamanın yetişkinleri ve gençlerine “farklı cinsel yönelimlere saygı duyma dayatması” eşiği çoktan aşıldı. Bilimsel hiçbir kanıtı olmamasına rağmen “homosek-süellik doğuştandır” fikrini ortaya atıp Dünya Sağlık Örgütü ve güdümündeki doktorları sözcü yaptılar.































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.