- Hakkımızda
- TYB Ödülleri
- Genç Yazarlar Kurultayı
- Kitaplık
- Ahlâk Şûrası
- Yazar Okulu
- Mehmet Âkif Ersoy
- Türkçe Şûrası
- Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi
- Yayınlar
- Söyleşi
- Şube Haberleri
- Salgın Edebiyatı
- Şiir Şölenleri
- Haberler
- Kültür Kervanı
- Mesnevi Okumaları
- Kültür & Sanat Haberleri
- Kırklar Meclisi
- Duyurular
- Biyografiler
AYDIN ÜNAL: SURİYE’DE DİN SAVAŞI VE CHP

30 Ocak 2026 Cuma 12:06
Osmanlı’nın geri çekilmesinden sonra Suriye’yi Fransızlar işgal ettiler ve Nusayri azınlık üzerinden ülkeyi idare ettiler. 1946’da Fransızlar Suriye’den çekilirken Nusayriler başta güvenlik bürokrasisi olmak üzere devlet kadrolarında etkin hale gelmişlerdi. 1970 darbesi sonrasında Nusayri Hafız Esed ülkenin tek hakimi oldu. Esed hanedanlığı döneminde devletin hemen tüm üst düzey kadroları, bunun yanında ordu ve istihbarat Nusayrilerin elindeydi.
2011’de isyan edenlerin ortak kimliği Sünnilikti. İran, kendisine yakın gördüğü Nusayrileri desteklemek amacıyla hem Hizbullah militanları hem de kendi milisleriyle Suriye sahasına girdi. Rusya’yı da sahaya çeken İran oldu. Bu ittifak, 14 yıl boyunca Suriye’de acımasızca Sünni kanı akıttı. İran, çatışmaların bir Sünni-Şii çatışması olduğunu gizleme gereğini zaten hiç görmedi.
Türkiye, Suriye sahasındaki bu gerçekliği, içeriye yönelik olası etkilerinden dolayı telaffuz etmekten özenle kaçındı. Yine de Türkiye içindeki pozisyon belirlemeler, sahadaki bu din ve mezhep ayrışmasına göre şekillendi. Örneğin Türk solu bütün iç savaş boyunca Esed’in tarafındaydı; çünkü Türkiye’de solun dini yoktu ama mezhebi vardı. Örneğin Saadet Partisi, İran’la irtibatları nedeniyle başından itibaren Esed’in yanında durdu. Örneğin bir kısım Caferiler, Aleviler, Nusayriler de doğal olarak Esed’i desteklediler.Osmanlı’nın geri çekilmesinden sonra Suriye’yi Fransızlar işgal ettiler ve Nusayri azınlık üzerinden ülkeyi idare ettiler. 1946’da Fransızlar Suriye’den çekilirken Nusayriler başta güvenlik bürokrasisi olmak üzere devlet kadrolarında etkin hale gelmişlerdi. 1970 darbesi sonrasında Nusayri Hafız Esed ülkenin tek hakimi oldu. Esed hanedanlığı döneminde devletin hemen tüm üst düzey kadroları, bunun yanında ordu ve istihbarat Nusayrilerin elindeydi.
2011’de isyan edenlerin ortak kimliği Sünnilikti. İran, kendisine yakın gördüğü Nusayrileri desteklemek amacıyla hem Hizbullah militanları hem de kendi milisleriyle Suriye sahasına girdi. Rusya’yı da sahaya çeken İran oldu. Bu ittifak, 14 yıl boyunca Suriye’de acımasızca Sünni kanı akıttı. İran, çatışmaların bir Sünni-Şii çatışması olduğunu gizleme gereğini zaten hiç görmedi.
Türkiye, Suriye sahasındaki bu gerçekliği, içeriye yönelik olası etkilerinden dolayı telaffuz etmekten özenle kaçındı. Yine de Türkiye içindeki pozisyon belirlemeler, sahadaki bu din ve mezhep ayrışmasına göre şekillendi. Örneğin Türk solu bütün iç savaş boyunca Esed’in tarafındaydı; çünkü Türkiye’de solun dini yoktu ama mezhebi vardı. Örneğin Saadet Partisi, İran’la irtibatları nedeniyle başından itibaren Esed’in yanında durdu. Örneğin bir kısım Caferiler, Aleviler, Nusayriler de doğal olarak Esed’i desteklediler.
Yazının devamı için:https://www.yenisafak.com/yazarlar/aydin-unal/suriyede-din-savasi-ve-chp-4792729
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.