• İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C

Espritüel Konuşmalar I: Demokrasinin Esprisi

Espritüel Konuşmalar I: Demokrasinin Esprisi
Esasen Türkiye’de değme demokrasileri kıskandıracak bir siyasi kültüre sahibiz. Bu kültür “katılma”dır.

Yani seçmenler siyasete duyarlı, bir partiye üye olma, oy verme gibi siyasi hareketlere heveslidir. Daha yalın bir ifadeyle Türkiye’de siyaset hava gibidir. Girmedik baca bırakmamıştır. Fakat ilginçtir ki, siyasete yüksek ilgiye rağmen demokrasiye karşı -şahsi tecrübem bu yönde- bir lakaytlık, bir hafiften alma tavrı hayli yaygındır.

En sık duyduğum eleştiri demokrasinin bize yaramadığı, ülkemize uygun bir sistem olmadığı şeklindeydi. Fakat bu tür tereddütlerin üzerine gittiğimde ya alternatif bir düşünceye rastlamadım ya da ciddiye bile alınmayacak tekliflere maruz kaldım.

Bir nebze olsun ön yargıları kırmayı hedeflemekteyim. İşe demokrasiye tanımlamak ve demokrasi ile çoğu zaman ilişkilendirilen başka mefhumları ondan tecrit/tefrik ederek başlamak istiyorum. Demokrasinin tanımı yapılırken üç farklı temelden bahsetmek mümkün; 1) yönetimin otoritesinin kaynakları 2) yönetimin hizmet ettiği amaçlar 3) yönetimin kuruluşundaki usuller. Ancak 1 ve 2 numaraları temel alan bir tanımlama oldukça muğlaktır.

Ülkemizde “Medeniyetler Çatışması” teziyle tanınan Samuel P. Huntıngton’ın “Üçüncü Dalga: Yirminci Yüzyıl Sonlarında Demokratlaşma” kitabında aktardığı Schumpeter’in usûlî tanımı (üç numara) oldukça berraktır: “Demokratik yöntem, siyasal kararlara varılması için öyle bir kurumsal düzenlemedir ki, burada bireyler karar verme iktidarını, halkın oyları için yarışmacı bir mücadele yoluyla elde ederler.” Tanımdan kolaylıkla anlaşılacağı üzere demokrasi sırf bir yönetim şeklidir. Bu yönetimde yönetenler belirli aralıklarla yapılan ve dürüst, güvenilir seçimler yoluyla iktidarı elde ederler. Schumpeterci tanımı kasten tercih ettim. Algımızı daha da vuzuha kavuşturmak için demokrasinin çağrıştırdığı bazı kavramlar ile de arasına mesafe koymak gerekiyor.

Birinci çağrışımı Liberalizm. Demokrasi ve liberalizm yaygın şekilde ahbap çavuş olarak tahayyül edilmektedir. Ancak hem düşünce tarihi hem de siyasi tarih bunun, böyle olmadığını söyler. Zira liberal düşüncenin bir dönem en ürktüğü şeylerden biri siyasi yurttaşlığın, mülksüzlere de teşmiliydi. Çünkü mülksüzlerin bağımsız karar alamayacağını bu halleriyle de piyasa ekonomisini tehdit edecekleri kanaatindeydiler. Liberaller anahtar kavramları “birey” veçhesinden de tedirgindiler: Benjamin Constant (1767-1830), “Birey açısından bakıldığında, tek bir despot tarafından mı yoksa toplumun bütün üyeleri tarafından mı baskı altında tutulduğunun fazla bir fark yaratmayacağını söylediğinde, genel bir kaygıyı dile getirmekteydi. Ona göre, ikincisi daha bile kötüydü çünkü despotu öldürmekle despotizmden kurtulabilirdiniz, ama geniş bir çoğunluktan kurtulmanız mümkün değildi[1] Sorunu tek kelimeyle ifade edersek Liberaller çoğunluk diktasından endişeleniyorlardı. Demek ki demokrasi ve liberalizm geçmişte hep birlikte var olagelmiş değildir.

Demokrasinin ve liberalizmin etle tırnak gibi olmadığını ispat eden bir başka delil ise 1973’te Şili’de meydana gelen olaylarla ilgiliydi. Askeri bir darbe ile iktidarı ele geçiren General Pinochet on yedi yıl boyunca Şili’yi yönetti. İktidarında “Şikago Çocukları”nın tavsiyeleri doğrultusunda aşırı liberal bir ekonomiyi hayata geçirdi.[2] Ancak ne kendisinin iktidara gelişi ne de iktidarda kaldığı süre boyunca yaptıkları demokratikti.

Devamı: https://www.edebifikir.com/fikir/esprituel-konusmalar-i-demokrasinin-esprisi.html

Bu haber toplam 90 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim