22 Nisan 2026
  • İstanbul9°C
  • Ankara18°C
  • İzmir20°C
  • Konya20°C
  • Sakarya9°C
  • Şanlıurfa21°C
  • Trabzon14°C
  • Gaziantep19°C

GENÇ YAZARLAR EĞİTİMLERİNİ ŞEREF BAŞKANI ARICAN İLE TAMAMLADI

Ankara Valisi Vasip Şahin’in himayelerinde devam eden Bilge Yazarlar Projesi; "Üniversite-kamu-sivil toplum" dayanışmasının Türkiye'deki en başarılı ve uzun soluklu örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.”

Genç Yazarlar eğitimlerini Şeref Başkanı Arıcan ile tamamladı

22 Nisan 2026 Çarşamba 12:31

Ankara Valiliği koordinasyonunda; Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve Türkiye Yazarlar Birliği iş birliğiyle yürütülen, genç yetenekleri edebiyat dünyasına kazandırmayı hedefleyen Bilge Yazarlar Projesi 5. Yılını da başarı ile tamamladı.

18 Nisan 2026 tarihinde, proje kapsamında TYB’de eğitim gören Fidan Grubu öğrencileri, anlamlı bir final dersine imza attı. Genç kalemler, eğitimin son dersinde TYB Şeref Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan’ı dinleme fırsatı buldular.

TYB Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen ders, samimi bir atmosferde ve yüksek bir katılımla yapıldı. Yıl boyunca farklı türlerde kalem oynatan ve yazarlık disiplini kazanan "Fidan" grubu öğrencilerine hitap eden Prof. Dr. Arıcan, gençlerin heyecanına ortak oldu.

Arıcan: Yazan ve Yazar arasında önemli fark vardır

Konuşmasında dilin, medeniyetin ve yerli düşüncenin önemine vurgu yapan Arıcan, genç yazarlara şu önemli mesajları verdi:

“Yazar olmanın üç önemli şartı vardır: Bunlardan birincisi, Özgün olmak. Özgün olacağız, kendimiz olacağız, Sokrates “kendini bil” der. Yunus Emre, “ilim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, Sen kendini bilmezsin, Ya nice okumaktır?” der. Eğer yazar ne istediğini bilerek yazıyorsa ve kendisi olarak yazıyorsa özgündür. “Yazan ve Yazar” arasında önemli fark vardır. Yazan kopyalayabilir ama yazar kopyalamaz. İyi bir yazar olmanın, kendini bilen yazar olmanın yolu “okumak”tır.

Okuduğunuzu kritik edebilmeli, eleştirebilmelisiniz. Bunu yapabilirseniz siz iyi bir okursunuz ve aynı zamanda iyi bir şekilde okuduğunuzu yazabilirsiniz. Yazarlık gibi Okurluk kursları da düzenlenmeli. Okuduğunuz önemli yazarlara dair bir yazma biçimi ve değerlendirme yapabilmeli, tahlil etmeli, kritik etmelisiniz. Okuduklarımızı rasyonel değerlendirmeye ve karşılaştırmaya tabii tutabilmeliyiz. Tahlil edebilmek, karşılaştırmak çok önemli özgünlüğümüzü biz böyle kurarız.”

Konuşmasında özgün metin yazmanın önemine de değinen Arıcan, yazar olmanın tarzla olan ilgisi hakkında da şunları söyledi: “İkinci şart tarzınızın olması önemlidir. Özgünlük beraberinde tarzımızı şekillendirmiş olacak. Mesela Ahmet Mithat o güne kadar olmayan bir şeyi söyler. Sizin de bir stiliniz olacak. Bunu siz makul, rasyonel zemine oturtabiliyorsanız buna itiraz eden olsa da siz kendi tarzınızı oluşturabilirsiniz. Bu özgünlük ve stille özgür yaklaşım sergilersiniz.”

Yazar adayı gençlerin büyük bir dikkatle dinledikleri TYB Şeref Başkanı Arıcan, iyi yazar olmanın üçüncüsü şartının da “Özgür olmak” olduğunu belirtti. Arıcan, “Yani, okuduğunuz kişinin esiri olmayacaksınız. Çapraz okumalar, karşılaştırmalı okumalar yapmalısınız. Bu karşılaştırmalı okumalardan özgünlüğü ve bir tarz yakalarsınız. Okuduklarımızı aşan bir tarzı yakalarız. Kendisinde anlam oluşturan, kendisinde fikirleri kavramları tedavüle sokan yazarlar olmalıyız. Okuduğunuz sizde yeni bir karşılık ve tarza dönüşmeli. Bu üç noktayı bir Mevlana, Bir Yunus Emre, bir Akif, bir Nazım özelinde düşünmelisiniz. Bunlar aynı zamanda bir sanatkardır, sadece yazıları kağıda dökmekle kalmazlar. Özgünlük, tarz ve özgürlüğüne katkı sağlıyorsa en güzel yazarlık budur. Bu ise bir süreçtir.” diye konuştu.

Arıcan: Fikirlerinin olgunlaşmasında usta-çırak ilişkisinin yeri doldurulamaz

Konuşmasında, yazarlığın sadece kağıt ve kalemle sınırlı bir eylem olmadığını vurgulayan Arıcan, bu sanatın sosyal ve kültürel bir zemin üzerinde yükseldiğine dikkat çekti.

Konuşmasında yazarlığın gelenekteki "mahfil" kültüründen beslendiğini hatırlatan Prof. Dr. Arıcan, genç yazarlara şu tavsiyelerde bulundu: "Yazarlık biraz da mahfil işidir. Bir yazarın yetişmesinde, fikirlerinin olgunlaşmasında ortak mekanların, edebi sohbetlerin ve usta-çırak ilişkisinin yeri doldurulamaz. Türkiye Yazarlar Birliği, artık sizin her zaman gelip faaliyetlere katılacağınız, fikir alışverişinde bulunacağınız kalıcı bir mekan, bir yuva olacaktır."

**

Fidan Grubu, kelimelerin izinde sürdürdüğü yolculuğun en anlamlı duraklarından birini daha geride bıraktı.

2025-2026 döneminde “Fidan Grubu”na yazarlık dersi veren yazar ve şairler: “Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Prof. Dr. Mustafa Kurt, Prof. Dr. Mustafa Orçan, Prof. Dr. Muhammet Enes Kala, Ali Necip Erdoğan, Banu Sancak, Berat Kuzucu,  Dr. Bilal Güzel, Dursun Kuveloğlu, Ekrem Özdemir, Faruk Uysal, Hacı Mahmut Erdemir, Halit Yıldırım, Hatice Bildirici, Mehmet Kurtoğlu, Mehmet Nezir Gül, Mustafa Sarı, Nisan Kumru, Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu, Sadık Yalsızuçanlar, Sema Bayar, Dr. Sezaver Çapcı Sipahi, Şule Taşkıran Kala ve Yadigar Gökalp İlhan.”

Mahmut Erdemir

 

b08a6d79-ebe2-4bd8-b545-1a84a45ff5e6.jpegba18da74-b2c7-4bde-9839-3dafecf15c51.jpegf02df1ff-3881-4ba4-b2cf-956e60510753.jpeg0019c08e-c120-4d4a-a190-a8049d78713f.jpeg

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.