En başta belirteyim.
Bu bir, “Ekonomi uçuyor, kaçıyor” yazısı değildir.
Enflasyon ve hayat pahalılığının (ateşi düşme eğilimine girse de), acıtıcı etkilerinin sürdüğü bir ortamda, güllük gülistanlık bir fotoğraf sunmak doğru olmaz.
Ama burası böyle diye, madalyonun öbür yüzündeki gerçekten heyecan verici gelişmeleri görmemek de olmaz.
Madalyonun bir yüzünde evet, yüksek seviyelerdeki enflasyon var, hayat pahalılığı var, ama öbür yüzünde de, büyüme odaklı ekonomi politikası sayesinde enflasyona karşı esaslı cevaplar verebilmeyi mümkün kılan, istihdamı güçlendirip, işsizliğin belini kıran güçlü bir performans var.
Hatırlıyor olmalısınız.
Haziran ayında, Temmuz’da, bir takım ekonomistler, “Siz esas Eylül’ü, Ekim’i görün. Ekonomik kriz esas o zaman yakıcı olacak” diyerek etrafa korku salıyorlardı.
E ne oldu?
‘Batış senaryoları’ için favori ay olarak gösterilen Eylül ayının ortasını geçtik ama ekonomideki son veriler, Haziran’a göre, Temmuz’a göre durumumuzun daha kötü değil, daha iyi olduğuna işaret ediyor.
İngiliz Financial Times gazetesi daha yeni yazdı:
"Erdoğan Türkiye'nin kasasını dolduruyor ama nasıl yapıyor bilmiyoruz” diye.
Erdoğan ise, ekonomiye dair son haberi Semerkant’tan verdi, iki ay önce 100 milyar doların altına düşen Merkez Bankası rezervlerinin 115 milyar dolar civarına yükseldiğini açıkladı.
Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati, İngiliz yayın organının “Who’s stuffing Turkey/Türkiye’yi kim dolduruyor?” başlıklı haberini ‘menşınlayarak’ "Türkiye ekonomi modeli, yatırım, üretim, istihdam, ihracat, büyüme" cevabını verdi.
EKONOMİ BÜYÜYOR, VERGİ GELİRLERİ ARTIYOR, ARTAN GELİRLER SAYESİNDE SABİT VE DAR GELİRLİLERİ KORUMAYA DÖNÜK GÜÇLÜ ADIMLAR ATILIYOR
Enflasyonda dünya ülkeleri arasında negatif yönde ayrıştık.
Devamı: https://www.haber7.com/yazarlar/mehmet-acet/3260439-ekonomide-biseyler-oluyor































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.