Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı devirme hedefiyle bir araya gelen “6+1 Güçlendirilmiş 28 Şubat İttifakı” bileşenlerinin seçmene en büyük vaadi ülkeyi yeniden kısa süreli koalisyonların kurulup dağıldığı parlamenter sisteme döndürmek.
Cumhurbaşkanı adayı olarak da hep birlikte parmaklarında oynatabilecekleri bir kukla aradıkları anlaşılıyor.
Üstelik bunu bizzat kendileri itiraf ediyor, nasıl olacaksa, “Cumhurbaşkanı kim seçilirse seçilsin ülkeyi altı lider birlikte yönetecek” diyorlar.
İnsanın aklına ister istemez, “Acaba alacakları ortak kararları uygulamadan önce büyükelçilere de onaylatacaklar mı?” sorusu geliyor.
Parlamenter sistemin ne tür bir şey olduğunu ve ülkeye neler kaybettirdiğini, siyaset dışı vesayet odaklarına nasıl alan açtığını koalisyonlu günleri yaşayanlar çok iyi bilir.
Fakat bilmeyenler ve unutanlar için yanı başımızda Irak gibi çarpıcı bir örneği var.
Parlamenter sistem vaat edenlerin Türkiye’yi nasıl bir karmaşaya ve çıkmaza sokmak istediklerini görmek ve göstermek için komşu ülkede yaşananlar gayet net bir tablo ortaya koyuyor.
Geçenlerde bir yazımda bahsetmiştim ama yeniden hatırlatayım.
Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçimi 24 Haziran 2018’de yapıldı ve 66’ncı hükümet 10 Temmuz’da, yani 16 gün sonra TBMM’de yemin ederek göreve başladı.
Devamı: https://www.dirilispostasi.com/makale/11153265/ismail-yasa/irak-ve-parlamenter-sistem































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.