19 Ağustos 2026
  • İstanbul29°C
  • Ankara32°C
  • İzmir36°C
  • Konya30°C
  • Sakarya31°C
  • Şanlıurfa37°C
  • Trabzon27°C
  • Gaziantep34°C

D. MEHMET DOĞAN VE HAKİKAT İÇİN YAŞAMAK

D. Mehmet Doğan ve Hakikat İçin Yaşamak

10 Ağustos 2026 Pazartesi 12:29

                                               Rabia N. Akmaz

Türkiye Yazarlar Birliği’ne Gelişleri ve Genç Kahve’den Hatıralarım

Bazı insanları çok özlersiniz. Onların hayatınıza kattığı mâna, size özünüzü (kendinizi) gösterir çünkü. Aynı hakikatte bir araya gelmişsinizdir bir kere ve bu sonsuza doğru devam eder. Ve iş döner, ebedi hayatta tekrar görüşebilme ümidine.

2018, 2019 seneleri; Türkiye Yazarlar Birliği çatısı altındaki gençler olarak Genç Kahve’de nöbetleşe olarak bulunurduk. Merhum D. Mehmet Doğan Üstadımız, sonbahar günleri siyah ince paltosu ve el çantasıyla gelirlerdi. Misafirleri olmazsa çoğunlukla yazmakla meşgul olurlardı.

 

Yıllara sari olarak devam eden Yazar Okulu’nda D. Mehmet Doğan Üstadımızdan ders almak bendenize de nasip oldu. Hele Hocamızın okuyup bizim takip ettiğimiz Safahat Okumaları… Genç Kahve’de Mehmed Âkif’i ve onu çok seven D. Mehmet Doğan hocamızın ağırlığını ve asaletini hissederdiniz. Hocamız itinayla okurlardı ve açıklayarak devam ederlerdi. Hazırlayan zat-ı âlileriydi ve daha iyi anlayabilmemiz için kelimelerin anlamlarını sayfaların sağ başına çoktan yazmışlardı. Yine de anlatırlar, üzerinde dururlardı… Hocamız anlattıkça hayalimde canlanır, o günlere giderek Mehmed Âkif’in anlattığı mısraları anlamaya çalışırdım.

Okumaları, dersleri hep severek yaparlardı. Çünkü siz de sevmeye başlardınız ve tesir ederdi bize Safahat’taki duygular, çekilen çileler, hüzünler, yakarışlar, Allah’a yalvarışlar, heyecanlar, iştiyaklar hepsi... Şimdi düşünüyorum İslâm Şairimiz İstiklâl Şairimiz Mehmed Âkif Ersoy’u gerçek anlamda sevmenin zevkini biz D. Mehmet Doğan Hocamız sayesinde tattık.

**

Çoğu zaman düşünceliydiler. Belliydi her gidiş gelişlerinde memleketin ağır mesuliyetini omuzlarında hissederlerdi. Yalnızken mütemadiyen yazarlardı. Bu iştiyaklarından pay almak isterdiniz. Hakikat için yazmanın, menfaatsiz ve nümayişsiz olması gerektiğinin her surette altını çizerlerdi. Hocamızın 70. Yaş yılı dolayısıyla gençler olarak bir “Saygı Gecesi” tertip ettik. Ailesinin, dostlarının iştirak ettiği buluşmayı hamdolsun iyi ki yapmışız.  Yüksek Lisans tezimde D. Mehmet Doğan hocamı çalışabileceğimi ifade eden Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan Hocam bu programa da vesile olan isim. Musa Hocama tüm kalbimle müteşekkirim; böylesi anlamlı bir programa vesile olarak yaşarken kıymet bilmenin önemini kadirşinaslığı öğrettiler bize. D. Mehmet Doğan Hocam konuşmasında, yaşarken anlaşıldığına, yaşarken kitaplarının gençler tarafından okunduğuna çok memnun oldular. Ama aynı zamanda kendilerinden söz edildiği için engin bir tevazu içindeydiler… Bizlere her haliyle örnek olmuşlardı. O konuşmamda Hocamızın dil anlayışını anlatmaya gayret etmiştim, şimdi hâlâ o günkü gibi aklımda o düşünceleri…

Bir kere buldu mu ilahi aşkı insan, bir kere sevildi mi artık dünya ve içindekiler mutmain kılmaz onu. Hak ve hakikat için; mazlumlar aşkına yaşamak esas olur artık ona. D. Mehmet Doğan Hocam yaşama “aşkı”nın değil, yaşatma aşkının bir ömre nasıl sığdırılabileceğini bize gösterdi. Ama aynı zamanda yaşatma aşkını önceleyen hayatı, aşk ile yaşamayı da bize anlatıyordu. Fertten başlayan topyekün millete uzanan bu neşve Nureddin Topçu’nun izinden giden bir Mütefekkir için temel bir yerde duruyordu.

85ce6753-f988-4cea-a4eb-741bbb060b3f.jpg

**

İnancına Göre Yazmak/İnancını Yaşamak

“Yazmak ciddi bir iştir.”* der, D. Mehmet Doğan Hocam. İnsan yaşadığı dönemin problemlerine kayıtsız kalamaz. İnsani bir duruşun gereği olarak, yapılan zulüm ve haksızlıklara karşı dik durmak -sözle, yazıyla, yaşayışla, duruşla- her zaman mümkündür. Bu duruş D. Mehmet Doğan’ın hayatında müşahede edilebilir. Onun mücadeleci ruhu; hakkı kaldıran fakat zulme engel olan; kötülük gördüğünde kötülüğe karşı duran ama iyiliği savunan ve İslâm medeniyetinin kimliğini korumak yönünde attığı adımlarla tanınır.

Yazmak ve yaşamak arasındaki diyalektik bağ, insanı sürekli diri kılar. D. Mehmet Doğan yazının ve yazmanın bir duruşu olması gerektiğini anlatır bizlere.  Bu duruş, 1978’de kurulan Yazarlar Birliği ve yazma süreçleriyle doğrudan alakalıdır. O, döneminde, önemli bir boşluğu fark ederek Yazarlar Birliği’nin kurulmasına vesile olmuştur. 1970’lerdeki sosyal ve siyasi hayatın, ülkeyi sürüklediği ağır sosyal ve siyasi şartları düşünürsek, yazarlığın yalnızca seküler bir dünya görüşüne sahip kişilere münhasır olmadığını göstermiştir. Onun bu duruşu, günümüzde yazmanın çok daha kolay hale gelmesinde önemli olmuştur. Bugün insanların hür fikirlerle yazmaları, o gün verilen mücadelenin bir anlamda karşılığı olmuştur.

İnsanlar hayatta bir şeylere tutunmak ister; hiç kopmayan, kalıcı olan ipe.  D. Mehmet Doğan Hocam da Batılılaşmadan yaşayan bir Müslüman bir muvahhid olarak “Allah’ın ipine sımsıkı sarılın” ayetini adeta hayatında sabitlemiştir. Siz de onların tuttuğu yerden ipi tutmak için düşünür, harekete geçer, gayret edersiniz. Allah’ın ipinin insanlık için merhametin, şefkatin, rahmetin sancağı olduğunu anlarsınız o vakit. Ve hakikat için yaşamanın ne demek olduğunu…

Kültür Mücadelesi

D. Mehmet Doğan’ın fikriyatında önce din gelir. Akabinde kültür ve fikir. Din anlaşılmadan fikirler de anlaşılamaz. Sağlam bir temele dayanmaksızın bina inşa edilemez. Fikirlerin, inanılan dinin emirlerine uygun olması gerekir. Fikir teori ise kültür hem teori hem pratiği ifade eder. D. Mehmet Doğan’ın dinle temellendirdiği kültür anlayışı, üzerinde düşünülmeyi ister. Nitekim buradan açığa çıkan fikirler aynı zamanda dinin hayata geçişi olarak tebellür eder.

Kültür kelimesini D. Mehmet Doğan ile birlikte andığınızda “müdafiî” kelimesini de davet edersiniz. Çünkü o, yerli ve millî kültürün müdafiîdir. Bir şeyin müdafiî olmak; o şeyi savunmak bazen hayatınızı bedel olarak ister. Gösterişsiz ve nümayişsiz bir hayatı.

Bugünkü anlam arayışları için çok uzağa gitmeye gerek yoktur. Hayatın anlamını/amacını bulan insanların bu yolda neleri önceleyip nelerden müstağni kaldıkları yol gösterici olarak yeterlidir.

939f4ddc-80e3-4122-9e1a-85ad162a02c2-001.jpg

Müslümanlar ve Medeniyet Meselesi

İnandığı dini yaşamak konusunda kararlı ve ısrarlı olan mücadeleci ruhlar, kendilerine koyulan bütün engelleri bertaraf etmeye meyyaldirler. Dahası onlar, bu azim ve gayreti Allah’ın dinine olan bağlılıkları ve değerlerini muhafaza etmekten aldıkları şerefle yaparlar. Çünkü dini yaşamak uğrunda karşılaşılan zorluklar onlar için, Allah’a ve Peygamber’e yaklaşma vesilesidir.

D. Mehmet Doğan Hocamız da bu minvalde bize bir ideal sunmuştur. Ancak bu ideal teoride kalmamış, hayatının her safhasında pratikle bir araya gelmiştir. O, tenkit etmiş, tenkidini de tahlilden geçirerek ve teklife vardırarak yapmıştır. Bir işe başlarken o işi tamamlamak üzere başlamayı; yapılan işi ve süreci takip etmeyi onun şahsında mündemiç halde görürsünüz. Akletmek, fikretmek, hareket etmek onun için bir mücadele biçimi olmuştur.

**

D. Mehmet Doğan ve hakikat için yaşamak dendiğinde, -vefatının 40. gününde Türkiye Yazarlar Birliği Bursa Şubesi’nin “Bir Vefadır Yaşamak: D. Mehmet Doğan” adlı programdan hareketle- onun bütün hayatını kapsayan, Allah’a ve emirlerine olan vefası hatırlanabilir. Peygamberî bir duruş ile onda Allah’a ve ahde vefayı bulursunuz.

O, insan için mücadeleyi Allah’ın emirlerine uyarak doğru/iyi/güzel ahlâk konusunda vermiştir. D. Mehmet Doğan, Türkiye Yazarlar Birliği’ndeki uzun yürüyüşünde ahlâka özel bir önem vermiş, Ahlâk Şûraları ile günümüz ahlâki/insani problemleri üzerinde düşünerek başlanması gerektiğine dikkat çekmiştir.

Medeniyet olmanın, ahlâk-ı hamideyle kuşanmış insanlar yetiştirmekten geçtiğini ısrarla ifade etmiştir. Bu minvalde, 19. Yüzyılla birlikte başlayan tahribatlara özellikle yabancılaşma olarak ifade ettiği batılılaşma karşında “mücadele ahlâkı”nı** esas almıştır.

İslâm medeniyetinin bütün bir insanlık için sunduğu adaleti, sevgiyi, diğerklâmlığı şahsi hayatıyla bütünleşen Türkiye Yazarlar Birliği’ndeki faaliyetlerde görebiliriz. Azimle ve iştiyakla millete hizmet ile geçen ömrü, yerli ve millî kültürü yaşatma gayretiyle dolup taşmıştır.

Türkiye Yazarlar Birliği, Mehmed Âkif Ersoy’un aziz hatırasını yaşatmak mesuliyetiyle birlikte, Anadolu’dan Balkanlar’a cihandaki gönül coğrafyalarımıza uzanabilmeyi bir düstur edinmiş; tıpkı Osmanlı döneminde hiçbir menfaat beklemeden yapılan ilim, kültür, sanat faaliyetlerinin bir misali gibi çalışmalarına devam etmektedir. Hocalarımın vesilesiyle bu kutlu yürüyüşte naçizane bulunmak, Allah’ın bir lütfu keremi hamdolsun. 2026 Ağustos ayı, Türkiye Yazarlar Birliği’nin 48. yılı, yine aynı ay D. Mehmet Doğan Hocamızın ahirete irtihalinin ikinci yılı… Merhum Hocamızın açtığı yol, millete hizmet uğrunda bereketlenerek devam ediyor. Allah ebeden razı olsun. 

* Doğan: Yazmak ciddi bir iştir

** D. Mehmet Doğan’ın ardından: Bir hakikatin izinde | Düşünce Günlüğü Haberleri

 

 

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.