• İstanbul 32 °C
  • Ankara 35 °C

Gülü İncitme Gönül ve Bestami Yazgan

Eyyüp AZLAL

Bestami Yazgan üstadımızı “Gülü İncitme Gönül” şiiriyle tanımıştık. Şiirin ilk kıtası şöyleydi.

“Çiçeklerle hoş geçin, /Balı incitme gönül

Bir küçük meyve için, /Dalı incitme gönül.

Bu şiirin ilk mısralarını duyduğunuzda eminim şunu söyleyenler olmuştur. “Bu şiiri reis-i cumhurumuz da okumuştu.” Hatta şöyle bir zemzemede bulunanlar da vardır.  “Ama bu şiir için Yunus Emre’nin diyorlar.” 

Hakikat şudur ki bu şiir, Yunus Emre’nin değildir. İnanmayan varsa gidip Yunus şiirlerinin toplandığı Divanına, Risaletü’n-nüshiye adlı mesnevisine bakabilirler. Yunus Emre şiirlerini derleyip toplayan, (divanını, Risaletü’n-nüshiye’sini hazırlayan)  Mustafa Tatçı Hocamıza da sorabilirler. Yok, bu şiiri Molla Kasım okurken çok beğenmiş de yanında saklamış, derseniz iş başka. 

Bu muhabbetten Bestami Yazgan üstadımız da aslında şikâyetçi değildir. O, “şiirlerimde manevi üstadım Yunus Emre’ye bu derece çok yaklaşmışsam ne mutlu bana.” der. Ve şunları da ekler. “Yunus’la aramızda şu farklar var. Renklerimiz, evlerimiz, giysilerimiz farklı. Onun Mollası: Molla Kasım’dı. Benim de en büyük eleştirmenim, mollam daima kendim olmuşumdur. Yunus, sade ve samimi şiirleriyle sade ve samimi Müslümanlara öncülük etti. Ben de Yunus’un yolundan giderek samimi ve sade Müslümanlara şiirimle yol gösteriyorum. Eskiden büyüklere şiir yazıyordum. Şimdi ise genç yüreklere, çocuk kalplerine şiir yazıyorum.”

Bestami Yazgan üstadımızın hikâyesi “Gülü İncitme Gönül” şiiriyle başlamaz, bu şiirle devam eder. Onun şiir damarı Osmaniye’ye, orada Güneysu Dergisiyle başlar. 

Bestami Yazgan’ın manevi üstadı Yunus Emre’dir demiştik. Peki şiire başlamasına kim vesile olmuştu? Dünyevî hocası kimdi? “O, her zaman hocam, diye hitap ettiği ve rahmetle andığı, Güneysu dergisinin de imtiyaz sahibi olan merhum Ahmet Neşet Dinçer’dir. Bu isim, Osmaniye’de birçok ismin edebiyatla ve şiirle tanışmasına vesile olmuş bir şairdi. Ahmet Neşet Dinçer’in gerçek mesleği askeriyede albay rütbesindeydi. Bestami Yazgan’ın Edebiyat öğretmeni olarak görev yaptığı Osmaniye Rahime Hatun Kız Meslek Lisesi’nde o da Milli Güvenlik derslerine girermiş. Onun teşvikiyle şiir yazdığını söyleyen Yazgan, şair ve asker olan Ahmet Neşet Dinçer için“  Bir öğrenci, bir çocuk gibi benimle ilgilendi, çok hoşgörülü, tatlı ve güzel bir insandı” diye hatıralarına not düşmüştü. 

Meşhur bir darb-ı meseldir. Adama sorarlar “taht mı istersin baht mı? Adam, baht isterim, demiş. Baht olunca taht kendiliğinden gelir, demiş. Galiba Bestami Yazgan, edebiyat öğretmeni olduktan sonra bahtı da ona yaver gitmişti. Baht olunca tahtı da tacı da beraberinde gelmiş. Albay Ahmet Neşet Dinçer’den sonra dergi çıkaracağı zaman ilçenin kaymakamı ile tanışır. İlçenin kaymakamı da bir şairdir. Bestami Yazgan, Dönemin Osmaniye kaymakamı Cengiz Kentli ismini hiç unutmaz. Edebiyat dünyası da bu zatı bir şair - kaymakam olarak kayıtlara geçirmiştir. ( 1985 yılında Osmaniye, Adana’nın bir ilçesiydi)   

Bestami Yazgan, o dönemde Osmaniye’de şair dostu Tayyip Atmaca ile de yolları kesişir. Bu kesişme ile Güneysu Dergisinin çıkışı hızlanır. Daha önce ismini zikrettiğimiz şahıslar ve Tayyip Atmaca ile Birlikte Güneysu Dergisi’ni çıkarırlar. 1984 yılında dergi için karar alınır.  Osmaniye’de en eski caddenin ismi olan “Güneysu, beraber çıkaracakları dergiye de isim olur.   

Bestami Yazgan, “Sanki ben şiir yazmıyorum, şiir beni yazıyor. Bir gecede üç şiir yazdığım olmuştu.”  dediği dönem bu döneme aittir. Hem bereketli, hem de meşakkatli bir dönemdi seksenli yıllar. 1985’in 1 Şubatında Güneysu, oldukça eski teknikle matbaada basılmaya başlanır:  O günlerin samimi şahidi, Bestami Yazgan’ın şair dostu ve yol arkadaşı Tayyip Atmaca’dan şöyle bir hatırayı dinleyelim.

“Bazı zamanlar matbaacının işleri çok olur, Bestami ağabey önceden yapmış olduğumuz tashihleri kalıbın yanına koyar, kalıptan cımbızla harfleri çıkarır ben de kasadan doğru harfleri veririm, ilgili satırdaki yerine yine cımbızla yerleştirirdi. Başka bir seçeneğimiz yoktu.”

Bestami Yazgan, Güneysu Dergisinin 45. sayısında Tayyip Atmaca ile yol ayrımına gider. Ayrılırken kavga gürültü ile değil, ağlayarak ayrılırlar…

İnşallah gelecek yazıda Bestami Yazgan’ın Tayyip Atmaca ile yol ayrımını ve Bestami Yazgan’ın İstanbul fethine nasıl çıktığını anlatacağız. Kalın sağlıcakla. 

Milat Gazetesi

Bu yazı toplam 70 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim