Kültür ve sanat faaliyetleri olmazsa olmazımız. Günlük hayatın hayhuyundan bir nebze bizi uzaklaştıran teneffüs dakikaları… Çağın koşturmacası, stresi, yoğun ve zaman zaman gergin gündemi insana ister istemez bir karabasan gibi çökmekte. Ancak hayatta tüm renklerin varlığına aşina olduğumuz gibi bu zorluklarla da yaşamak zorundayız. Ruhumuza çöken bu ağırlığı bir nebze hafifletebilmek için sığındığımız bu faaliyetler; bize insan olduğumuzu anlatan, sadece etten ve kemikten oluşan biyolojik bir makine olmadığımızı hatırlatan güzelliklerdir. Kültür ve sanat faaliyetleri de ruhumuzu besler. Edebiyat ve musiki, kültürel faaliyetlerin başında gelir. Birçoğumuz üzüntümüzü, hüznümüzü, acımızı bir şarkının sözleri ve ezgisinden oluşan kanatları altına sığınarak dindirmeye çalışırız. Bazen de onun ritmiyle kutlarız sevincimizi, neşemizi.
Geçtiğimiz hafta Bestekâr Ali Dursun Yağlı hocamızın nazik daveti üzerine Yunus Emre Kültür Merkezinde sahnelenen “Bahara Merhaba Konseri”ne katıldım. Malum salgın yüzünden iki yıldır bu tür faaliyetler askıya alınmıştı. Üniversite yıllarımdan beri koroların içinde olduğumdan olsa gerek, musiki faaliyetlerinden ayrı kalmak biraz buruktu benim için. Bu yüzden bu konser biraz da bu burukluğu telafi edecekti.
Devamı : https://milatgazetesi.com/yazarlar/bahara-merhaba-konseri-ve-ali-dursun-yagli-4121/































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.