• İstanbul 18 °C
  • Ankara 16 °C

Manevi Susuzluğumu Nasıl Dindirebilirim?

Manevi Susuzluğumu Nasıl Dindirebilirim?
Erkam Radyo’nun değerli dinleyenleri, Gönül Sadası’ndan hepinize hayırlı akşamlar. Kıymetli hocam Sadettin Ökten ve bendeniz Kemal Sayar bir programda daha birlikteyiz.

Kemal Sayar: Kıymetli hocam geçtiğimiz hafta enteresan bir yerde kaldık; güç ve bilgi ilişkisi… Gücün insanları neye dönüştürdüğü, gücün içimizdeki canavarı tırmandırabildiği… Aslında şöyle bir ön yargı vardır, kıymetli hocam, güç insanı vahşileştirir diye. Sosyal empati ile ilgili çalışmalar ilginç bir veri sunuyor, diyor ki: Güç insanın cevherinde ne varsa onu açığa çıkarır yani müşfik insan güçle beraber, iktidar sahibi olmakla da daha müşfik olur. Zalim, Cabbar bir insan yani kişilik olarak… Ama bu özelliklerini gösterememiş bir insan, güç sahibi olduğunda daha Zalim ve Cabbar olur. Dolayısıyla güç insanı vahşileştirmiyor da mizacında ne varsa, uykuda olan onu uyandırıyor diye de bir görüş var. Ama ben size şunu sormak istiyorum: Bizim geleneğimizde alimler ve sultanlar arasında hep bir çekişme vardır. Daha doğrusu ehl-i irfan demiştir ki: Alimler sultanların ayağına gitmesin, sultanlar alimlerin ayağına gelsin. Sultanlar, sultanlıklarını kıymetlendirmek istiyorlarsa onlar alimlere gelsin, onlar alimlerle konuşsun. Buradan başlayalım.

Saadettin Ökten: Önce sizin empati ve cevher meselesi vardı ama… Bir şey söyleyeceğim ondan sonra. Keçecizade İzzet Molla var, onun bir beyti aklıma geldi:

“Meşhur meseldir fısk ile olmaz cihan harab

Eyler anı müdahane-i aliman harab”

Efendim, Cevher meselesi çok mühim bir şey. Diyorsunuz ki güç insanın cevherinin mahiyetini ortaya çıkarıyor. Peki, bu Cevher ne? Seküler anlayışa göre insanın bir oluşu var; yaratılış demiyorum, oluşu var. Bu oluşun içinde, işte belki tamda tıbbi olarak bilemeyeceğim, dna vs. bir Cevher bir Mizaç var. Sonra bulunduğu sosyal çevre onu eğitiyor ve böylece insan cevheri oluşuyor ve bu, zaman zaman hayatın bazı kritik noktalarında, kırılma noktalarında çok görünür hale geliyor; çok ortaya çıkıyor. Şefkatle eğitilmiş bir insan cevheri, başlangıçtaki oluştaki eğilim de buna müsaitse güç sahibi olduğu zaman insanlara şefkatli davranıyor, hiçbir itirazım yok. Bu bir tespittir ve doğrudur.

Gelelim bir de İslâm nasıl bakıyor hadiseye… Her kulu Allah yaratıyor. Yaratırken ona hem bedenini veriyor hem de canını veriyor. Can çok mühim bir şey; ölürse tenler ölür, canlar ölesi değil. Artık ruh mu diyelim kalp mi diyelim gönül mü diyelim… Ve ona kendi ruhundan ruh üflüyor ve mizacında tanımlıyor onu. Sonra onu bir sosyal çevreye koyuyor. O sosyal çevre eğer İslâmî bir çevreyse onu Allah’ın rızası istikametinde eğitiyorlar ve eğitilmiş bir cevher ortaya çıkıyor. Bu bir Müslüman Cevher. Tabii ki mizacı var ama o mizaç da yine Allah’ın verdiği bir mizaç. İnsanın kendisi bunu biliyor ve o mizacın nasıl kullanılması gerektiğini de Allah’ın kendisine lütfedip peygamberleri vasıtası indirdiği kitap üzerinden ve hadislerden biliyor. Eğer öfkeliyse öfkesini kontrol etmesi gerektiğini biliyor ve bunu yapmasının bir cihad olduğunu biliyor. Eğer biraz tutumluysa hadi söyleyelim bahil ise buhul varsa bunun kötü bir huy olduğunu biliyor. Bunu tedavi etmesi lazım geldiğini biliyor. Yani İslâm insanı, kendisini olduğu gibi kabul etmez. Batı insanı kendini olduğu gibi kabul eder, modernist insan kendisine olduğu gibi kabul eder ve ben ‘neysem oyum’ der. Kendi üzerinde bir başka güç tanımadığı için… Cevher böyle bir şey…

Kemal Sayar: Tekâmül etmesi beklenen; olgunlaştırması beklenen bir kişilik…

Saadettin Ökten: Ve o kemalin tanımı ve gidilecek yol da bellidir. Modern insan da tekâmül ediyor bir şekilde ama onun tanımı farklı, gideceği yer farklı. Neticede insan cevheri böyle bir şey. Batı insanında da müşfik insanlar var, kâmil insanlar var ama ben Müslümanım. Bir Müslüman olarak bakınca onlara da Allah’ın Rahman ismiyle tecellisini görüyorum. Yani o insanlar da Allah’ın Rahman isminden istifade ederek o şefkati gösteriyorlar. Onlara o terbiyeyi mümkün kılan, o mizacı veren de benim inandığım Allah Zü’l Celal Hazretleri. Ben böyle bakıyorum hayata… Cevher hadisesi böyle.

Devamı: https://www.dunyabizim.com/hikmet/manevi-susuzlugumu-nasil-dindirebilirim-h48281.html

Bu haber toplam 556 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim