• İstanbul 19 °C
  • Ankara 12 °C

Leyla Şerif Emin: Şerefü’l mekân bi’l mekîn

Leyla Şerif Emin: Şerefü’l mekân  bi’l mekîn
Osmanlı Devleti Balkanlar’dan çekildikten sonra, sistematik olarak insanların göçe zorlanması, ardından göç etmeyenlere uygulanan baskılar bilinen bir olay.

Eskiler “Şerefü’l mekân bi’l mekîn” derlerdi, kişiler göçe zorlanınca mekânlar biraz daha öksüz biraz daha yalnız kaldı.

Son yüzyılda Balkanlar’da nice tarihi eser yıkılmış, kendiliğinden yıkılanlar da kaderleri ile başbaşa kalmıştır. Prizren’e giderseniz ara sokaklarda tek başına mücadele eden camisiz bir minare görürsünüz. Bir savaş olur, köprüler ve minareler bombalanır, depremde hasar gören yapılar, öylece bırakılır, zamana karşı mücadele etmeye çalışırlar. Bu tarihî yapılar öyle özel yapılar ki, hem mimarî hem de sanat değerleriyle insanlara hizmet ederdi. Bizler biliyoruz ki, buralarda Osmanlı kimliğini yok etmeye çalışan bazı düşmanlar var, bilerek bu gibi yapıların üzerine farklı yapılar inşaa ettiler. Peki, tarih değişir mi? Hayır. Olan sadece bu güzide eserlere olur.

Geçen hafta Makedonya’nın Ohri şehrinde yenilenen Ali Paşa Camii’nin açılışına şahitlik ettik. Caminin minaresi yoktu, o minare yapılmasın diye de türlü türlü sorunlar çıktı. Çok şükür cami minaresinden 107 yıl sonra ezan okundu. Bu gibi yapıların yenilenmesi konusunda Türkiye elinden geleni yaptı, yapıyor.

Ali Paşa Camii, Ohri şehrinde 1573 yılında Süleyman Paşa tarafından yaptırılan bir camii, mimarı Koca Sinan olma ihtimali var. Caminin bir kısmı 1823 yılında yıkılmış olup, dönemin Belgrad veziri Maraşlı Ali Paşa tarafından onarılmış. Ancak 1912 yılında Bulgar milisleri tarafından minaresi yıkılmıştır.

Bu vakıf eseri 2017 yılında, yeniden ihya çalışmalarına başladı. 32 buçuk metre yüksek olan minaresi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından inşaa edildi. Dedim ya minaresi azıcık sorun yarattı, şehrin Hristiyan dokusuna zarar verecek endişesiyle, defalarca protestolara maruz kaldı, “Ohri Mekke değil” sloganları ile hem de.

Savcılık talimatı ile, şantiyeye getirilen malzemelerin girişleri yasaklandı. Şehrin Müslümanları gece gündüz sırtlarında o malzemeleri taşıyarak bu minareden vazgeçmedi. Gerek Türkiye Cumhuriyeti Üsküp Büyükelçiliği, gerekse Vakıflar Genel Müdürlüğünden yetkililer bu işin peşini bırakmadı, diplomatik yazışmalar, halkın dirayeti, karşı tarafın “nefret söylemleri” bir tarafa derken çok güzel bir şekilde açılışı yapıldı.

Devamı: http://www.gercekhayat.com.tr/yazarlar/sereful-mekan-bil-mekin/

Bu haber toplam 166 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim