22 Ekim 2026
  • İstanbul24°C▼
  • Ankara21°C
  • İzmir27°C
  • Konya20°C
  • Sakarya26°C
  • Şanlıurfa28°C
  • Trabzon19°C
  • Gaziantep24°C

İSRAFİL KURALAY: İLİM YOLCULARI

İsrafil Kuralay: İlim Yolcuları

22 Ekim 2026 Perşembe 15:27

Günün her anı yoğun bir bilgi bombardımanına maruz kalıyoruz. Dünyanın her yerinden gelen bilgilerin ne kadarı bizi ilgilendiriyor? Gelen bilgilerin ne kadarına ihtiyacımız var? Büyük bir bilgi kirliliği ile karşı karşıyayız, üstümüze vazife olmayan malumatları toplayıp onlarla yarım yamalak ahkâm kesmeye kalkışmanın bedelini ödüyoruz. Çünkü artık herkes allame ve herkes her şeyi biliyor. Aslında bir şey bildiği yok, çok malumata maruz kalmak bilgili olma yanılgısı oluşturuyor. Bu defa her konuda ve her yerde şımarıklığın, haddi aşmanın hesabı yok. Oysa gerçek ilim sahibi olmak büyük bir çabayı, yoğun bir mücadeleyi gerektirir. Gerçek ilim adamlarının hikâyeleri adeta ibret vesikalarıdır.

Klasik yöntemde siz bilgiye ihtiyaç duyarsanız ona ulaşmak için kaynaklara ulaşmaya çalışırsınız. Kaynağa ulaşmanın maddi ve manevi bedeli vardır. Bir zamanlar bir kütüphanede ya da bir ilim adamındaki belge ve bilgiyi elde etmek için günlerce, aylarca yolculuk yapılırdı. Bu oldukça meşakkatli bir işti. Tarih ilim yolcularının ibretlik hikâyeleri ile doludur.

Türkler Anadolu’yu yurt edinince Türkistan’dan ilim adamları buraya gelerek ülkenin ilim ve teknolojide ilerlemesine katkı vermişlerdir. Selçuklu ve Osmanlı döneminde ilim adamlarının geliş ve gidişleri artmıştır. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettikten sonra çok sayıda ilim adamını şehre davet etmiştir. Bunlardan en ünlü ve önemlilerden birisi de Ali Kuşçu’dur.

Semerkand’da doğan Ali Kuşçu, bilge hükümdar Uluğ Bey’in talebesidir. Astronomi, fizik, matematik konusunda önemli bir ilim adamı olan Ali Kuşçu, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’a danışman olur. Uzun Hasan Kuşçu’yu Fatih Sultan Mehmet’e elçi olarak gönderir. Fatih, Ali Kuşçu’nun ilimdeki müktesebatını fark edince İstanbul’a davet eder. Ali Kuşçu Tebriz’e döner daha sonra davete icabet eder ve çok sayıda ilim adamıyla İstanbul’a gelerek ilmi çalışmalarını burada sürdürür. Daha sonra çok sayıda ilim yolcusunun son durağı İstanbul olmuştur.

Mesafelerin uzun ve zor olması ilim adamlarını yıldırmamıştır. Çünkü onlar ilmi aşk ile yapıyorlardı. Yakın dönem ilim adamlarımız için de bu durum söz konusudur. Örneğin Prof. Dr. Fuat Sezgin hoca, İslam Bilimleri üzerine yaptığı çalışmalarla çığır açmış bir âlimdi. Kendisine “kaç saat çalışıyorsunuz” sorusu sorulduğunda, uzun yıllar günde 17 saat çalıştığını ifade etmiştir. Sezgin, hocasının 24 saat çalıştığını söylemiştir. Nobel ödülü almış âlim Aziz Sancar ise 40 yaşına kadar günde 18 saat çalıştığını belirtmiştir. Bu ilim adamları ilim uğruna uzak diyarlara gitmişlerdir.

https://www.dirilispostasi.com/ilim-yolculari

 

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.