MEKKE/ARAFAT
Sizler bu yazıyı okuduğunuz saatlerde biz Mekke’den çıkıp, Arafat’a ulaşmış olacağız. Hüccacın çoğu dün geceden Arafat’a ulaştı bile. Bizler de onların izinden şimdi Arafat’tayız.
Arafat marifetin kapısı ya da marifetin arandığı mekan; makam!
Marifet dedik. Kalp ile idrak. Gönül ile kabul. Allah’ı bulmak, tanımak, teslim olmak.
Arafat’tayım, marifeti aramaktayım!
***
Hani demiştik ya bir önceki yazıda. Hac baştan aşağıya sembollerle dolu bir ibadet.
İşte bembeyaz kefen içindeyim. Şu an bir meyyit kadar zararsız, bir meyyit kadar çaresiz, bir meyyit kadar teslimiyet içindeyim. Üzerimde uçuşan börtü böceğe de ayağımın altındaki taşa toprağa, ota, ağaca da zarar veremeyecek haldeyim.
Marifeti aramaktayım, kavrulan sıcakta alevlerle birlikte yanmaktayım.
Ne bir arsıza söz söyleyebiliyorum...
Ne bir hadsize hadini bildirebiliyorum...
Kefenler içinde milyonların arasında yapayalnız bir viraneyim.
Marifeti aramaktayım.
Cebelü Rahme… Rahmet tepesinin yanı başındayım.































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.