Mehmet Fatsa: Giresun'un kültürel varlıkları geçmişte iyi korunamamış

Mehmet Fatsa: Giresun'un kültürel varlıkları geçmişte iyi korunamamış
Karadeniz Bölgesiyle ilgili önemli çalışmaları bulunan, yazar, araştırmacı Mehmet Fatsa, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından gerçekleştirilen “Şehir Okumaları” programında Mehmet Önder Karakaş’ın sorularını yanıtladı.

Konya, Malazgirt, Edirne, Bursa, İstanbul, Ankara, Erzurum, Kayseri, Şanlıurfa, Tokat, Van, Malatya, Kıbrıs, Yozgat, Muğla ve Adapazarı, Üsküp, Mardin, Diyarbakır, Şırnak ve Erzincan’ın ardından yirmi üçüncüsü düzenlenen şehir okumalarının konuğu olan Fatsa, Giresun’un tarihi, coğrafyası, kültürü, şehir ve kent kavramları, gibi muhtelif meseleler üzerine Mehmet Önder Karakaş’ın sorularını cevaplandırdı.

12.11.2020 tarihinde Türkiye Yazarlar Birliği'nin instagram hesabından canlı olarak yayınlanan söyleşiye katılan Fatsa, Giresun adının Yunanca “Kerasus” adından geldiğinin ve anlamının “denize doğru uzanan kara parçası”, “yarım adam” ve “boynuz” olduğunu ifade etti.

Kültürel değerleri, doğal güzellikleri ve tarihi varlıkları ile Karadeniz'in görülmeye değer kentlerinden biri olan Giresun’un İpek Yolu’nun Karadeniz’e ulaşan tarihi yolları üzerinde bulunduğunu belirten Mehmet Fatsa, şehrin iki ticaret yolu ve iki vadi arasında denize doğru uzanan yüksek bir yarımada da bulunduğunu sözlerini ekledi.

Şehrin fiziki konumunun bir kale inşa edilmesini gerekli kıldığını söyleyen Fatsa, Lonca ve Demirkapı Limanlarının güvenliği için kalenin inşa edildiğinin altını çizdi. Şehrin, ticari ve beşeri hayatın çok yoğun yaşandığı bir yer olduğunu sözlerine ekleyen Fatsa, Karadeniz’de üzerinde insan yaşayan tek ada olan Giresun Adası’nın da şehirde bulunduğunu belirtti.

Şehir tarihi hususunda arkeolojik kazı eksiliği olduğunu ifade eden Mehmet Fatsa, rivayetleri destekleyecek arkeolojik çalışmalara ihtiyaç olduğunu söyledi. Şehrin kadim bölgelerinin liman yapımı esnasında dolgu malzemesi olarak kullandığını sözlerine ekleyen Fatsa, eski yapıların önemli bir kısmının bu sebeple yitirildiğini belirtti. Bunlara ek olarak Karadeniz yolunun yapım aşamasında da antik şehrin önemli bir kısmının tahrip edildiğinin altını çizdi. Cumhuriyetin ilanının ardından da kamuya arsa yaratmak için pek çok tarihi binanın yıkıldığını söyleyen Fatsa, şehre tarihi şehir ruhunu veren yapıların kalmadığını ifade etti.

Giresun Kalesi’nin etrafının 14. Yüzyıldan sonra Türkleştiğini söyleyen Fatsa, 1427 yılına ait bir tahririn mevcut olduğunu ve Çelebi Mehmet döneminde Giresun’un tahrir edildiğini belirtti. 1461 yılında Trabzon’un fethinden evvel Giresun’un Müslümanlaşma sürecini tamamladığını ifade eden Mehmet Fatsa, şehrin Hacı Emiroğlu Süleyman Bey tarafından fethedildiğini dinleyicilerle paylaştı.

Şehre ait önemli yapılardan da bahseden Mehmet Fatsa, tek tek adını zikrettiği bu yapılardan bazılarının yıkım süreçleri hakkında da bilgi verdi. Kültürel kimlik ve şehirde yaşanan göç hareketleri ve şehrin sembolleri hakkında da detaylı bilgiler veren Fatsa, şehirde kadim bir nüfusun mevcut olmadığını ve sembollerin kuşaktan kuşağa aktarılamadığını ifade etti.

Bu haber toplam 1041 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim