Son zamanlarda, eş-dost sohbetlerinde, sosyal medya paylaşımlarında sıkça karşımıza çıkan konulardan biri gençlerin dinden uzaklaştığı, inançsız bir şekilde yetiştiği, bu durumun özellikle son yirmi yılda arttığı ve bunun sebebinin de dindarlar olduğuna dair kanaatlerin mutlak doğru imiş gibi tekrar edilmesidir. Garip olan hiç kimsenin şu soruları sormaması. Acaba son yirmi yılda muhafazakâr bir hükümet yerine seküler ve batıcı bir hükümet görev alsaydı gençler şimdiki gibi dinden uzaklaşmayıp daha dindar olur muydu? Acaba dünyada özellikle Batı Avrupa ve Kuzey Amerika'da durum nasıl? Son yirmi yılda oralarda gençler dine yöneldi mi yoksa bizdeki gibi dinden uzaklaşıyorlar mı? Beni Kaybettin İz Yayıncılıık'tan çıkan David Kinnaman'ın Beni Kaybettin Genç Hristiyanlar Neden Kiliseyi Terk Edip İnancı Sorguluyorlar? başlıklı kitabında yukarıda sorduğum soruların cevaplarını buldum. Kinneman, ABD'de ergenler, yetişkinler ve çocuklar ile din görevlileriyle inanç, maneviyat, siyasi tutumlar ve kültürel dinamikler konularından araştırmalar yapan bir ekibin başı. Özellikle 16-29 yaş grubunun inanca karşı tutumlarını irdeledikleri araştırma bu konuda bize önemli bilgiler sunuyor. Bu arada Kinneman'ın dindar biri olduğunu ilave edeyim. Kinneman'ın Hristiyanlıktan kopan gençlerle ilgili bir kitabı daha var. Beni Kaybettin ise hâlâ içeride yani Hristiyan şemsiyesi altında olup dışarı çıkmaya yakın olanların durumunu inceliyor.
İsmail Güleç: Gençlerin dinden uzaklaşmalarının sorumlusu kim?

Bu haber toplam 300 defa okunmuştur
- Yorumlar 0
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SON EKLENEN GALERİLER
Diğer Haberler
Hüseyin Öztürk: Toprak ve insan erozyonuİnsanlık için dünyadaki en önemli iki varlık toprak ve sudur. Sadece insanlık için mi? Elbet hayır! Diğer canlılar için de toprak ve su kaybı hayati önem taşımaktadır.
Ahmet Varol: Uluslararası Kudüs Müessesesi’nin yeni atağıBir önceki yazımızda Uluslararası Kudüs Müessesesi’nin geçtiğimiz Cuma (5 Aralık) akşamı düzenlenen toplantısında yeni genel sekreter ile yeni İdare Meclisi üyelerinin seçildiğini belirtmiştik.
Aydın Ünal: Haydarpaşa’da bale mi? Yok artık!Şu sıralar TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmekte olan 2026 Bütçesi’nde Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’ne 5.248. 396.000 TL; Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne ise 5.295. 573.000 TL tahsis ediliyor.
Yusuf Kaplan: Sadece akîde özgürleştirir; o yüzden en evrensel cümlemiz, akîde cümlemizdir bizimTarihi yapan şey, akîdedir.Sâbitelerdir, değişkenler değil.Âkide, sâbiteler demektir, dogma demek değildir.- 09:59 - D. Mehmet Doğan Bilgi Şöleni ile Anılıyor
- 15:17 - Hüseyin Öztürk: Toprak ve insan erozyonu
- 15:15 - Ahmet Varol: Uluslararası Kudüs Müessesesi’nin yeni atağı
- 15:11 - Aydın Ünal: Haydarpaşa’da bale mi? Yok artık!
- 15:09 - Yusuf Kaplan: Sadece akîde özgürleştirir; o yüzden en evrensel cümlemiz, akîde cümlemizdir bizim
- 17:00 - Milletlerarası D. Mehmet Doğan Bilgi Şöleni Başlıyor
- 16:09 - Mahmut Bıyıklı Düzce’de Gençlerle Buluştu!
- 16:06 - Kayseri; Erciyes’in Eteklerinde İki Dünyalı Şehir Konuşturan: Şair Kadir Korkut, Anlatan: Yazar Fahri Tuna
- 16:02 - Türkiye Yazarlar Birliği Trabzon Şubesi’nden Aralık Ayında İki Önemli Program
- 15:44 - Niçin Evlenmeliyiz?
- 10:53 - Mesnevî Okumaları -248- Dr. Öğr. Üyesi Fahrettin Coşguner
- 09:38 - Hüseyin Öztürk: Kötü üslup doğruların afetidir
- 09:36 - Ali Karahasanoğlu: Ekrem, Cem’e ne çok da benziyor!
- 09:32 - Yasin Aktay: Yeni Suriye’den ve liderinden kim ne bekliyor?
- 07:00 - Safahat Okumaları Prof. Dr. Yavuz Bayram ile Devam Ediyor
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim

























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.