• İstanbul 29 °C
  • Ankara 29 °C
  • İzmir 34 °C
  • Konya 29 °C
  • Sakarya 29 °C
  • Şanlıurfa 38 °C
  • Trabzon 25 °C
  • Gaziantep 35 °C
  • Bolu 26 °C
  • Bursa 29 °C

İsmail Güleç: Nasreddin Hoca ve Tasavvuf

İsmail Güleç: Nasreddin Hoca ve Tasavvuf
Nasreddin Hoca fıkralarının tasavvufî yorumlarına dair literatür büyümeye devam ediyor.

Nuri Emin'in Nasriyye başlıklı kitabı halkaya eklenen son zincir oldu. Yıllardan beri Osman Reşer'in Avrupa'ya sattığı yazma eserlerin izini süren Güler Doğan Averbek Wroclaw Üniversitesi Kütüphanesi'nde bulduğu Nasriyye nüshasını etraflı bir giriş yazısı ile yayınladı.

19. asrın başlarında yaşadığı anlaşılan Nuri Emin'in eserinde 141 fıkra bulunuyor. Kitabın özelliği, fıkraların metni verildikten sonra dört mısralık bir manzume ile şerh edilmesi. Bir nevi fıkrada verilmek istenen mesajın derli toplu özetlenmesi de diyebiliriz.

1907'de 400 Nasreddin Hoca fıkrasını derleyip yayınlayan Bahâî, kitabının sonunda Nasreddin Hoca fıkralarını özetleyen bir manzume yazar. Burada fıkraları tarif için söylenen,

Her sözü şâyeste-i takdîrdir
Her rumuzu kâbil-i tefsîrdir

Sanma kim ebleh idi ol hürde-dân
Her sözü bir nükte eylerdi beyân

dizeleri Nasreddin Hoca fıkralarında bir hikmet olduğunu ve sıradan görülen fıkraların bile sadece gülünmek için anlatılmadığını gösteriyor. Nurî Emin fıkralardan sonra yazdığı manzum şerhle bu nükteleri açıklamaya çalışır.

Kitapta dikkat çeken bir diğer özellik, Nasreddin Hoca fıkralarında görmeye pek alışık olmadığımız şiddette müstehcen fıkraların olmasıdır. Otantik fıkralarda olmayan bu fıkraların şehirlerde tahsil görmüş kimseler tarafından özel sohbetlerde üretildiğini düşünenlerdenim. Böyle düşünmemin sebebi ise müstehcenliğin doğal olmayan boyutlarda olmasıdır.

Mutasavvıf Nasreddin Hoca

Nasreddin Hoca günümüze kadar birçok bakımdan araştırma ve inceleme konusu oldu. Hoca'nın üzerinde durulan özelliklerinden biri de tasavvufî şahsiyeti oldu. Şemseddin Sâmi, kesin bir ifade ile söylemekten kaçınmakla beraber Nasreddin Hoca'nın evliyadan olduğunun zannedildiğini belirtmekle yetinir. Abdülbaki Gölpınarlı, Nasreddin Hoca'nın Seyyid Mahmud Hayrânî'nin (ö. 1268) müntesiplerinden olduğunu söyler. Fevzi, Halıcı, Bayburtlu Osman'ın evliyaların isimlerini listelediği eserinde Nasreddin Hoca'yı da zikrettiğinden bahseder. Abdurrahman Güzel gördüğü kimi yazma eserlerde Hoca'dan evliya olarak bahsedildiğini söyler. Mustafa Tatçı da Nasreddin Hoca'nın halk arasında bir veli olarak bilindiğini, fıkralarının da bu yönüyle anlaşılması gerektiği üzerinde durur. Ali Günvar ise hiç tereddüt etmeden Hoca'nın evliya olduğunu söyler. Selami Şimşek'in Nasreddin Hoca ve Tasavvuf kitabı tamamen bu konuya hasredilmiştir ve Hoca'nın mutasavvıf olduğu izah ve ispat edilir.

Tasavvuf ehli olduğuna inanılan Nasreddin Hoca'nın fıkralarında bir hikmet olduğuna inananlar tasavvufî bir bakış açısıyla yorumlar. Köprülü merhum her ne kadar Hoca'nın fıkralarının tasavvufî yönden yorumlanmasını saçma bulup yorumlayanları tenkit etse de Hoca'nın fıkralarında tasavvufî bir hikmet bulan ve yeri geldikçe eserlerinde mevzuların daha iyi anlaşılması için bu yorumlara sık sık başvuran birçok mutasavvıf olduğunu biliyoruz.

Fıkraların tasavvufî yorumu

Nasriyye yayınlanmadan önce Nasreddin Hoca'nın fıkralarını derli toplu ilk şerhinin Mevlâna'nın torunlarından Seyyid Burhaneddin Çelebi'ye ait olduğunu biliyorduk. Fıkraları yayınlayan Fikret Türkmen Nasriyye'nin kaleme alındığı yıllarda dünyaya gelen Burhaneddin Çelebi'nin Mevlevî terbiyesi içinde yetiştiğini, rindmeşreb olup latife etmekten, nüktelerden ve şiirden pek hoşlandığını söyler. 121 fıkrayı şerh eden Burhaneddin Çelebi kitabına Burhaniyye adını verir. Fikret Türkmen'in kimi fıkralara getirilen yorumları abartılı bulduğu eserin özelliği yorum yapılırken âyet, hadis ve Mesnevî'den örnekler verilmesidir.

Bahaî adında bir müellif, okuduğu kitaplardan, dinlediği sohbetlerden ve kendisine yazılan mektuplardan derlediği fıkraları Letaif-i Hoca Nasreddin rahmetullahi aleyh Nasreddin Hoca adıyla yayınlar. Fıkraları teker teker yorumlamaz ama kitabının en sonunda fıkraların hikmet ve irfan bakımından ne kadar önemli olduğu üzerinde durur. 

Devamı: https://www.fikriyat.com/yazarlar/ismail-gulec/2026/06/06/nasreddin-hoca-ve-tasavvuf

Bu haber toplam 356 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim