• İstanbul 20 °C
  • Ankara 20 °C

Eyyup Azlal: Şeyh Cerrah'ta Nöbet Tutan İhtiyar Amcaya Mektup

Eyyüp AZLAL

Filistin’in işgal edilmiş başkenti Kudüs’e ve diğer şehirlere geçtiğimiz yıl bir seyahatimiz olmuştu. Kudüs’ün en eski mahallesi olan Şeyh Cerrah Mahallesi sakinlerinden ihtiyar bir amca ile tanışmıştım. O zamanlar tam ismini öğrenememiştim. Ama İşgalci Siyonistler, Şeyh Cerrah Mallesinde Filistinlileri  zorla evlerinden çıkarırken  medya’da bu ihtiyar amcanın daha doğrusu bu ihtiyar delikanlının fotoğrafını görmüştüm. Evinin önünde iskemlede oturup nöbet tutan bu ihtiyar amcayı  medyamız “klas duruş” adıyla haberleştirmişti. 

Bu ihtiyar amcanın tam  ismi Nebil El- Kurd idi. Dedeleri buraya Şeyh Cerrah’ın bu mahalleyi kurmasıyla yerleşmiş. Şeyh Cerrah,  Salahaddin Eyyubi’nin en kıdemli  komutanı, aynı zamanda doktoru hem de tasavvuf ehli olarak da Kudüs’te bir tekke kurmuştu. Fetih sonrası Kudüs’e yerleşti. Mezarı da oradadır. Aşağıdaki Mektup, Şeyh Cerrah Mahallesinin en kıdemli muhafızı “Nebil El-Kurd” Amcaya hitaben yazılmıştır.

Selam, senin üzerine olsun, 

Selam, bu mekanı size kazandıran ve 

biz Müslümanlara unutturmayan 

Şeyh Cerrah’ın üzerine olsun. 

Seninle iki bin yirminin  yağmurlu bir şubatında,  bir sabah muştusunda karşılaştım. Kudüs’te, Şeyh Cerrah Mahallesınde. Bize hurma ikram etmiştin, sıcak çay ikram etmiştin. Meşhur Kudüs hurmasını ilk olarak senin elinden yemek  bize nasip olmuştu. Yürüyorduk, Mescid-i Aksa’ya giden bir sokakta. Önde seyahat rehberimiz  Halil İbrahim Dindar’ın anlatımıyla Mescidi-i Aksa’ya giderken  Şam kapısını kullanıyorduk. Amacımız, o kapının büyük ihtişamını görmekti. 

 Şeyh Cerrah mahallesine geri dönüşlerimiz de başlı başına bir seramoniydi. Biz, kaldığımız Grand Park  oteline gelirken  Babüssahira’ı kullanıyorduk. Babüssahira’ya daha çok Herod kapısı da deniliyordu. Senin evinin olduğu mekan da bizim yol güzergahımızdaydı. Hoş geldin Türkiye’den, Hoş geldin İstanbul’dan. İslam coğrafyasının başkentinden bize ne haberler getirdin, demiştiniz. Size o zamanlar için gönül coğrafyamızdan  vefadan başka ne getirebilirdik. Biz geldik işte yetmez miydi?.

Devamı: https://www.milatgazetesi.com/yazarlar/seyh-cerrahta-nobet-tutan-ihtiyar-amcaya-mektup-1169/

Bu yazı toplam 46 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim