- Hakkımızda
- TYB Ödülleri
- Genç Yazarlar Kurultayı
- Kitaplık
- Ahlâk Şûrası
- Yazar Okulu
- Mehmet Âkif Ersoy
- Türkçe Şûrası
- Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi
- Yayınlar
- Söyleşi
- Şube Haberleri
- Salgın Edebiyatı
- Şiir Şölenleri
- Haberler
- Kültür Kervanı
- Mesnevi Okumaları
- Kültür & Sanat Haberleri
- Kırklar Meclisi
- Duyurular
- Biyografiler
17 Nisan 2026- İstanbul10°C▼
- Ankara18°C
- İzmir17°C
- Konya12°C
- Sakarya11°C
- Şanlıurfa22°C
- Trabzon12°C
- Gaziantep20°C
DR.BAYDUR YILMAZ´A DAİR

M. Çetin BAYDAR
12 Ağustos 2009 Günü Hakk’ın rahmetine kavuşan Dr.Baydur Yılmaz pek çok niteliği olan ancak bunlar içinde “ülke Hayvancılığı “ konusunda orijinal teklifleri ile akıllarda tutulması gereken bir ilim adamıydı.
Evvela futbolculuğundan başlayalım.
Hey gidi İbrahim Paşa'lı Baydur!. 12 Mart'ın acar futbolcusu.
Erzurum'un bundan kırk-elli yıl önceki futbol tiryakileri kardeşlerini, emi oğullarını, yeğenlerini tanıdıkları kadar Baydur'u da tanırlar.
Henüz hizmete açılmış toprak zeminli Erzurum stadının beton merdivenlerine, her hafta dizim dizim dizilip; Palandöken, Dağcılık, Kara Gücü, Demirspor, On iki Mart Futbol Kulüplerinin teşkil ettiği Erzurum Amatör liginin seyrine koyulan binlerce kişi onun hakkında en azından üç-beş futbol hatırasını, yakın zamana kadar bir çırpıda anlatırdı.
Baydur üniversite yıllarının başında bir süre olsun futbolla olan ilişkisini sürdürdü. Ziraat tahsili yapıyordu. Spora tahsis ettiği enerjiyi, artık öğrenmek, sistemli bir hünerin alt yapısını kurmak için harcaması gerektiğini kavramıştı. Yöneldiği işi iyi yapan bir karakterdeydi.
Sevgili Baydur, üniversiteyi bitirdikten sonra kendini tam manası ili ziraat ilmine verdi. Bir yandan teknik teşkilatta çalışıyor diğer yandan Üniversitede kariyer yapıyordu. 1930'lu yılların büyük tarım bilginlerini Mirza Gökgölleri, Kıraç'ları kendine örnek almıştı. Hububat üzerine çalışıyordu. Türkiye'nin en iyi ıslahçısı olmayı gözüne kestirmişti. Doktorasını verdikten sonra onu Tarımsal Araştırma Enstitülerinde idarecilik yaparken izledik. Son resmi idareciliğini Türkiye’nin en büyük Tarımsal Araştırma Kuruluşu olan Ankara Tarla Bitkileri Araştırma Enstitüsünün başında geçirdi. Sonra hoyrat bir el , onu, evladı kadar sevdiği çalışma mekânından kopardı. Fakat Baydur Yılmaz, enerjisine “dur” demedi. Bu kez tayin olduğu TMO'da bildiklerini uygulamak için imkânlar aradı. Hiç bir zemin bulamadığı zaman, TMO Cirit Takımı'nın kuruluş ve gelişme aşamasına destek çıkarak ruhunda esen fırtınaları dindirdi.
Baydur Yılmaz emekli olduktan sonra mesleki kariyerini bilenler onu kapıp Türkmenistan’a götürdüler. Türkmenistan tohumculuğunun gelişmesi yolunda yıllar süren çalışmalar yaptı. Ama nadanlıklar orda da Baydur'un arkasını bırakmadı.
Şimdi gelelim konunun özüne:
Dr.Yılmaz’ın Erzurum için önerdiği Hayvancılık modeli “Entegre hayvancılık” tı.
O’na göre Entegre hayvancılık şu demekti:
Tarlalara yem nebatları ektirip, Doğu Anadolu Kırmızısı sığır ırkını ıslah ederek et, süt, deri kalitesini yükseltmek, böylece yalnız Türkiye’nin değil, dünyanın belli başlı hayvan yetiştiricileri ile Erzurum hayvancılarını rekabet ettirmekti.
Rahmetli, yetiştirilen hayvanların gübre ve sidiğinden, çıkardıkları gaz’a; barsaklarındaki kimyasalları değerlendirmekten, derilerinden yapılacak çanta; boynuzlarından imal edecek taraklara kadar hesap tutardı.
Ayrıca yine Baydur Yılmaz, Erzurum hayvan yetiştiricilerinin “Ahi töresi” üzre dayanışmasını başarının sigortası olarak görürdü.
“Erzurum’da hayvancılık öldü bitti diye yazanlar, hayvan ürünlerinin Batı Anadolu’dan geliyor “ diye şikâyet edenler umarım bu yazıyı okurlar.
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.