16 Eylül 2026
  • İstanbul20°C
  • Ankara25°C
  • İzmir26°C
  • Konya28°C
  • Sakarya18°C
  • Şanlıurfa35°C
  • Trabzon22°C
  • Gaziantep33°C

FERMAN KARAÇAM: EĞİTİM-ÖĞRETİM YILIMIZ VE HALA BİTMEYEN KADIN CİNAYETLERİ

Ferman Karaçam: Eğitim-Öğretim Yılımız ve Hala Bitmeyen Kadın Cinayetleri

16 Eylül 2026 Çarşamba 13:02

2026- 2027 eğitim ve öğretim yılımız başladı.

Hayırlı olsun.

Bu sene yaklaşık bir milyon yedi yüz bin civarında çocuğumuz ilk, orta ve liselerde okullara gidiyor.

Dileyelim, İnşallah gelecekte bu sayı daha da artar.

Fakat hem İstanbul’da, hem de diğer bazı şehirlerimizde çeşitli özel ve devlet liselerinde ve çok amaçlı, çok mevcutlu Kız İmam Hatip Liselerinde fahri olarak öğretmenlik yaptım.

Her gittiğim okulda gençlerimize ne olmak istediklerine dair sorular sordum.

Kız öğrencilerimizden aldığım cevaplar düşündürücüdür..!

Genç kızlarımızın kahir ekseriyeti hukukçu, mühendis, işletmeci ve hekim olmak istiyor.

Öğretmen olmak isteyenlerin sayısı çok az.

Okuyup bir fakülte bitirdikten sonra “Anne” olmayı düşünenler ise hemen hemen hiç yok, hepsi “Kariyer” yapmak istiyor.

Çünkü; bugün gerek okullarımızda, gerekse aile çevrelerinde genç kızlarımıza gösterilen en büyük hedef; onların çalışarak, kendi ayakları üzerinde durup, daha mutlu olacaklarına dair batılı ve batıcı görüştür.

Bu görüş bizde de amaç haline geldikçe hem nüfusumuz yaşlanıyor hem de kadın cinayetlerinde batıdaki gibi artış oluyor.

Şöyle de diyebiliriz:

Kadınların “anne” olmak gibi yüce bir makamı boşaltması ve kreş çocuklarının çoğalması oranında, kötülükler çoğalıyor.

Zarafet ve merhamet timsali gerçek anneler yetişmeyince, gerçek annelerin yeri dolmayınca, o makamın ehli olan anneler makamına oturmayınca, müsvedde anneler gelip, o makama kurulup, oturuyorlar.

ANNE SEVGİSİYLE YETİŞMEYEN YONTULMAMIŞ KABA SABA İNSANLARIN SAYISI GİDEREK ARTIYOR

Uzaktan bakınca o makamda gerçekten bir anne oturuyor sanıyoruz.

Oysa ehil olan, yani gerçek anne olması gereken kadınlar fabrikalara, bürolara, ajanslara, bankalara, atölyelere, müşteri hizmetlerine, danışmalara, tesepsiyonlara en önemlisi de sokaklara ve kitle ulaşım araçlarına istiflenince annelik makamı boşaldı.

Eli işte, aklı kreşte olan kimyası bozulmuş; kadınlığı, anneliği, komşuluğu, nezahatı, nezaketi, inceliği, muhabbeti, fedakârlığı, diğerkâmlığı elinden alınmış kadınlar ortalığa döküldüler.

Böyle olunca anne merhametiyle, sevgisiyle ve ninnisiyle yetişmemiş kaba-saba, yontulmamış, bir terbiye çemberinden geçmemiş erkekler de bu kadınların bedenleri üzerinden geçinmeye, onların naziklikleri üzerinden bin bir türlü hileler uygulamaya başladılar, daha olmadı onları öldürmeyi seçtiler;

Namusumu kirlettin ..!

Sen beni nasıl terk edersin?

Bu saate kadar neredesin?

Çocuğumu sana vermem..!

Kiminle mesajlaşıyorsun?

Demek, iş arkadaşınla yemeğe çıktın?

Senden anne mi olur, evladımıza bakamıyorsun..!

Sen misin beni evimden uzaklaştıran?...

Gibi suçlamaların muhatabı olan kadınların öldürülmesi tavan yaptı.

Devamı:https://www.haber7.com/yazarlar/ferman-karacam/3659973-egitim-ogretim-yilimiz-ve-hala-bitmeyen-kadin-cinayetleri

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.