• İstanbul 11 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 15 °C
  • Konya 17 °C
  • Sakarya 13 °C
  • Şanlıurfa 14 °C
  • Trabzon 10 °C
  • Gaziantep 13 °C
  • Bolu 12 °C
  • Bursa 15 °C

Gökhan Özcan: Anlamayı bıraktık mı?

Gökhan Özcan: Anlamayı bıraktık mı?
Hayatın içinde yer tutan her şeyin bir hikayesi olduğunu, bir derinliği ve genişliği olduğunu unutmuş gibiyiz. Her şeyi yüzeyinden anlıyor, kabuğundan anlamlandırıyor, ötesiyle hiç ilgilenmiyoruz.

Oysa hemen her şeyin hakikati, aslî anlamı, sırrı, muhtevası ötelediğimiz o ‘öte’lerde gizli. Öte alem dediğimizde asıl, sonsuz ve baki hayatı kastetmiş oluyoruz ya, işte bu da öyle!

Bu derinliklere ve genişliklere bakamayan insanın, kendi içindeki o sonsuzluğu bulabilmesi ve bilebilmesi elbette mümkün değil! Bırakalım anlamayı bir tarafa, sonsuzun sonsuz ihtimallerini sezebilmesi bile mümkün değil neredeyse! Yani yaşadığı hayatı rutinin ötesine taşıyabilmesi, günübirlik yaşadıklarının ‘öte’sine geçebilmesi, dolayısıyla anlam dünyasını derinliklere açabilmesi, genişliğine büyütebilmesi, zihinsel ve kalbi kabiliyetlerini her dem yeniden tazeleyebilmesi de mümkün değil!

İnsanın yaşı sürekli büyürken, idrakinin hiç büyümüyor oluşu ne kadar keder verici bir şey! Saçları ağarırken içinin neredeyse hiç ağarmaması ne acı! İhtiyarlık adım adım yaklaşırken kendi ihtiyarının yavaş yavaş elinden kayıp gitmesi ne kadar üzücü!

Hayat makinesinin hareketini sağlayan bir dişli midir sadece insan? Hayatın içindeki her zerre bu kadar anlam yüklüyken ‘insan’ın kendini ‘şey’lerin anlamlarından bu kadar mahrum kılması reva mıdır? Hakikati aramak ve bulmak üzere bahşedilen nefeslerimizi yürüme bandını pürtelaş adımlayarak boş yere tüketmek, sonsuz anlamlarla dolu anları, dakikaları, saatleri, günleri hiçbir şey kazanamadan, kendimize hiçbir anlam katamadan yaşayıp geçmek gerçekten yaşamak mıdır?

Sohrab Sepehri’nin ‘Suyun Ayak Sesi’ ismini verdiği muazzam şiirinden bir bölüm: “Ben Müslümanım. / Kıblem bir kırmızı güldür, / Namazlığım bir pınar, / Mührüm ışıktır, / Ova seccadem. / Penceremi titreştiren ışık ile abdest alırım. / Namazımın içinden ay geçer, tayf geçer, / Namazımın bütün zerreleri billurlaşır, / Namaz kaybolur taş görünür, / Rüzgâr, selvilerin üstünde ezan okuduğunda, / Namaz kılarım ben. / Otların tekbirinden sonra, / Denizdeki dalganın kamedinden sonra/ Namaz kılarım”

Yazının devamı için: https://www.yenisafak.com/yazarlar/gokhan-ozcan/anlamayi-biraktik-mi-4800922

Bu haber toplam 264 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim