Hüseyin Akın: Evin ''sen'' hali

Hüseyin Akın: Evin ''sen'' hali

Sürekli evde kalmak evin önemini azaltıyor olabilir mi? Hemen peşinden sıkılmak geliyorsa olabilir elbette. Evin kıymeti dönüp dolaşıp ona geldiğimiz zaman anlaşılır en iyi. Dışarıdaki yorgunluğumuzu en iyi başka bir yer değil, ev alır. Çünkü o sadece bir mekân değil, muhtevadır da. Evin muhtevası onda sürekli kalmak zorunda bırakıldığımızda dağılıverir. Bu sefer ev arayışı yön değiştirir. Evi sokakta aramaya başlarız. Koronavirüs salgını sebebiyle 65 yaş üstü vatandaşların sokağa çıkmamaları ikazının bu yaştaki insanlarca dinlenmemesi böyle bir arayışın bir sonucu olabilir. Emekli insanların ev ile dengeli ilişki kuramamalarının sebebi de biraz burada aranmalıdır. Dışarıdan fırsat bulup da bir türlü gerçekleştiremediğimiz birçok şey için hep evde uzun süre bulunabileceğimiz vakti bekleriz. Bazılarımız için beklemek hayale dönüşür. En çok da kitap okumak için böyle bir fırsatı kollar çoğumuz. Peki, netice? Bir iki gün devam eder, ama sonra kesilir bu heyecan. Zaman da mekân da tam istenildiği gibidir hâlbuki. Arıza mekânda değil bizim mekâna hâkim olamayışımızdadır. Sanki ev olanca ağırlığı ile üzerimize kapaklanmıştır. Kendimizi dışarı atma isteği hâkim olamadığımız evin üzerimizdeki sıkleti sebebiyledir. Evde sıkılan kişilerin vakitlerini öyle uzakta değil eve en yakın bir yerde geçirmeleri evin muhteviyatına yeniden kavuşabilmek içindir. Evin hemen karşısındaki çay ocağı, asmalı mescit ya da hemen köşe başındaki park evde iken arayıp da bulamadığımız odalar gibidir. Sıkılmak varsa sıkan bir şeyde vardır elbette. Evde insanı ne sıkar? Kim Bilir belki de muhtevasızlık. Şayet ev içinde oturanlara uzun süre kullanmadıkları için bozuk zannettikleri bir radyo gibi geliyorsa, onu çalıştırmak için de ellerinden bir şey gelmiyorsa radyoyu kendi haline bırakıp çalıştırabilecekleri başka şeyleri aramaya girişeceklerdir. Uzun süre kullanmadığımız ev içerdekileri içeriye buyur etmiştir, fakat içeriğini kaybetmiştir. Bu yüzden ikinci (iş) ve üçüncü mekânın (iş dışı vakit geçirebilecek lokal, kahve vb.)  etki alanından kurtulamayan insanlar birinci mekânlarına (ev)  ünsiyet sağlayamamaktadırlar. Koronavirüs salgını farkında olmadan unuttuğumuz ne çok şeyi hatırlattı bize. Meğer hayatın kendisini salgın gibi yaşayan ne çok insan varmış.

Devamı: https://www.milligazete.com.tr/makale/4106557/huseyin-akin/evin-sen-hali

Bu haber toplam 145 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim