- Hakkımızda
- TYB Ödülleri
- Genç Yazarlar Kurultayı
- Kitaplık
- Ahlâk Şûrası
- Yazar Okulu
- Mehmet Âkif Ersoy
- Türkçe Şûrası
- Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi
- Yayınlar
- Söyleşi
- Şube Haberleri
- Salgın Edebiyatı
- Şiir Şölenleri
- Haberler
- Kültür Kervanı
- Mesnevi Okumaları
- Kültür & Sanat Haberleri
- Kırklar Meclisi
- Duyurular
- Biyografiler
22 Ekim 2026- İstanbul24°C▼
- Ankara21°C
- İzmir27°C
- Konya20°C
- Sakarya26°C
- Şanlıurfa28°C
- Trabzon19°C
- Gaziantep24°C
BEDİR ACAR: 13. NECİP FAZIL ÖDÜLLERİ

22 Ekim 2026 Perşembe 15:41
Türkiye'nin fikir, sanat ve edebiyat iklimi ideolojik kamplaşmaların ve tek taraflı işleyen merkezî mekanizmaların gölgesinde şekillendi.
Yerli ve millî bir duruşun, inancın ve medeniyet idrakinin bayraktarlığını yapan mütefekkirler, şairler ve edebiyatçılar, bir dönem kültür-sanat havzasının ana akım koridorlarından sistemli bir şekilde tecrit edildiler.
İşte bu tarihî adaletsizliğin giderilmesi, unutturulmaya çalışılan seslerin yeniden gür bir şekilde duyulması ve Türkiye'deki ödül sisteminin hakiki anlamda demokratikleşmesi adına atılan en büyük adımlardan biri Necip Fazıl Ödülleri'dir.
Aradan geçen zaman zarfında kökleşen ve bu yıl 13. yılını kutlayan Necip Fazıl Ödülleri, istikrarlı duruşuyla da kültür dünyamızın en muteber limanlarından biri hâline geldi.
ÜSTAD'IN GÜNÜMÜZDEKİ BAYRAKTARLARI...
'Surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes! Ey kahpe rüzgâr, artık ne yandan esersen es!!" dizelerinin şairi, Büyük Doğu'nun banisi Üstad Necip Fazıl Kısakürek, hayatı boyunca çileyle, mücadeleyle ve tavizsiz bir fikir inşasıyla var oldu. Onun davası; bu toprakların çocuklarına kendi tarihini, kendi estetiğini ve kendi medeniyet köklerini yeniden hatırlatma davasıdır.
Hem Star hem de Akşam gazetesinde yıllardır dile getirmeye çalıştığım bir hakikat: Mesele sadece mükâfat vermek yahut ödül almak değil, mukaddes bir davaya omuz vermektir.
Ödül alan her bir kalem, Üstadın açtığı gediğin günümüzdeki birer nöbetçisi, onun hakikat davasının birer bayraktarıdır.
Başta değindim; Türkiye'de uzunca bir süre "ödül" mekanizmaları belirli bir ideolojik merkezin tekelinde tutuldu. Merkezin dışındakiler, yani Anadolu'nun ruh kökünü, yerli hassasiyetlerini ve inanç dünyasını merkeze alan kalemler görmezden gelindi. Estetik ve edebi liyakatten ziyade ideolojik aidiyetlerin kıstas alındığı bu dışlayıcı sistem, Türk edebiyatının ve düşünce hayatının çok sesliliğine vurulmuş en büyük darbe idi.
Necip Fazıl Ödülleri, tam da bu noktada kültürel iktidarın tek tipçi yapısına karşı güçlü bir "fikir ve liyakat manifestosu" olarak doğdu ve öyle olmaya da devam ediyor.
Bu vesile ile bu yıl ödül tevdi edilen sanatçılarımızı, fikir insanlarımızı tebrik ediyorum.
https://m.aksam.com.tr/yazarlar/bedir-acar/13-necip-fazil-odulleri/haber-1708049
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.