- Hakkımızda
- TYB Ödülleri
- Genç Yazarlar Kurultayı
- Kitaplık
- Ahlâk Şûrası
- Yazar Okulu
- Mehmet Âkif Ersoy
- Türkçe Şûrası
- Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi
- Yayınlar
- Söyleşi
- Şube Haberleri
- Salgın Edebiyatı
- Şiir Şölenleri
- Haberler
- Kültür Kervanı
- Mesnevi Okumaları
- Kültür & Sanat Haberleri
- Kırklar Meclisi
- Duyurular
- Biyografiler
04 Mayıs 2026- İstanbul13°C▼
- Ankara8°C
- İzmir16°C
- Konya7°C
- Sakarya11°C
- Şanlıurfa15°C
- Trabzon14°C
- Gaziantep10°C
CAZİM GÜRBÜZ'DEN: CAHİT KÜLEBİ...
Ölüm yıldönümü bugün Cahit Külebi’nin... Cumhuriyet’e ve Türkçe’ye emek veren, öz katan, söz katan bir şairimizdi O.

20 Haziran 2015 Cumartesi 14:06
Ortaokuldaydım onun “hikâyesi”ni, Türkçe öğretmenim Yılmaz Çetiner’den duyduğumda. Sonra sonra anladım ki o şiir dillerdeydi o yıllarda ve nice yıllar dillerde kalacaktı. Ve sonra sonra öğrendim ki, eşine yazmıştı koca şair bu şiiri.
Bir hatırlayalım mı o yalın ama anlam derinlikli dizeleri:
“Senin dudakların pembe/Ellerin beyaz//Al tut ellerimi bebek/Tut biraz!
Benim doğduğum köylerde/Ceviz ağaçları yoktu,/Ben bu yüzden serinliğe hasretim/Okşa biraz!
Benim doğduğum köylerde/Buğday tarlaları yoktu,/Dağıt saçlarını bebek/Savur biraz!
Benim doğduğum köyleri/Akşamları eşkıyalar basardı./Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem/Konuş biraz!
Benim doğduğum köylerde/Kuzey rüzgârları eserdi/Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır/Öp biraz!
Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!/Benim doğduğum köyler de güzeldi,/Sen de anlat doğduğun yerleri/Anlat biraz!”
Ve Kop Dağı’ndaki o çeşme... Cahit Külebi’nin “Atatürk Kurtuluş Savaşında” adlı destanındaki dizelerle farklı bir gözle görür olmuştum o çeşmeyi. Hâlâ da ne zaman ata yurdum Bayburt’a gidecek olsam, o dizelerle “okunmuş su” konumuna gelen sudan içerim ve okurum o destandan:
“Bu toprak bizim yurdumuzdur!/Deli gönül yücesine çıkar!//Bir üveyik olur uçar gider./Ardahan’dan Edirne’ye /Edirne’den Ardahan’a kadar.
Kop Dağı’nda akar bir çeşme var//Serçe parmak kalınlığında suyu/Haram etmiş gece gündüz uykuyu/Akar da akar.”
Bu şiirin şu kümesini de İzmir’e yolum düştüğünde okurum:
“Savaştepe köprüsünden geçen trenler
Sel olur İzmir’e akar,
İzmir’in denizi kız, kızı deniz
Sokakları hem kız, hem deniz kokar.”
Devam edelim o destana, o destanın bir yeri vardır ki, “Milliyetçilik” kokar, “Tam Bağımsızlık” kokar, “Mustafa Kemal” utkusunun ve istencinin tarifesi çıkar:
“Biz biliriz bizim işlerimizi/İşimiz kimseden sorulmamıştır./Kılıçla, mızrakla, topla, tüfekle/Başımız bir kere eğilmemiştir.
Kuzumuz var, yaylalarda meleşir/Çeşmemiz var, gece gündüz söyleşir/Yazımız var, pehlivanlar güreşir/Bu toprağa kimse girememiştir.
Davranı da deli gönül davranı!/Kemal Paşa dinlemiyor fermanı!/Anası, bacası, kızı kızanı/Bizim gibi millet görülmemiştir.”
Devamı için: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/cahit-kulebi-34816yy.htm
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.