Kırk dereden su getirmemizi istediler ama derelerin çoğu kurumuştu.
Kıl dediler, kıllık yaptılar. Tüy dediler, tüylük yaptılar.
Önümüze kıldan tüyden mevzuat çıkardılar.
Hiçbir ülkeye koşulmayan şartları karşımıza onur kırıcı şekilde ödev olarak getirdiler.
Ödevlerimizi en iyi şekilde yapmaya niyetliydik ama hep misafirler geldi.
*
Biz de belki çok gönüllü değildik, kısmen tereddütlüydük.
Hıristiyan birliği olduğunu görüyorduk.
Fakat yönümüzü Batı’ya dönmüştük bir defa.
Girelim diye çırpınan çoktu, heveslisi çoktu.
Gelin deseler, kapı eşiğinde durur muyduk?
Denemeden bilinmez.
Deseydiler, görürdük. Görürlerdi.
*
Onlar da alacakmış gibi davranıp, almamakta kararlıydılar.
Onlar da bizim Müslüman oluşumuza kafayı takmışlardı.
Karşılıklı rol kesme.
Devamı: https://www.yenisafak.com/yazarlar/mehmet-seker/girmedik-ki-cikalim-2064096































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.