- Hakkımızda
- TYB Ödülleri
- Genç Yazarlar Kurultayı
- Kitaplık
- Ahlâk Şûrası
- Yazar Okulu
- Mehmet Âkif Ersoy
- Türkçe Şûrası
- Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi
- Yayınlar
- Söyleşi
- Şube Haberleri
- Salgın Edebiyatı
- Şiir Şölenleri
- Haberler
- Kültür Kervanı
- Mesnevi Okumaları
- Kültür & Sanat Haberleri
- Kırklar Meclisi
- Duyurular
- Biyografiler
19 Nisan 2026- İstanbul16°C▼
- Ankara12°C
- İzmir20°C
- Konya9°C
- Sakarya16°C
- Şanlıurfa18°C
- Trabzon11°C
- Gaziantep15°C
GÖKHAN ÖZCAN: GÖZLERLE ZİHİNLER ARASINDAKİ UÇURUM

05 Ocak 2026 Pazartesi 11:05
Herhangi birimize “Bugün ne yaptın?” diye sorulsa, cevap yüksek ihtimalle o gün içinde yapılan işlerin sıralanmasından ibaret olacaktır. İşyerinde üç beş evrak düzenledim, faturaları ödedim, çeşmenin eskiyen contasını değiştirdim, marketten alışveriş yaptım, camları sildim, pilavın yanına kuru fasulye pişirdim, raporlarımı yazdım, kimya notlarına çalıştım, köpeğimi gezdirdim ve bunun gibi başka rutin işler… Bu işlerin getirdiği yorgunluk ve bıkkınlığı saymazsak içinde duyguların, tefekkür, tasavvur ve tahayyülün olmadığı bir dünya…
Sadece bedenen yaşayan bir canlıymış gibi görüyoruz çoğumuz kendimizi. Günlerin içini sadece işle güçle, yapılması ve yetişilmesi gereken işler üzerinden algılıyor ve tarif ediyoruz. Mesela bu soruya filanca konuyu düşündüm, kahvemi içerken hayallere daldım, ayırdına varmadan geçtiğim ne çok şey olduğunu farkettim, uzun uzun ufku seyrettim gibi cevaplar veren neredeyse yok denecek kadar azdır. Neden? Çünkü bunları yapan yok denecek kadar az artık!
İnsanın iç dünyasının dış dünyasından çok daha büyük, hatta sonsuz olduğunu söylemeye gerek var mı? Peki o sonsuz dünyaya dönük bir bakışımız var mı? Yok ne yazık ki! İşler, güçler, rutinler, bizi tamamen pasifize ederek sadece bir izleyiciye, bir kullanıcıya dönüştüren, bir illüzyonun kapılmışı kılan tüketici aktivitelerden ibaret sanki hayatımız. Bu yüzden hiçbir esaslı meseleye odaklanamıyor, hayatımızı gerçekten bizim kılan, sadece bizim kılan başkalıkları göremeden, kendi hayatımızın nice eşsiz hikayeler gizleyen kıvrımlarının ayırdına varamadan yaşayıp gidiyoruz.
Johann Hari’nin ‘Çalınan Dikkat’ ismini verdiği kitabında bugün hemen hepimizin yanlış bir yerde yaşadığımıza işaret ediyor: “Odaklanma becerimizi artırmak için yapmamız gerekenleri öğrendikçe belirgin bir paradoks içinde yaşadığımızı fark ettim. Yapmamız gerekenlerin birçoğu o kadar bariz ve alelade şeyler ki: yavaşlamak, aynı anda tek bir iş yapmak, daha fazla uyumak. Bunların doğru olduğunu bir düzeyde hepimiz biliyoruz, ama tam tersi yönde hareket ediyoruz: daha çok hız, daha çok o işten bu işe geçmeler, daha az uyku. Ne yapılması gerektiğine dair bilgimiz ile ne yapabileceğimize dair hissettiklerimiz arasındaki uçurumda yaşıyoruz.”
Yazının devamı için:https://www.yenisafak.com/yazarlar/gokhan-ozcan/gozlerle-zihinler-arasindaki-ucurum-4785228
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.