1535’te inşa edilen yapı, bugüne de nice şeye şahit olsa da varlığını bütün koşullarda sürdürebilmiş istisnai mekanlardan biri konumunda. “İlmin Kubbesi” olarak da bilinen kadim şehre, Ahlat ve Belh ile birlikte Kubbetü-l İslam şehri olan Buhara’ya “kapılar şehri” desek yeridir. Zira 2500 yılın her rengini taşımaktan yorulan şehrin çöl sarısı, adeta kapıları ile bu uzun yol yorgunluğunun çizgilerini en ince kıvrımları ile üzerinden atmaya çalışmakta hissini edindim.
Devamı:https://www.yenisafak.com/yazarlar/ismail-halis/kapilar-ve-kubbeler-2062759































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.