- Hakkımızda
- TYB Ödülleri
- Genç Yazarlar Kurultayı
- Kitaplık
- Ahlâk Şûrası
- Yazar Okulu
- Mehmet Âkif Ersoy
- Türkçe Şûrası
- Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi
- Yayınlar
- Söyleşi
- Şube Haberleri
- Salgın Edebiyatı
- Şiir Şölenleri
- Haberler
- Kültür Kervanı
- Mesnevi Okumaları
- Kültür & Sanat Haberleri
- Kırklar Meclisi
- Duyurular
- Biyografiler
04 Mayıs 2026- İstanbul14°C▼
- Ankara7°C
- İzmir17°C
- Konya10°C
- Sakarya10°C
- Şanlıurfa14°C
- Trabzon14°C
- Gaziantep10°C
MUSTAFA ÖZCAN: PEYGAMBERLERİN YOLUNA DÖNÜŞ

04 Mayıs 2026 Pazartesi 11:36
Meşhur tarihçi-sosyolog İbni Haldun, Mukaddime adlı eserinde siyasi olarak Arapların ancak peygamberlik siyasetiyle ıslah olabileceklerini söyler. Serkeş tabiatlı olmaları nedeniyle sözden, sazdan anlamayan bir yapıya sahip olduklarını söyler. Kalplerini tezkiye ile yumuşatacak (feyüzekkihim) bir yönteme ihtiyaç vardır. Bu da peygamberlik anlayışı ve yöntemidir. Araplar yerleştikleri ve kalktıkları yerlerde kargaşa üretirler. İtaat ve inkiyat altına girmezler. Onları ancak peygamber siyaseti ya da veli siyaseti kayıt altına alabilir. Bu arada toprağı bol olsun Yahudi asıllı tarihçi Bernard Lewis Arapların ancak alın çatlarına indirilecek koca bir sopa ile yola geleceklerini söyler. Sopadan anlayacaklarını iddia eder. Bu doğru ise bu Yahudiler için daha fazla geçerlidir. Halbuki sadece dini karakterli bir liderlik ve öğreti onları yola getirebilir. İbni Haldun'un görüşü bu yöndedir. Bu da bir hadis-i şerifi doğrulamaktadır. Otoriter ve totaliter yani müstebit rejimleri karşı ancak peygamberlik yönteminin fayda vereceği ifade edilmiştir. El Hakim'in Müstedrek ve diğer bazı hadis kaynaklarında yer alan hadise göre iki devre peygamberlik yöntemi üzerine hilafetin geçerli/mer'i olacaktır. Bu Ömer bin Abdulaziz dönemi gibi ideal dönemleri akla getirmektedir. İdarede peygamberlik tarzı esas olduğu gibi sosyal ve psikolojik hastalıklardan kurtulmak da nübüvvet eczanesinden devşirilecek ve elde edilecek ilaçlara ve tedavi yöntemlerine bağlıdır. Hasan Turabi gibi bazıları reddetseler de nübüvvet nurundan süzülmüş, derlenmiş tıbbı nebevi diye bilinen tedavi yöntemi vardır. Gazali'ye göre eşyanın havassını ve özelliklerini doktorlar ve tabipler peygamberlerden öğrenmişlerdir. Gazali beşerin müdahalesine kapalı yani tevkifi olan ibadetlerin de şifa kaynağı olduğunu ve bunların peygamberler tarafından bildirildiğini ve uygulandığını haber vermektedir (El Munkizu Mine'd Dalal, Ebu Hamid el Gazali, s:96, Daru'n Nefais). İbadetler bir ölçü içinde ve muayyen vakitlere bağlı olarak yapılmakta bu da çeşitli hastalıklar için reçete hükmüne geçmektedir. Nitekim İskoç asıllı yazar George Bernard Shaw "Gelecekte doktorların hastalarına yazacakları reçete, Müslümanların kıldığı namaz ve tuttuğu oruç olacaktır!" demiştir. Hiçbir ibadet sağlığa aykırı değildir. Oruç,abdest ve namaz gibi ibadetlerin hikmetleri konusuna Said Havva El İslam kitabında temas etmiştir. İbadetlerin hikmeti noktasında şifa özellikleri sayılabilir. Lakin hikmeti bu olsa da illeti ihlas ile Allah'a kulluk etmektir. Eşyanın havassını Hazreti Adem'den beri peygamberler akılla değil nübüvvet nuruyla temaşa etmişlerdir. Tıbbi ilaçlar nasıl ki karışımlardan ma'muldür, ruhi gıda ve ilaçlar da ibadetlerin çeşitliliğinden kaynaklanır. Kalp hastalıklarının ilacı da ibadetlerin farklı ölçülerinde saklıdır.
Yazının devamı için:https://www.fikriyat.com/yazarlar/mustafa-ozcan/2026/05/04/peygamberlerin-yoluna-donus
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.