• İstanbul 30 °C
  • Ankara 27 °C
  • İzmir 33 °C
  • Konya 27 °C
  • Sakarya 30 °C
  • Şanlıurfa 37 °C
  • Trabzon 26 °C
  • Gaziantep 33 °C
  • Bolu 25 °C
  • Bursa 29 °C

İsmail Güleç: Bir şadırvan sadece şadırvan değildir

İsmail Güleç: Bir şadırvan sadece şadırvan değildir
Şadırvan özellikle Osmanlı mimarisinde tekamül eden ve tüm Osmanlı mülküne yayılan camilerin önemli bir parçasıdır.

Sıradan bir abdest alma musluğunu bir sanat eserine dönüştürmeyi başaran Osmanlılar, inşa ettikleri camileri; yörenin geleneksel mimarisine, yaptıran kişinin zevkine, ustasının kabiliyetine farklı biçimlerde şadırvanlar inşa etmiş, Türk mimarisi denilince akla gelen unsurlardan biri haline getirmeyi başarmışlardır.

Şadırvan bir sanat eseri olarak kabul edilir. Suların biriktirildiği havuz veya haznesi, hazneyi örten metal bir şebeke veya tel kafes, kubbesini taşıyan sütunlarda kullanılan taş veya mermer, saçaklarda kullanılan ahşap ve metal malzemelerin uyumu, üstünü örten kubbenin şekli, taş, mermer ve ahşap oymacılığı, metalin işlenmesi, nakış ve hat sanatının hem ayrı ayrı hem de hep birlikteki uyumu ile şadırvanlar bir şahesere dönüşür. Havuzun ortasında suyun fışkırarak aktığı fıskiyeden gelen ses ile musluk ve lülelerden akan suyun çıkardığı ses dinleyenlere bir musiki zevki verir. Abdest alırken suyun hem az akması hem de abdest alan kişinin üstüne sıçramaması için takılan küçük muslukları da unutmamak gerekir. Muslukların tam karşısına ise abdest alanların ayaklarını yıkayabilmeleri için taş veya ahşaptan yapılmış oturaklar olur.

Bir şadırvan bir medeniyetin mahsulüdür ve şadırvanı yapanların eriştikleri kültür ve medeniyet düzeyini gösterir. Kullanılan malzemeler ve kullanış biçimleri, onlara kazandırılan estetik değer ancak medeni toplumların yapabileceği bir şeydir.

Şadırvanlar o şadırvanı kullananların inancıyla da yakından ilgilidir. Bir şadırvan bize o şadırvanı kullananların mezhebi ve İslam anlayışı hakkında bilgi verir. Ne demek istediğimi biraz daha açayım.

0x0-bir-sadirvan-sadece-sadirvan-degildir-1781331989327.jpg

Geçtiğimiz günlerde saha araştırması yapmak üzere Arnavutluk'a gittim. Orada yeni yapılan bir caminin avlusunda çok şık bir şadırvan gördüm. Klasiğin modern yorumu idi ancak bana bir şey eksik gelmişti. Üzerinde fazla durmadan içeri girdim.

Musluğun karşısında oturak bulunmuyordu. Ayakları yıkamak zor oluyordu. Derken yanıma bir genç geldi ve abdest almaya başladı.Sıra ayaklarına gelince çoraplarının üstüne mesh edince şadırvanlarda niçin oturak olmadığını anladım. Dışarıdaki şadırvandaki eksikliğin ne olduğunu da fark ettim.

Namazda okunan kameti dinleyince, ayaklarını açıp ellerini neredeyse göğüslerinin üzerinde bağlamalarını ve imam selam verir vermez cemaatin dağılmasını görünce beş asır Osmanlı olan topraklarda yeni bir mezhebin yayıldığını gördüm. Konuyu biraz soruşturunca Arnavutluk'ta camileri kim yaptırırsa yönetiminin de onlara verildiğini öğrendim. Komünist dönemde neredeyse tüm camilerin yıkıldığı Arnavutluk'ta 1990'da başlayan ayaklanmalarla değişen rejimden sonra cami yapılmasına izin verildiğini öğrendim.

Arnavutluk'ta yeni yapılan camilerin neredeyse tamamını körfez ülkeleri yaptırmış. Ayrıca imamların maaşlarını da ödemişler. Bunun karşılığında ise ibadet hayatını kendi itikatlarına göre düzenlemişler. Beş asır Osmanlı uleması içtihatlarına göre abdest alıp namaz kılan Müslüman Arnavutlar artık körfez ülkelerinin mezhebine göre amel ediyorlar.

Bir şadırvanda oturak olup olmaması bu bakımdan önemliydi. Müslüman Arnavutlarla aramızdaki mesafe yeterince açılmamış gibi kapatılması pek mümkün olmayan bir mesafeye doğru hızlıca açıldığını görmek çok üzücü ve düşündürücü idi. Üzerinde düşünülmesi ve bir şeyler yapılması gereken bir konu olduğu açık.

Ülkemizde de benzer tartışmalar oluyor ve aynı şekilde ayaklarını mesh ile yetinenler, körfez ülkeleri gibi namaz kılanlar, ellerini göğüsleri üzerine bağlayıp ayaklarını iki tarafa doğru uzatanları görüyoruz. Ancak bunlar hâlâ azınlıkta ve toplumun geneline sirayet etmedi çok şükür. 

Devamı:https://www.fikriyat.com/yazarlar/ismail-gulec/2026/06/13/bir-sadirvan-sadece-sadirvan-degildir

Bu haber toplam 174 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim