20 Ağustos 2026
  • İstanbul31°C
  • Ankara32°C
  • İzmir41°C
  • Konya31°C
  • Sakarya30°C
  • Şanlıurfa38°C
  • Trabzon28°C
  • Gaziantep35°C

MAHMUT BIYIKLI: TÜRKÇEMİZİN MÜDAFİİ MUHSİN METE’YE VEDA

Mahmut Bıyıklı: Türkçemizin müdafii Muhsin Mete’ye veda

19 Ağustos 2026 Çarşamba 11:34

Son yıllarda Türkçemize gönülden sahip çıkan pek çok münevverimizi kaybettik. Her birinin vedasıyla Türkçemiz, kendisini incelikle işleyen ve koruyan bir sesini daha yitirdi; biraz daha sahipsiz, biraz daha yetim kaldı.

Öte yandan Batı dillerinin istilası artarak sürüyor; sokaklarımızı ve caddelerimizi kuşatan yabancı tabelalar, bu istilanın ulaştığı boyutu bütün açıklığıyla gözler önüne seriyor.

Nurettin Topçu’nun, “Her sahada tatminsiz taklitçilikteyiz, ürpertici bir yıkılış ânında yaşıyoruz.” sözü, bugün içinde bulunduğumuz dil ve kültür iklimini ne kadar da isabetle anlatıyor.

Dilimizde yaşanan savrulmalara karşı kalemini siper eden kültür adamlarının her bir vedası, geride doldurulması güç bir boşluk bırakıyor. İşte bu müstesna isimlerden biri daha dün göçünü topladı.

Kültür ve medeniyetimizin sevdalısı, Türkçenin müdafii, güzel insan Muhsin Mete aramızdan ayrıldı.

DİL ŞUURU

Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi’ne 10 binin üzerinde kitap ve dergiden oluşan koleksiyonunu bağışlayan Mete, TYB ve TRT gibi önemli kurumlarda da uzun yıllar kültür ve yayın hayatına hizmet etti.

Entelektüel bir iletişimci olarak Ekranın Büyüsüne Kapılmadan adlı esere imza attı.

Lise yıllarından arkadaşı D. Mehmet Doğan ile SBF Basın ve Yayın Yüksekokulu’nu birlikte okudu; TRT’de birlikte görev yaparak çeşitli programlar hazırladılar.

İlk programlarının adı “Güzel Dil Türkçe Bize” oldu. Ziya Gökalp’in aynı adlı şiirinden ilhamla belirlenen bu program kapsamında Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu ile Türkçenin meseleleri üzerine bir söyleşi gerçekleştirdiler.

Bu tecrübe, Mete’nin Türkçe hassasiyetini daha da derinleştirdi ve zamanla güçlü bir dil şuuruna dönüştürdü.

MOLLA KASIM

Muhsin Mete, dilimizi en güzel şekilde kullanan, üslup sahibi bir yazardı. Kültür ve edebiyat dünyasındaki çölleşmeden rahatsızdı.

Meselesi olan iyi bir yazar, aynı zamanda sağlam bir okurdu. Yazmayı bir ahlak meselesi olarak görür; cümle kuramayanların cümlelerine, imla ve noktalama bilmeden kalem oynatanların yazılarına karşı tahammülsüz davranırdı.

Özensiz ve sorumsuz yazarak dile kıyanlara, “Sizi sigaya çeken bir Molla Kasım gelir.” hatırlatmasında bulunurdu.

Bu tavrı aydın sorumluluğunun bir gereği sayar, yakın dostu olarak bildiği isimleri bile tereddüt etmeden tenkit ederdi.

Eleştirmenliğin toplumumuzda çoğu zaman düşman kazanma sanatı olarak görüldüğü bir ortamda, en zor alanı tercih etti.

Karadenizliliği ile engin birikimi birleşince kimsenin gözünün yaşına bakmadı. Dildeki yozlaşmaya kayıtsız kalmaması, bende kendisine karşı derin bir saygı uyandırdı.

Devamı: https://www.haber7.com/yazarlar/mahmut-biyikli/3652425-turkcemizin-mudafii-muhsin-meteye-veda

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.