- Hakkımızda
- TYB Ödülleri
- Genç Yazarlar Kurultayı
- Kitaplık
- Ahlâk Şûrası
- Yazar Okulu
- Mehmet Âkif Ersoy
- Türkçe Şûrası
- Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi
- Yayınlar
- Söyleşi
- Şube Haberleri
- Salgın Edebiyatı
- Şiir Şölenleri
- Haberler
- Kültür Kervanı
- Mesnevi Okumaları
- Kültür & Sanat Haberleri
- Kırklar Meclisi
- Duyurular
- Biyografiler
19 Nisan 2026- İstanbul15°C▼
- Ankara12°C
- İzmir20°C
- Konya9°C
- Sakarya17°C
- Şanlıurfa17°C
- Trabzon11°C
- Gaziantep15°C
AHMET AY: İNSAN, KULLUK, ANLAM
Geçen yazımızı şu paragrafla bitirmiştik:

06 Şubat 2026 Cuma 12:29
“Bu soruların cevapları insanı hikmetle buluşturur. Yani bu sorulara vereceğimiz doğru cevaplarla ibadetteki hikmeti anlamamız, kavramamız mümkün olacaktır. Bu da Allah’ın ibadet emri ile bizden muradını anlamamıza yardımcı olur. Ancak kabul ediyoruz ki kulluk aynı zamanda irade sınamasıdır, bu sebeple ibadetlerin nihai amacını bilmek zorunda değiliz. Bu durum karşısında bize düşen “duyduk, iman ettik ve uyduk” olmalıdır. Ama şüphesiz kendilerini bu hikmeti öğrenmeye verenlerin alanlarına (felsefe, kelam, tasavvuf, bilim…) dair çalışmaları gerekli ve değerlidir ve alanlarında yetkin olanlar bu konu üzerinde çalışmalarını derinleştirmelidirler.”
Evet, yaratılış söz konusu olduğunda farklı yaklaşımlar görülebilir ancak İslam Tasavvufu olaya oldukça farklı bir yaklaşım gösteriyor.
Sufîlere göre, İslam metafizikçilerine göre bütün yaratılış İlahî Esma’dan kaynaklanmaktadır. Bilhassa Muhyiddin İbn Arabî (ö.1240) yaradılışı “kerem” olarak kabul eder. Yani,
İbn-i Arabî, hiçbir çabası olmadan bütün âlemlerin yaradılışı sadece ve yalnızca Allah Teâla’nın keremi, inayeti, lütfudur, der. Nefes-î Rahman ile açıkladığı yaradılışı[1] ve yaradılışın gereği tezahürleri “sonsuz sayıdaki” Esma-i İlahi’ye bağlar. Varlık, Esma-î İlahi’den tecellidir ve bu sebeple dikkatlice yani anlamı üzerinde tefekkür ederek Esma-i Hüsna’yı zikrederken ibadetin “öte” ile ilişkisini de görebiliriz. Keza namaz kılarken de sadaka verirken de hatta bir taşa nazar ederken de… Kaldı ki Rabbimiz bizi sorumlu tuttuğu nüsuklarla insanı yaradılış öncesine götürürken insanı “anlam” ile de buluşturuyor. Nüsuklardaki duruşlardan, okumalardan yaradılışımızın öncesinden itibaren geçen süreci de hissedebiliriz. Bunu mesela namazdaki duruşların “neden”ini kavradığımızda aklen ve kalben hissetmemiz kaçınılmazdır. Ancak;
Yazının devamı için:https://www.milatgazetesi.com/insan-kulluk-anlam-6
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.