Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi devam ediyor

Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi devam ediyor
Türkiye Yazarlar Birliği ve Mardin Artuklu Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen 5. Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi “Çok Dilli, Çok Kültürlü Şehirler” alt başlığı ile 26 Kasım 2020 tarihlerinde başladı ve devam ediyor.

Türkiye Yazarlar Birliği’nin ilkini Ankara’da, ikincisini Konya’da, üçüncüsünü Şanlıurfa’da ve dördüncüsünü de İstanbul’da düzenlediği Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongrelerinin beşincisi salgın nedeniyle yüz yüze değil; twitter.com/mardinartuklu  instagram.com/artuklu.universitesi ve www.youtube.com/mauniv sosyal medya hesaplarından canlı olarak yayınlanıyor.

3-008.png

Program açılış konuşmasını yapan Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammet Hekimoğlu yaptığı konuşmada, “İnsan şehri inşa ederken aslında taşın toprağın arasında kendisini de inşa ediyor. Gönülde her ne varsa şehirde de o görülüyor. Eğer gönülde taş varsa etrafta taş ve beton olarak görülüyormuş. Gönülde aşk, sevgi varsa çevrede de nezaket ve letafet görülüyormuş. Gerçekten insanın eşya ve tabiatla ilişkisini fevkalade anlatan bir tespit. İnsanın eşyayı şekillendirirken aslında kendisini de şekillendiriyor dedik. Bu adına virüs denilen olguda insanın eşyayla insanın çevreyle olan insanın hayvanla tabiatla olan ilişkisini buna götüren bir neticedir. Dolayısıyla her netice de olduğu gibi İslâm medeniyetinde insana, tabiatla kendisiyle ve çevreyle ilişkisinin ilkelerini öneriyor. İslâm medeniyetinin kadim medeniyetlere olan hürmeti onlardan alması gereken faydayı alabilen belki de eski medeniyetlerin bugüne kadar taşımayı borçlu oldukları İslâm medeniyetlerinin çok önemli şehirlerinden bir tanesi Mardin.” dedi.

2-011.png

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar da yaptığı konuşmada çok kültürlü ve çok dilli bir coğrafyanın üniversitesi olarak bilginin ilim irfan ve hikmet denklemleri ile yeniden üretilmesini esas alan bir anlayış ile hareket ettiklerini söyledi.

 Özçosar, Kadim şehirlerin, zengin ilmi ve kültürel sembollerini dikkate alan aklıselim, kalbi selim ve zevki selim âlimler yetiştirerek şehir ruhunun yüceltilmesinin mümkün kılınabileceğine inandıklarını söyledi.

 Bir şehre kimlik kazandıran en büyük etkenin orada yaşayan halk olduğunu belirten Özçosar, halkın sahip oldukları dil ve kültürlerin o şehrin sanattan mimariye, edebiyattan inanca dek tüm olguların o şehrin ruhunu yansıdığını ifade etti.

4-006.png

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü ve Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ise yaptığı konuşmada, “Türkiye Yazarlar Birliği ve Mardin Artuklu Üniversitesi işbirliğiyle 5. Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresini “Çok Dilli, Çok Kültürlü Şehirler” alt başlığı ile 26-27 Kasım 2020 tarihlerinde gerçekleştirileceğiz. Türkiye Yazarlar Birliği’nin ilkini Ankara’da, ikincisini Konya’da, üçüncüsünü Şanlıurfa’da ve dördüncüsünü de İstanbul’da düzenlediği Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresinin beşincisini Türkiye'nin en önemli tarihi değerlerini bünyesinde barındıran, bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Mardin’de; Artuklu Üniversitesi’nin değerli yöneticileri, akademisyenleri, öğrencileri, vatandaşlarımız, yurtiçinden ve yurtdışından ilim ve fikir insanlarımızın katılımı ile yüz yüze gerçekleştirmek üzere planlamıştık. Çalışmalarımız bu yöndeydi ancak dünyada etkili olan ve ülkemizde de hâlâ varlığını sürdüren Covid 19 salgını nedeniyle uluslararası bu ilmi toplantıyı sosyal medya hesapları üzerinden canlı olarak gerçekleştirmek zorunda kaldık.” dedi.

Genel Başkan Arıcan,  “Bu kongre için Mardin tesadüfen seçilmiş değildir; camilerin, türbelerin, kiliselerin, manastır ve benzeri dini eserlerin yan yana bulunduğu, farklı dilleri, dinleri ve kültürleri içinde barınan ve bunu koruyarak bugünlere kadar yaşatan Mardin ve Mardinliler gerçekten her türlü övgünün üstünde bir  takdiri hak ediyorlar. Günümüzdeki bir çok şehirde, ticari ve iktisadi uğraşlar,  sosyal ve politik duruşlar, farklı gelenek ve yaşam tarzları olmasına rağmen özlerinde var olan “insana ve inançlara saygı” nedeniyle farklılıklar hep zenginlik olarak görülmüştür.” diye konuştu.

Konuşmasında Osmanlı döneminde kurulan şehirlerden de örnekler veren Başkan Arıcan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çok dilli çok kültürlü şehirleri konuşurken üç kıtada 600 yıl hüküm süren Osmanlının kurduğu, yaşattığı, koruduğu şehirlere de bakmak gerekir. Farklı dilleri, farklı yaşam tarzları ve farklı kültürleri olan insanlar çok uzun yıllar iç içe, bir olgunluk ve bir ahenk içinde yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Geçmişin o görkemli şehirlerden olan, İstanbul, Buhara, Medine, Semerkant, Taşkent, Kudüs, Mekke bugün de hâlâ önemini korumaktadır. Bu önem, cadde ve sokakları, mimari yapıları ve sosyal ekonomik durumlarından ziyade o şehirleri kuranların oraya has ilim, hikmet değerlerini de hayata geçirmiş olmalarıdır.”

Arıcan, UNESCO tarafından belirlenen verilere göre ülkemizde 39 dilin olduğunu ve küreselleşme ile birlikte çeşitlilik gösteren dil ve kültürlerin yok olma tehlikesi altında olduğunu belirterek, ülkemizde ki yerel yönetim ve üniversitelerin bulundukları şehrin dil ve kültürlerine saygı duyan bir çaba içerisinde olduklarını görmek memnuniyet verici dedi.

Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan’ın teknik aksaklıklar nedeniyle açılış konuşmasına katılamadı.

1-011.png

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Bozkurt ise yaptığı konuşmada çok dilli ve çok kültürlü şehirlerin önemini dile getirdi.

Bozkurt, “Nasıl ki insan yaşadığı yerin toprağın besinlerin havanın suyunun ürünü ise şehirde böyledir. Yediği içtiği soluduğu hissettiği şeylerle büyüyüp gelişiyorsa şehirde böyledir. İnsan belli bir büyüklüğe ulaştığında gördüğü dinlediği okuduğu düşündüğü şeylerle bir kişilik sahibi oluyorsa şehirde belli bir düzeye geldiğinde insanda dâhil edindikleri ile bir kişilik kazanır. İnsanın fizyonomisinden söz edebiliyorsak şehrinde fizyonomisinden söz edebiliriz. Her ikisine de dışarıdan baktığımızda pek çok şey içeriden baktığımızda pek çok şey görebiliriz. İnsan şehrin şehirde insanın varisidir. Çok dilli insanların olduğu şehir çok dilli olur. Farklı inanç kültürlerin olduğu yerde çok kültürlü şehir olur Mardin böyle bir şehirdir.” dedi.

Bu haber toplam 830 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim