İnsanı fikren besleyen, zihnen donatan ve ona geniş ufuklar açan kültür taşıyıcıları kitaplar, dergiler ve gazetelerdir. Radyolar ve televizyonlar da bunlara eklenmelidir. Tabii ki her kitap, dergi, gazete, radyo ve televizyonu kastetmiyoruz. İyi niyetle hazırlanan, emek verilen, insanı irfanla yoğuran çalışmalar saygıdeğerdir, unutulamaz.
Çocuk dergilerini saymazsam ilk okuduğum fikir, sanat, ilim ve edebiyat dergilerinden çok istifade ettiğimi söylemeliyim. Dolayısıyla dergi kurucularının üstümüzde hakkı var. Gençlik yıllarında takip ettiğim dergiler Hisar, Türk Edebiyatı, Pınar ve Köprü’ydü. Daha sonra bu dergilere başka mecmualar da katıldı. Bizim nesil kitaba, dergiye ve gazeteye para ayırırdı. Zira biz bu yayınlarla beslenirdik.
Bugünlerde editörlüğünü Ahmet Şahin’in yaptığı Milliyetçi Fikir Dergiciliği kitabını okuyorum. Bilge Kültür Sanat’tan çıkan eserin “Ön Söz”ündeki şu tespit mühim: “Süreli yayınlar içerisinde yer alan dergiler, yalnızca haber vermekle sınırlı olmayan; fikir, sanat, edebiyat, kültür ve siyaset gibi alanlarda çok katmanlı bir entelektüel içerik sunan zengin mecralardır.” Dergilerin bu yönüyle, dönemin fikir ikliminin nabzının attığı merkezi alanlar olduğu vurgulanırken, “Türkiye’de düşünce tarihinin oluşumu ve dönüşüm süreci düşünüldüğünde, fikir dergileri yalnızca birer bilgi kaynağı değil, aynı zamanda fikir hareketlerinin doğduğu, şekillendiği ve yayıldığı zeminler olarak karşımıza çıkmaktadır.” deniliyor.
Ülkemizde yayımlanan ilk Türkçe dergilerden bahsedilirken farklı dünya görüşlerine mensup aydınların, yazarların, edebiyatçıların yayımladıkları mecmualardan da özlü biçimde söz ediliyor. Kitapta ele alınan mecmualar arasında, bilinen, duyulan ve etkisi yüksek dergiler olduğu gibi adını ilk defa duyduklarımız da vardır. İbrahim Daş’ın makalesi, “Ümid Mecmûsı’na Dair” adını taşıyor. Dergide şiir ve yazıları yer alanlar arasında Faruk Nafiz Çamlıbel, Nâzım Hikmet Ran, Halide Nusret Zorlutuna, Halit Fahri Ozansoy, Orhan Seyfi Orhon, Yusuf Ziya Ortaç, Necmettin Halil Onan, Vâlâ Nurettin, İbrahim Alâattin Gövsa da bulunuyor. Badiye dergisi araştırmasını gerçekleştiren Sena Baykal. Bu metinlerde dergilerde imzası görülen ediplerin isimlerinin yanı sıra muhtevalarına ve tesir alanlarına da temas ediliyor. “Diyarbakır’dan Yükselen Ses: Küçük Mecmua Dergisi”ni inceleyen Mirza Polat. Bilindiği gibi, fikir hayatımızda seçkin yeri olan bu dergiyi çıkaran Ziya Gökalp’tir. Ahmet Ağaoğlu’nun Ankara’dan maddi destek bulduğu haftalık dergi, sadece bölgede okunmakla kalmamış, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin birçok yerinde de takip edilmiştir.
Küçük Mecmua’da, Anadolu’nun düşman işgalinin kurtuluşuna dair şiirler ve nesirler de yayımlanır. Ziya Gökalp’in “Ak Destan”ı bunlardan biridir ve bir kıtası şöyledir: “Dinleyin kardeşlerim, bu Ak Destanı!/Rahman bir fiskeyle ezdi şeytanı./Kurtardı Yunan’dan esir vatanı…/Bundan sonra artık sulh yakındır,/Sulhu yapan bil ki ancak akındır…” Dergide vatan sevgisi ve kahramanlık duygularının yanı sıra sosyal ve kültürel alanda değerli metinler de yer almıştır.































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.