Kemaliye İlçesine bağlı bu şirin köyümüzde akşam namazı vakti işlenen bu cinayetin yaraları hala taze, hala canlı ve hala dipdiri duruyor yüreklerimizde.
Başbağlar katliamı, insan soyunun ne kadar vahşi, zalim ve acımasız olabileceğine en canlı örnek olarak gösterilecek bu ve benzeri vahşetlerin, çocuklarımıza ve torunlarımıza bırakacağımız geçmişimizin içinde, ne yazık ki, utanç dolu olması ile de unutulmaz bir cinayettir.
PKK en vahşi cinayetlerinden biri olan bu cinayeti işşlerken, üç gün önce, 2 Temmuz’da, Sivas’taki Madımak Otelinde yaşanan ve yine bu ülkenin insanlarının kanının akıtıldığı acı olayları bahane etmişti.
Oyun değişmemişti; yeni, Alevi-Sünni kavgalarını tetiklemek.
Yüzlerce yıl bu coğrafyada birlikte yaşamış; komşuluk yapmış, omuz omuza vererek düşmana karşı savaşmış, aynı inancı paylaşmış, aynı kıbleye yönelmiş, aynı topraktan bir çınar gibi yükselmiş ağacın dalları olarak ortak acı ve sevinci paylaşmış bu insanlar niçin birbirini öldürdüler?
Düşünebildiler mi?
Düşünemediler.
Çünkü buna fırsat vermediler.
Sadece cumhuriyeti baz alsak bile 46 yıl birbiriyle kardeşçe yaşayanlar neden 1960’lardan 2000’lere kadar birbirinin kanını döktüler?
2 Haziran 1966’da Muğla Ortaca’da başlayan ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylarla ilk fitil ateşlenmişti.
11 Haziran 1967’de Elbistan’da,
18 Ocak 1968’de Malatya’da,
15 Aralık 1968’de Hekimhan’da,
5 Mart 1971’de Kırıkhan’da,
23 Şubat 1975’de Erzincan’da,
17 Nisan 1978’de Malatya’da,
4 Eylül 1978’de Sivas’da,
22-24 Eylül’de Kahramanmaraş’ta,
28 Mayıs 1980’de Çorum’da meydana gelen toplumsal olaylarda yüzlerce insan öldü ve ocaklar söndü, binlerce iş yeri tahrip edildi, evler ateşe verildi, binlerce araç tahrip edildi.
Devamı: https://www.haber7.com/yazarlar/ferman-karacam/3239394-unutulmaz-bir-aci-basbaglar






























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.