• İstanbul 23 °C
  • Ankara 25 °C

Kâmil Yeşil: Ücük (harf) inkılabı, dil ırkçılığı ve Erbakan Hoca’nın dil tavrı

Kâmil Yeşil: Ücük (harf) inkılabı, dil ırkçılığı ve Erbakan Hoca’nın dil tavrı
12 Eylül öncesinin orta öğretim öğrencileri iyi hatırlar. Okula yeni bir öğretmen gelmiş ama fraksiyonu ne, merak mı ediyorsunuz? Bunu bilmek için öğretmenin ilk dersi yeterli olurdu.

Onun “sağcı” mı yoksa “solcu” mu olduğu ilk derste hemen anlaşılırdı / anlardık. Nereden? Altın yüzük kullanmasından, saçlarını sola doğru taramasından filan değil. Kullandığı kelimelerden. Konuşmasında “ivedi, olanak, olasılık, koşul…” geçen öğretmenler “solcu” idi. Bir turnusol kâğıdı gibi bizi yanıltmadı bu tecrübe. Demek ki o öğretmenler bu kelimeleri böyle bir sonuç almak için özellikle kullanıyordu. Bundan dolayı “cevap” yazdığımız öğretmenler ayrı idi; “yanıt” verdiğimiz öğretmenler ayrı.

Bendeniz bu ayrımın kurbanlarından biriyim. Çünkü lise 3’te Coğrafya dersi sınavına “Yanıtlar” diye başlamadığım için aldığım düşük nottan dolayı okul birinciliğini kaybettim.

Cemil Meriç Üstadımız: “Kamus, namustur.” demişti; ama aynı zamanda “İmanımız kelimeyle, küfrümüz, kavgamız kelimeyle.” diye ilave etmişti. O zamanlar bir vaiz konuşmasında şöyle diyordu: “Bir adamın ağzından “çağdaş” kelimesini mi duydunuz; o adam buz gibi kâfirdir. Hiç şaşmaz bu.” Çünkü bu kelimeyi, kastedilen içerikte kullananlar o zamanlar dine, İslâm’a “çağ dışı” diyen kimselerdi.

Bu bir ilerleme mi? Evet, 40’lı yılların Ataç’ı ve izleyicileri için büyük ilerleme idi bunun adı. “Öztürkçe” akımını başlatmışlar ve dilde böylece ikiliğe yol açılmışlardı. Bu açılımdan dolayı imzasını yıllarca “M. Kemal” olarak atan Mustafa Kemal; büyük ünlü uyumuna uysun diye adını değiştirmiş, “Kamal” imzasını kullanmıştı. Merak edenler, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin avlusundaki yazıta bakabilir.

Bu değişikliğin ilginç bir öyküsünü Cemal Granda “Atatürk’ün Uşağı İdim’ adlı anılarında şöyle anlatır:

“Bir gün Ata beni yanına çağırdı, biraz da içmişti. “Bütün Kemaller eşektir.” dedi. Ben şaşırmıştım. Ne diyeceğimi bilemedim. Ata devam etti: “Sen benim kendime eşek dediğimi zannediyorsun değil mi? Hayır. Benim adım Kemal değil, Kamal.” İsteyen bu kitaba bakabilir.

Devamı: https://www.dunyabizim.com/ucuk-harf-inkilabi-dil-irkciligi-ve-erbakan-hocanin-dil-tavri-makale,2360.html

Bu haber toplam 65 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim