- Hakkımızda
- TYB Ödülleri
- Genç Yazarlar Kurultayı
- Kitaplık
- Ahlâk Şûrası
- Yazar Okulu
- Mehmet Âkif Ersoy
- Türkçe Şûrası
- Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi
- Yayınlar
- Söyleşi
- Şube Haberleri
- Salgın Edebiyatı
- Şiir Şölenleri
- Haberler
- Kültür Kervanı
- Mesnevi Okumaları
- Kültür & Sanat Haberleri
- Kırklar Meclisi
- Duyurular
- Biyografiler
06 Mayıs 2026- İstanbul20°C▼
- Ankara15°C
- İzmir24°C
- Konya14°C
- Sakarya20°C
- Şanlıurfa19°C
- Trabzon13°C
- Gaziantep16°C
FATİH DUMAN: FATİH, İSTANBUL, AYASOFYA

05 Mayıs 2020 Salı 13:59
Rivayet edenler Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’u fethedip de şehre girdiği ve Ayasofya’da korkuyla bekleşen ahaliye aman verdikten sonra ve iki rekât şükür namazının Ayasofya’nın kubbesinin altında kıldıktan ve o fetih günü bu kadim mabedi karış karış gezdikten sonra Ayasofya’nın perişan haline efkârlandığını hikâye ve beyan etmişlerdir.
Ve hatta söylemişlerdir ki İstanbul’un fethi bir salı günü sabahın erken vakitlerinde nasip olmuş ve o bütün gün boyu Sultan Mehmed Han Ayasofya’da misal ki itikâfa girmiş gibi her taşına, her nakışına dilinde dua ve şükürlerle dokunmuştur. Ve Ayasofya’nın bu andan sonra bir cami olduğunu ilan etmek için de kendi malından verdiği altınlarla ve yine kendine sultanlık payı olarak ganimet babında düşen Ayasofya’yı satın almıştır da o ki yaban el sürmeye ve bundan gayri eşiğinden içeri girenler abdestsiz halde girmeyeler.
Ve yine rivayet ederler ki bütün bunları yaptıktan sonra mimarbaşına ve ağalarına emretmiştir ki Cuma gününe değin Ayasofya’yı tez elden namaz kılınacak hale getirip de Cuma namazını kılmaya hazır edeler. Lakin her ne olur olsun bu mabedin içinde olan tek bir taşı ve tek bir nakışı sökmeyeler, kırmayalar, zarar vermeyeler diye tembih etmiştir. Ve dahi mimarlar, dülgerler, hakkaklar hep bir elden gece ve gündüz dahi gayret gösterip de o ulu mabedi Cuma namazına yetiştirmişlerdir. Kıble tarafında olan apsisin hemen önüne ahşaptan bir mihrap ve onun hemen yanına da yine ahşaptan bir minber koymuşlar ve mabedin içinde asırlardan beri Hıristiyanların yaptığı, yaptırdığı her ne varsa zarar vermeden, kırmadan, dökmeden ve sökmeden hiçbirini suretlerin üzerlerini bir örtü ile kapatmışlardır. Her bir yanı ilahi bir vazifeyi yaparcasına huşu içinde temizlemişler, gözle görünür kırıkları, oyukları tamir etmişlerdi.
Devamı: https://www.dirilispostasi.com/makale/fatih-istanbul-ayasofya
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.