- Hakkımızda
- TYB Ödülleri
- Genç Yazarlar Kurultayı
- Kitaplık
- Ahlâk Şûrası
- Yazar Okulu
- Mehmet Âkif Ersoy
- Türkçe Şûrası
- Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi
- Yayınlar
- Söyleşi
- Şube Haberleri
- Salgın Edebiyatı
- Şiir Şölenleri
- Haberler
- Kültür Kervanı
- Mesnevi Okumaları
- Kültür & Sanat Haberleri
- Kırklar Meclisi
- Duyurular
- Biyografiler
17 Eylül 2026- İstanbul15°C▼
- Ankara16°C
- İzmir19°C
- Konya15°C
- Sakarya16°C
- Şanlıurfa19°C
- Trabzon20°C
- Gaziantep15°C
AHMET VAROL: DOĞU TÜRKİSTAN’DA VAKIA DEĞİŞTİ Mİ?

10 Eylül 2026 Perşembe 11:53
Son dönemde Türkiye’de Doğu Türkistan’la ilgili olarak kamuoyunu etkileme amaçlı birtakım açıklamalar yapılması bir tartışmayı beraberinde getirdi. Acaba bölgede durum sanıldığından farklı mıdır ya da artık Çin bu bölgeye yönelik olarak uyguladığı politikalarından vazgeçti ve vakıa değişti mi?
Böyle bir propaganda kampanyası başlatılmasının amacı özellikle Çin’in İslam coğrafyasına yönelik yeni ataklar başlatmasına ve Batı emperyalizminin etki alanının küçülmesine karşılık kendi etki alanını genişletme çabasına girmesine paralel olarak bir imaj düzeltmesi yapmaktır.
Çin’in İslam coğrafyasında imajını en çok lekeleyen realite, halkının çoğunluğunu Müslüman Uygur Türklerin oluşturduğu Doğu Türkistan bölgesinde sürdürülen zulüm uygulamalarıdır. Eğer ki Çin gerçekten İslam âlemine yönelik ataklarına paralel olarak bu bölgedeki zulümlerine son vermiş ve Müslüman halkın inançlarının gereğini özgürce yaşamasına fırsat vermiş olsaydı buna biz de sevinecektik. Ama ne yazık ki durum böyle değil ve kamuoyunun kanaatini değiştirme amaçlı propaganda faaliyetlerinde ileri sürülenler asıl konuşulması gereken gerçekleri değil göz yanıltma amaçlı illüzyonları oluşturmaktadır.
Bu faaliyette bazı doğru bilgiler, asıl görülmesi ve kamuoyuna olduğu gibi yansıtılması gereken haksızlıkların, zulüm uygulamalarının üstünün örtülmesi amacıyla kullanılmaktadır. Yani söylenenler tümüyle yalan veya yanlış değil, ama asıl bilinmesi, görülmesi ve kamuoyuna yansıtılması gereken doğruları oluşturmuyor, bilakis onların üstünü örtüyor.
Örneğin okul diye kullanıldığı ileri sürülen bir binada çocuklara işkence edildiğine dair bilgi alıyorsunuz. Ama bu binanın dışı güzelce boyanmış, etrafına çiçekler dikilmiş kapısında da gelenlere çok nazik davranan görevliler var. Siz de iddiaların doğruluk derecesini araştırmak için oraya gidiyorsunuz, sadece dış görünüşe ve kapıdaki görevlilerin muamelesine muttali olmayı yeterli bularak hiç içeri girme ihtiyacı bile duymuyorsunuz. Sonra da dıştan gördüklerinizi esas alarak; “Öyle bir şey yok! İddia edilenler yanlış!” diye hüküm veriyorsunuz.
Doğu Türkistan’da camilerin tümü kapatılmış değil. Bazı camiler hâlâ açıktır ve görünüşte buralarda ibadet serbesttir. Buna benzer göz yanıltıcı daha başka unsurlara da rastlamanız mümkündür. Ama bunlar asıl görülmesi gereken gerçeklerin üstünü örtmek amacıyla bir illüzyon aracı olarak değerlendirilmektedir.
Çin Anayasasına göre her Çin vatandaşı istediği dine tabi olabilir. Ama bir dine tabi olma hakkı onun gereklerini yerine getirme özgürlüğünün tanınmasıyla verilir. Oysa Doğu Türkistan’da bugün hâlâ devam ettirilen ve dünyaya “eğitim kampları” diye lanse edilen yüzlerce toplama kampında milyonlarca Müslüman Uygur tutulmaktadır ve buralarda başta namaz, oruç olmak üzere herhangi bir dini görevin yerine getirilmesi yasaktır.
Devamı:https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ahmet-varol/dogu-turkistanda-vakia-degisti-mi-53736.html?page=4
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.